Metafizik Bilgiler |
| |
Bu sitede uzaydan dünyaya, hayvanlardan, vücudumuza kadar farklı konularda bilimsel makaleler okuyabilir, filmler izleyebilirsiniz. |
| |
|
| |
| |
|
Darwinist Yalanlar |
| |
Charles Darwin'in evrim teorisi, bugün dünyanın dört bir yanında yoğun bir propaganda ile savunulmaktadır. Okullarda, bilimsel kaynaklarda ve medyada, teori ispatlanmış bir gerçek gibi sunulmakta, pek çok insan da bu nedenle hiç sorgulamadan evrim teorisini doğru kabul etmektedir.
Oysa her geçen gün gelişen, paleontoloji, genetik ve biyokimya gibi bilim dalları, gerçekte evrim teorisini yalanlamaktadır. Evrimi ispatlamak için 140 yılı aşkın bir süredir aralıksız sürdürülen çalışmalar, teoriyi geçersiz kılmaktan başka bir sonuca varamamıştır.
Bu gerçeğe rağmen, evrim teorisinin bu denli yaygın bir biçimde savunulması ve insanlara empoze edilmesinin tek nedeni ise, teorinin materyalist felsefe ile olan ilişkisidir. Sadece maddenin varlığını kabul eden materyalist felsefe, yegane sözde bilimsel dayanağını evrim teorisinde bulmaktadır. Bu teoriyi benimsetmek için global düzeyde uygulanan propagandanın ardındaki asıl neden de budur.
Bu site, evrim teorisinin bilimsel çöküşünü ayrıntılı, ancak kolay anlaşılır bir şekilde ortaya koymaktadır. Dahası teoriyi savunan bazı "bilim adamları"nın sahip oldukları önyargıları ve hiç çekinmeden başvurdukları çarpıtmaları gözler önüne sermektedir.
Bu dünya üzerindeki canlılığın ve insan neslinin gerçekten nasıl var olduğunu öğrenmek isteyenler, bu kitabı mutlaka okumalıdır. |
| |
|
| |
| |
|
Derin Düşünmek |
| |
Dünyaya gelmeden önce yok olduğunuzu ve yokken bir anda var olduğunuzu hiç düşündünüz mü?
Salonunuzda her gün gördüğünüz çiçeğin kapkara, çamurlu bir topraktan, nasıl olup da mis gibi bir kokuyla ve rengarenk çıktığını hiç düşündünüz mü?
Muzun, karpuzun, kavunun, portakalın kabuklarının kaliteli birer ambalaj görevi gördüğünü, bu meyvelerin tadlarının ve kokularının korunması için özellikle bu ambalajların içine paketlendiklerini hiç düşündünüz mü?
Hayatınızın büyük bir hızla akıp gittiğini, bir gün güçten düşerek yaşlanacağınızı, güzelliğinizi, sağlığınızı, gücünüzü yavaş yavaş kaybedeceğinizi hiç düşündünüz mü?
Bir gün, hiç beklemediğiniz bir anda Allah'ın görevlendirdiği ölüm meleklerini karşınızda görerek bu dünyadan ayrılacağınızı hiç düşündünüz mü?
Peki insanların kısa sürede terk edecekleri bir dünyaya neden bu kadar çok bağlandıklarını ve asıl yapmaları gerekenin ahiret için çaba göstermek olduğunu hiç düşündünüz mü?
İnsan Allah'ın düşünme yeteneği ile yarattığı bir varlıktır. Ne var ki, insanların çoğunluğu bu çok önemli yeteneği gereği gibi kullanmaz. Hatta hemen hemen hiç düşünmeyen insanlar bile vardır. Bu sitenin amacı insanları "gereği gibi düşünme"ye davet etmek ve "gereği gibi düşünme"nin yollarını göstermektir. |
| |
|
| |
| |
|
Karınca Mucizesi |
| |
Bu sitede size, çok yakından tanıdığınız, her zaman her yerde rastladığınız fakat fazla dikkatinizi çekmeyen, çok becerikli, çok sosyal, çok akıllı bir varlığı, "karınca"yı anlatacağız. Yaşantımız içinde hiçbir zaman önem ifade etmeyen bu milimetrik varlıkların, mucizelerle dolu hayatlarını inceleyeceğiz. |
| |
|
| |
| |
|
Darwinistler Özür Dileyin |
| |
DARWINİST DÜNYA DİKTATÖRLÜĞÜ;
*150 yıldır bilim dünyasına sayısız sahtekarlık sundukları için,
* Darwinizmi resmi ideoloji olarak kabul ettirmek için dayatma şeklinde zorladıkları için,
* Darwinizmi resmi koruma ile ayakta tutmaya çalıştıkları için,
* Yaratılışı savunan bilim adamlarının üzerinde baskı kurdukları ve onları görevden aldıkları için,
* Dünyanın her yerinde Yaratılışı savunanların üzerine basın ve diğer unsurlarla gitmek suretiyle antidemokratik şekilde baskı uyguladıkları için,
BÜTÜN DÜNYADAN ÖZÜR DİLEMELİDİRLER... |
| |
|
| |
| |
|
Hepimiz Kardeşiz |
| |
Dünyanın barışa, dostluğa ve kardeşliğe belki de en çok ihtiyaç duyduğu dönemlerden birini yaşamaktayız. Dayanışmanın ve yardımlaşmanın güçlenmesine duyulan acil ihtiyaca rağmen, bazı çevrelerin farklı inançtan, düşünceden, mezhepten olanlar arasında halen çatışmayı körüklüyor olmaları, üzerinde durulması gereken önemli bir konudur. Bu kişilerin talep ettiği gibi bir çatışmayı ortadan kaldırmanın en önemli yolu, Allah'ın bize emrettiği gibi herkese karşı sevgiyle, merhametle yaklaşmak, affedici ve hoşgörülü olmak, ortak değerler üzerinde ittifak etmek, birlik olmaktır. |
| |
|
| |
| |
|
Allah Sevgisi |
| |
Sevgi, Allah’ın insanlara verdiği en büyük nimetlerden biridir. Her insan hayatı boyunca çok sevdiği, güvendiği, yakın hissettiği kişilerle birlikte olmak ister. Allah’ın verdiği nimetlerin birçoğu, asıl değerini, gerçek sevgilerin ve dostlukların yaşandığı ortamlarda bulur. Örneğin, gördüğü güzel bir manzaradan zevk alan bir insan, duyduğu heyecanı sevdiği biriyle paylaşmak ister. Aynı şekilde en muhteşem ziyafet sofrası ya da en güzel, en şatafatlı ev bile, tek başınayken bir insana çok fazla çekici gelmeyebilir. Çünkü Allah insan fıtratını, sevmekten ve sevilmekten zevk alacak, dostluktan ve yakınlıktan hoşlanacak şekilde yaratmıştır. Kuran ahlakını yaşayan insanlarla birarada olmak, onlarla dostluğu ve sevgiyi yaşamak ise, iman eden bir insana birçok nimetten çok daha fazla zevk verir. |
| |
|
| |
| |
|
Hazreti İsa |
| |
Hz. İsa’nın Allah Katına alınışına ve tekrar dünyaya gönderileceğine dair Kuran'da ve Peygamber Efendimiz (sav)'in hadislerinde önemli işaretler vardır. Bu mübarek peygamberin nuzülü, tüm dünyayı etkileyecek, mucizevi bir olaydır. Bu olağanüstü özelliklere sahip, mucizatlı peygamber yeniden dünyaya geldiğinde, Müslümanları ve Hıristiyanları gerçek din ahlakında birleştirecek ve din ahlakını tüm dünyaya hakim edecektir. Din ahlakının yayılmasıyla, yeryüzünde barış ve güvenlik hakim olacak, insanlar özlemini duydukları bir dünyaya kavuşacaklardır. Bu nedenle samimi olarak iman eden tüm insanların, bu kutlu olaya hazırlanmak için bir an önce harekete geçmeleri ve birlik içinde bu mübarek insanı en güzel şekilde karşılamak için tüm imkanlarını seferber etmeleri gerekir.
Bu sitede Hz. İsa’nın doğumu, hayatı ve Allah Katına alınmasının mucizevi şekillerde gerçekleşmesi, Allah'ın üstün ilimlerle desteklediği bu değerli kulunun güzel ahlak özellikleri, dünyada kaldığı süre içerisinde çevresindeki insanlara büyük mucizeler göstermesi anlatılmakta, ikinci kez dünyaya gelişine dair Kuran’dan ve hadislerden deliller, İncil ve Tevrat’ta Hz. İsa’nın yeryüzüne dönüşüyle ilgili bilgiler ve Bediüzzaman Said Nursi’nin Hz. İsa’nın gelişiyle ilgili söyledikleri yer almaktadır. |
| |
|
| |
| |
|
Hazreti Mehdi |
| |
Peygamber Efendimiz (sav)’in hadislerinde ve sahabelerin çeşitli rivayetlerinde müjdelenen Hz. Mehdi ahir zamanda gelip, tüm dünyayı içinde bulunduğu adaletsizliklerden ve ahlaki çöküşten kurtaracak, İslam ahlakının tam dünyaya hakim olmasına vesile olacak, dünyanın her yerinde huzur ve barışı temin edecek kişidir.
Bu sitede Hz. Mehdi’nin çeşitli özellikleri, hangi dönemde çıkacağıyla ilgili Peygamberimiz (sav)’in ve İslam alimlerinin açıklamaları, Hz. Mehdi’nin çıkış alametleri, Bediüzzaman Said Nursi’nin Risale-i Nur’da Hz. Mehdi hakkındaki açıklamaları, Hz. Mehdi’nin fiziksel özellikleri ve son çıkış alameti, ayrıca Hz. Mehdi’nin zuhurundan önceki ekonomik kriz ile ilgili çok önemli bilgileri okuyabilirsiniz. |
| |
|
| |
| |
|
Yaşanan Ahir Zaman |
| |
İçinde bulunduğumuz asır, Peygamber Efendimiz (sav)'in hadislerinde ve İslam alimlerinin eserlerinde haber verilen ahir zaman alametlerinin gerçekleştiği müjdeli bir dönemdir. Bu alametlerin birbiri ardınca gerçekleşmesi ile tüm İslam alemi çok kutlu bir bekleyiş içine girmiştir: Hz. İsa'nın yeryüzüne ikinci kez gelişi, Hz. Mehdi'nin ortaya çıkışı ve İslam ahlakının tüm dünya üzerinde hakim olması.
Ahir zaman, kıyametten önceki son dönem anlamına gelen bir kavramdır. Ahir zamanın özellikleri ve alametleri Peygamber Efendimiz (sav)'in hadislerinde detaylı olarak tarif edilmiştir. Ahir zamanla ilgili bilgiler, en güvenilir ve temel İslami kaynakların da ana konularından birini oluşturur. Bu kaynaklara dayanarak ahir zamanın ana özelliklerini bu siteden okuyabilirsiniz. |
| |
|
| |
| |
|
Darwinizmin Yıkılışının 200. Yıldönümü |
| |
Darwinizm'in yıkılışının 200. yıldönümü, 12 Şubat 2009 tarihinde çeşitli etkinliklerle kutlanacaktır. Darwinizm'in bu yıkılış kutlaması çerçevesinde Darwinizm'in dünya çapındaki yenilgisinin konu edildiği çeşitli konferanslar düzenlenecek, Darwinist aldatmacanın anlatıldığı kitap dağıtımları gerçekleştirilecek, Darwinizm safsatasının gerçek yüzünü gösteren video gösterilerine yer verilecek ve diğer etkinlikler düzenlenecektir. İlgilenen herkesin, Darwinizm'in yıkılışı konusuyla ilgili fikirlerini ve düşüncelerini yazılı olarak sitemize göndermelerini rica ediyoruz. Gelen yazılar incelendikten sonra sitemizde yayınlanacaktır.
Şimdiden teşekkür ederiz. |
| |
|
| |
| |
|
Darwinist Diktatörlük |
| |
Darwinist Dünya Diktatörlüğü;
-150 yıldır bilim dünyasına sayısız sahtekarlık sundukları için,
-Darwinizm’i resmi ideoloji olarak kabul ettirmek için dayatma şeklinde zorladıkları için,
-Darwinizm’i resmi koruma ile ayakta tutmaya çalıştıkları için,
-Yaratılışı savunan bilim adamlarının üzerinde baskı kurdukları ve onları görevden aldıkları için,
-Dünyanın her yerinde Yaratılışı savunanların üzerine basın ve diğer unsurlarla gitmek suretiyle antidemokratik şekilde baskı uyguladıkları için,
BÜTÜN DÜNYADAN ÖZÜR DİLEMELİDİRLER... |
| |
|
| |
| |
|
Dünya Amberleri |
| |
Evrim teorisinin geçersizliğini ispatlayan bulguların başında fosil kayıtları gelmektedir. Fosil kayıtlarında canlıların on milyonlarca yıl değişmeden yapılarını korudukları görülür. Bu sitede göreceğiniz milyonlarca yıllık binlerce amber örneği günümüzde yaşayan çeşitli böcek türlerine aittir. Mükemmel yapılarıyla korunmuş olan amber içindeki bu böcekler günümüzdeki canlılarıyla tamamen aynı görünüme ve yapıya sahiptirler ve dolayısıyla HER BİRİ EVRİM TEORİSİNİ REDDETMEKTEDİR. |
| |
|
| |
| |
|
Böcek Fosilleri |
| |
Evrim teorisinin iddialarını yerle bir eden belki de en büyük gerçek, fosil kayıtlarıdır. Çünkü fosil kayıtları, dünya üzerindeki canlı türlerinin en küçük bir değişim dahi geçirmediklerini ve birbirlerine dönüşmediklerini bize gösteren somut kanıtlardır. Fosil kayıtlarına baktığımızda, canlıların bugün nasıllarsa yüz milyonlarca yıl önce de aynı olduklarını, yani hiçbir evrim geçirmediklerini görürüz. En eski çağlarda bile canlılar bugünkü benzerleriyle aynı mükemmel ve üstün özelliklere sahip olarak, kompleks yapılarıyla bir anda yeryüzünde belirmişlerdir. |
| |
|
| |
| |
|
Hürriyet Gazetesine Cevap |
| |
Demokrasi hakaret özgürlüğü değildir. Demokrasi bize, hakarete sabır değil hakaretten kaçınmayı öğretir. Biz hakaret özgürlüğü olan bir toplum istemiyoruz. Birbirine saygılı, birbirinin hakkını gözeten bir toplum modelini özlüyoruz. Kimse hakaretin özgür olduğu bir toplumu özlemesin ve hedeflemesin. Sevginin, saygının nezaketin çok olduğu bir toplum modelini özlesin ve hedeflesin. |
| |
|
| |
| |
|
Tevrat'tan Hikmetler ve Güzel Öğütler |
| |
Tevrat, Allah'ın Hz. Musa'ya vahyettiği mübarek bir kitaptır. Ancak Tevrat, sonradan tahrif edilmiş ve içine insan sözleri katılarak, hak kitap olma özelliğini kaybetmiştir. Bu nedenle bugün elimizdeki Tevrat, "muharref (tahrif edilmiş) Tevrat’tır.
Günümüzdeki Tevrat, Kuran ayetleri ve Peygamber Efendimiz (sav)'in hadisleri ile birlikte incelendiğinde, içinde hak dine ait pek çok konunun korunduğu, birçok güzel ve hikmetli açıklamalar içerdiği görülür. Allah'ın birliği, Allah korkusu, Allah sevgisi, Allah'a itaat ve teslimiyet, şükür ve dua, iman coşkusu ve sevinci, yeniden diriliş, Kıyamet Günü gibi inanç esaslarının, Muharref Tevrat'ın içinde, dağınık da olsa yer aldığı görülmektedir.
Ayrıca günümüzdeki Tevrat'ta adalet, şefkat, merhamet, alçakgönüllülük gibi ahlaki değerlerle birlikte; hırsızlık yapmamak, zinadan sakınmak, hile yapmamak, faizle para kullanmamak, domuz eti yememek gibi hak dine ait pek çok hükümle de karşılaşılmaktadır.
Tevrat'ın bozulan kısımları, şeytanın müdahelesinin, etkisinin hissedildiği bölümlerdir. Bunlar temizlendiğinde, geriye şeytani müdahaleye uğramamış kısımları kalmaktadır. Bu da, Muharref Tevrat'taki değiştirilmiş, sonradan eklenmiş bu kısımlar dikkatlice ayrıldığında, gerçek Tevrat'a ulaşılacağı anlamına gelir. (En doğrusunu Allah bilir.) Bu kısımlar, okunduğunda kalbe şifa olan, ruha nur ve ferahlık veren sözlerdir. Maide Suresi'nin 44. ayetinde bildirildiği gibi "hidayet ve nur" olan kısımlardır. Okumakta olduğunuz bu kitapta yer alan Tevrat izahları da, sadece Kuran ayetlerine ve Peygamberimiz (sav)'in sünnetine uygun kısımlardır, hikmetli güzel öğütlerdir.
Elbette ki Müslümanlar, sadece Kuran'a uymakla yükümlüdür. Fakat Tevrat'tan Allah'ın sözleri olduğuna hüsnü zan ettğimiz bu kısımlar üzerinde düşünebilir; bunlardan öğüt alabilir ve hikmetinden faydalanabilirler. Allah'ın izniyle bu kitap da, Müslümanların iman derinliğine bir vesile, dindar Yahudilerden samimiyet içinde yanlış izahlara uyanlara bir uyarı ve hatırlatma olacaktır. |
| |
|
| |
| |
|
Sürüngen Fosilleri |
| |
Bir bitki ya da hayvanın eski jeolojik çağlardan bu yana yerkabuğunda korunmuş olan kalıntılarına ya da izlerine fosil denir. Yeryüzünün her tarafından derlenmiş olan fosiller, yaşamın başlangıcından bu yana yeryüzünde yaşamış canlılar hakkında bilgi veren en önemli kaynaktır.
Hava ile teması ani bir şekilde kesilen canlıların iskeletleri, bozulmadan günümüze kadar ulaşır. Fosillerin araştırılması, soyu tükenmiş hayvanlar ve bitkiler konusunda bilgilenmemizi sağlar. Bu bilgiler hangi zaman dilimlerinde hangi canlıların yaşadıkları hakkında da bilgi verir.
Bir canlının milyonlarca yıl önce yaşadığı bilinen halinin günümüzde bilim adamlarının karşısına canlı olarak çıkması, evrimcilerin ürettiği tüm masalları altüst eder. Bu durum, evrimcilerin iddialarına göre milyonlarca yıl boyunca evrim geçirmiş olması gereken canlının, her nasılsa, bu hayali evrim sürecine hiç maruz kalmadığını gösterir. Dahası, evrime göre, tamamen ilkel canlıların yaşamış olması gereken bir dönemde, son derece kompleks özellikleriyle, tam olarak gelişmiş ve tümüyle o canlıya has yapılara sahip varlıkların bulunduğunu kanıtlar. Evrimcilerin "ilkel" zannettikleri canlı, hiç de ilkel değildir. Yani "tek hücreliden dönüşüm", "ara geçiş formu" ve "ilkel canlı" iddialarının geçersizliği, aldatıcılığı anlaşılmıştır. Özetle, "aşamalı evrim süreci"nin bir hikayeden ibaret olduğu, önemli bir delil ile bir kez daha ortaya çıkmıştır. |
| |
|
| |
| |
|
Dominik Amberleri |
| |
Fosiller çok uzun zaman önce yaşamış olan canlıların günümüze ulaşan kalıntıları ya da izleridir. Yeryüzünde milyonlarca, hatta yüz milyonlarca yıl önce yaşamış canlılara ait fosiller vardır. Fosil kayıtlarına baktığımızda, canlıların bugün nasıllarsa yüz milyonlarca yıl önce de aynı olduklarını, yani hiçbir evrim geçirmediklerini görürüz. Bu durum ise şu kesin gerçeği göstermektedir: Canlılar, evrim teorisinin hayali süreçleriyle oluşmamış, Allah onları bir anda bugünkü oldukları hallerinde yaratmıştır. Fosillerin bazıları yeryüzünün katmanlarında taşlaşmış olarak karşımıza çıkar, bazıları ise amberlerin içinde günümüze kadar gelmiştir.
Bu sitede, canlılığın evrimini yalanlayan Dominik Amberleri'nin içinde günümüze ulaşmış fosillerden bazılarını yakından tanıyacak ve bu fosillerin, "Biz buradayız, tesadüfen oluşmadık, yaratıldık, yüz milyonlarda yıl önce de aynıydık" dediklerine şahit olacaksınız. |
| |
|
| |
| |
|
Kuş Fosilleri |
| |
Bir bitki ya da hayvanın eski jeolojik çağlardan bu yana yerkabuğunda korunmuş olan kalıntılarına ya da izlerine fosil denir. Yeryüzünün her tarafından derlenmiş olan fosiller, yaşamın başlangıcından bu yana yeryüzünde yaşamış canlılar hakkında bilgi veren en önemli kaynaktır.
Hava ile teması ani bir şekilde kesilen canlıların iskeletleri, bozulmadan günümüze kadar ulaşır. Fosillerin araştırılması, soyu tükenmiş hayvanlar ve bitkiler konusunda bilgilenmemizi sağlar. Bu bilgiler hangi zaman dilimlerinde hangi canlıların yaşadıkları hakkında da bilgi verir.
Bir canlının milyonlarca yıl önce yaşadığı bilinen halinin günümüzde bilim adamlarının karşısına canlı olarak çıkması, evrimcilerin ürettiği tüm masalları altüst eder. Bu durum, evrimcilerin iddialarına göre milyonlarca yıl boyunca evrim geçirmiş olması gereken canlının, her nasılsa, bu hayali evrim sürecine hiç maruz kalmadığını gösterir. Dahası, evrime göre, tamamen ilkel canlıların yaşamış olması gereken bir dönemde, son derece kompleks özellikleriyle, tam olarak gelişmiş ve tümüyle o canlıya has yapılara sahip varlıkların bulunduğunu kanıtlar. Evrimcilerin "ilkel" zannettikleri canlı, hiç de ilkel değildir. Yani "tek hücreliden dönüşüm", "ara geçiş formu" ve "ilkel canlı" iddialarının geçersizliği, aldatıcılığı anlaşılmıştır. Özetle, "aşamalı evrim süreci"nin bir hikayeden ibaret olduğu, önemli bir delil ile bir kez daha ortaya çıkmıştır. |
| |
|
| |
| |
|
Baltık Amberleri |
| |
Rusya'da, Sibirya'da elde edilen donmuş hayvan fosillerinin yanı sıra, çok sayıda amber içinde fosil elde edilmiştir. Bu fosiller, Baltık amberleri olarak adlandırılan amberlerdendir. Baltık amberleri, Batı'da Berlin'den Doğu'da Ural dağlarına kadar uzanan oldukça geniş bir coğrafyada bulunmaktadır. Baltık amberlerinin büyük çoğunluğu Eosen dönemine (55 - 33.7 milyon yıl) aittir. |
| |
|
| |
| |
|
Soykırım Vahşeti |
| |
Irkçılık, insanlığa büyük acılar ve felaketler yaşatmış bir ideolojidir. Özellikle 19. ve 20. yüzyıl, ırk adına işlenen cinayetlerle doludur. Dünya üzerindeki farklı ırkçı rejim veya örgütler, ideolojik saplantıları uğruna masum insanları aşağılamış, zulme uğratmış ve katliamdan geçirmiştir. İşin ilginç bir yönü ise, farklı milletlerin ırkçıları arasında kimi zaman gizli bazı işbirlikleri kurulmuş olmasıdır. Bu kitapta, söz konusu gizli işbirliklerinin belki de en ilginci anlatılmaktadır: Alman ırkçılığı adına dünyayı kana bulayan Nazi İmparatorluğu ile Yahudi ırkçılığı adına Ortadoğu'yu kana bulayan Siyonizm arasındaki gizli ittifak.
Bu ittifak, ilk bakışta pek çok insana şaşırtıcı ve hatta saçma gelebilir. Oysa, farklı ırkların ve inançların bir arada barış içinde yaşayabileceğine inanmayan, ırklar ve milletler arasında daimi bir çatışma olması gerektiğini savunan bu iki ideoloji, çok somut bir işbirliğine girmiştir. Siyonistler, Avrupalı Yahudileri Filistin'e gönderebilmek için, en büyük Yahudi düşmanları olan Naziler'in baskı ve zulümlerine destek vermişlerdir.
Genellikle bu konuları ele alan çalışmalar, belirli çevreler tarafından antisemit olmakla itham edilmektedir. Oysa kitapta delilleri ile ortaya koyduğumuz gibi, antisemitizm din dışı bir ideolojidir ve bir Müslümanın antisemit olması kesinlikle mümkün değildir. Dileğimiz, hem Nazizm gibi antisemit hareketlerin hem de Siyonizm gibi Yahudiler adına ırkçılık yapan ideolojilerin tarihe karışması ve her ırk ve inancın barış içinde yaşayacağı, adaletin hakim olduğu bir dünya düzeninin kurulmasıdır. |
| |
|
| |
| |
|
|