Adnan Oktar İçin Ne Dediler? |
| |
Sayın Adnan Oktar’ın 25 yılı aşkın zamandır sürdürdüğü fikri mücadelesi ilk olarak nasıl başladı? Eserleri tüm dünyaya nasıl yayıldı?
Allah’ın kendisine nasip ettiği bu büyük başarı hangi zorlukların ardından geldi? Bu mücadelesinde onu durdurmaya, yıldırmaya çalışanlar geçmişte bu amaçla hangi kanunsuzluklara başvurdular?
Son olarak yayınlamış olduğu “Yaratılış Atlası” isimli eseri tüm dünyada büyük yankılar uyandıran Adnan Oktar’ın hayatı ve mücadelesi hakkındaki önemli bilgileri bu ayki kapak yazımızda okuyucularımıza sunuyoruz. Hiçbir karşılık beklemeksizin İslam ahlakını anlatmak için göstermiş olduğu büyük gayret ve benzersiz hizmetleri için Allah kendisinden razı olsun. |
| |
|
| |
| |
|
Adnan Oktar'ın Röportajları |
| |
Sayın Adnan Oktar'ın El Cezire TV, Alman ART Televizyonu, Bağdat TV, Arnavutluk Vision Plus, Vatan TV gibi çeşitli yerel ve yabancı medya kuruluşlarına verdiği röportajların tamamını bu yeni sitede bulacaksınız. Ayrıca çeşitli tarihlerde gerçekleştirilen basın toplantılarına da bu siteden ulaşabilirsiniz.
Adnan Oktar bu röportajlarda Darwinizm’in yerlebir olmasının materyalizm, Marksizm, komünizm, faşizm ve masonluğun gücünü de kırdığını anlatarak, Müslümanların çok daha rahat hareket ettiklerini belirtiyor. Yaşanan gelişmelerle Müslümanların fikri galibiyetinin oluştuğunu, fikri bir eminlik oluştuğunu da sözlerine ekliyor. Bu röportajlarından birinde laikliğin sadece Türkiye için değil, her toplum için çok önemli sosyal bir denge unsuru olduğunu ifade eden Sayın Adnan Oktar, Türkiye’de laiklik uygulandığında her düşüncede insanın huzur içinde yaşayacağını ve toplum içinde gerilim, kargaşa, kavga olmayacağını belirtiyor. Bunların yanısıra Darwinizm’in yerlebir edilişinin Müslümanlarda büyük bir rahatlamaya yol açtığını, İslam’ın çığ gibi yayıldığını ifade eden Sayın Adnan Oktar, Yaratılış Atlası’nın dünyadaki etkisini de değiniyor.
|
| |
|
| |
| |
|
Ahiret Var |
| |
Bu insanın içine düştüğü boşluğun nedeni, tüm evrenin, canlıların ve insanların bir amacı olduğunu kavrayamamış olmasıdır. Bu amaç, tüm bu varlıkların yaratılmış olmasından kaynaklanır. Aklı olan insan, evrenin ve canlıların her noktasında büyük bir plan, düzen ve akıl olduğunu görür ve dolayısıyla bunların üstün akıl sahibi bir Yaratıcı tarafından var edildiklerini anlar. Bunlar yaratılmış olduklarına, rastgele ve bilinçsiz bir süreçle ortaya çıkmadıklarına göre, mutlaka bir amaçları vardır. Bu amacın ne olduğu ise, bize üstün Yaratıcı’nın, yani Allah’ın insanlara yol gösterici olarak indirdiği Kuran’da bildirilir. |
| |
|
| |
| |
|
Ahir Zaman |
| |
Ahir zaman, "son dönem" anlamına gelir ve İslam'a göre kıyamete yakın zamanlarda yaşanacak bir dönemi ifade eder. Bu sitede, ahir zaman alametleri ayet ve hadisler doğrultusunda ele alınmaktadır. Siteyi incelediğinizde söz konusu işaretlerin birebir tasvir edildiği şekilde, içinde yaşadığımız çağda ortaya çıktığını göreceksiniz. |
| |
|
| |
| |
|
Aleviler Kardeşimizdir |
| |
Sayın Adnan Oktar gerek sayıları 300’e yakınlaşan kitaplarında gerekse de son dönemde verdiği röportajlarında birçok önemli tespitlerde bulunmakta ve kamuoyuna yön veren bir kanaat önderi olarak çözümler sunmaktadır.
Sayın Adnan Oktar’ın son dönemde dikkat çektiği konulardan biri de vatanın birliği ve bölünmez bütünlüğü için tüm Türk halklarının kardeşçe yaşaması ve birbirine gönül gönülden bağlı olmalarıdır. Sayın Oktar’ın bir röportajında Alevilerle ilgili olarak şu tespitlerde bulunmuştur:
(Adnan Oktar'ın 23 Eylül 2008 tarihli İran Al Alam TV Röportajından)
Muhabir: Türkiye’de Alevi meselesi var, nasıl çözebiliriz bu meseleyi?
Sayın Adnan Oktar: Alevi meselesi, çözülecek bir şey yok. Aleviler bizim canımız, ciğerimiz, kardeşimiz. Yani mesele yok ki çözülsün. Aleviler İslam’ı, Kur’an’ı çok güzel yaşayan, takva, çok candan, sevgi dolu, insan sevgisi ile böyle ruhları çoşmuş, mübarek, muhterem insanlar, yani nereden çıkıyor sorun.
Muhabir: Ama mesela İzzettin Doğan öyle söylemiyor.
Sayın Adnan Oktar: Hayır, hayır, hayır. Öyle bir şey yok. Onu anlamayan halk olabilir. Yani Alevileri tanımamıştır, Aleviliğin ne olduğunu anlamamıştır. Onlara göre abuk subuk laflar var, düşünceler var, şimdi burada söylemeyeyim, yakışık almaz. Çok çirkin iftiralar var, o cahil insanların kafasında onlar kalıyor. Ne alakası var. Ben çok fazla Alevi ile tanıştım. Hacı Bektaşda gittim kaldım ben bir hafta. Onları gördüm. Son derece olgun insanlardır yani çok değişiktir. Tanımadıkları için öyle konuşuyorlar. Çok sevecendir aleviler, Bektaşiler de öyle. Yani böyle coşkun bir Allah sevgisi ve insan sevgisi vardır. Lafını, sözünü bilir, olgundur insaniyetlidir, derin insanlardır, yani derin insanlardır, yani derin düşünürler. Bana o lafları bıraksınlar yani öyle bir konu yok, Alevi sorunu yok. Alevi aslanları vardır Türkiye’de inşaAllah. |
| |
|
| |
| |
|
Allah'ın İsimleri |
| |
"O Allah ki O'ndan başka ilah yoktur. Gaybı da, müşahede edebileni de bilendir. Rahman, Rahim olan O'dur. O Allah ki, O'ndan başka ilah yoktur. Melik'tir; Kuddus'tür; Selam'dır; Mümin'dir; Müheymin'dir; Aziz'dir; Cebbar'dır; Mütekebbir'dir. Allah (müşriklerin) şirk koştuklarından çok yücedir. O Allah ki, yaratandır, (en güzel biçimde) kusursuzca var edendir, 'şekil ve suret' verendir. En güzel isimler O'nundur. Göklerde ve yerde olanların tümü O'nu tesbih etmektedir. O, Aziz, Hakimdir." (Haşr Suresi, 22-24) |
| |
|
| |
| |
|
Allah'ın Renk Sanatı |
| |
Yeryüzünü renkli kılan nedir? Dünyamızı olağanüstü güzel kılan renkler nasıl oluşmaktadır?Yeryüzündeki renk çeşitliliği ve renkler arasındaki uyumun tasarımı kime aittir?Tüm bunların bir tesadüfler zincirinin oluşturduğu amaçsız değişimlerle meydana geldiği söylenebilir mi? Düşünen insan nasıl ki bir tablonun ressamı olduğunu ilk baktığı anda anlıyorsa, çevresindeki rengarenk, ışıl ışıl, simetrik ve son derece estetik ortamın da bir Yaratıcı'sı olduğunu aynı şekilde anlayacaktır. İşte Allah'ın Renk Sanatı kitabında renklerin nasıl oluştuğuna,çevremizdeki her şeyin nasıl mükemmel bir uyum ve simetri içinde olduklarına,Rabbimizin Kusursuzca Yaratan sıfatını nasıl tecelli ettirdiğine şahit olacaksınız. |
| |
|
| |
| |
|
Allah Korkusu |
| |
Şu anda cehennemin kenarında olsanız ve oradaki zebanilerin cehennem ehline yaptıkları dayanılmaz işkenceleri gözünüzle görseniz, cayır cayır yanan ateşin uğultusunu, cehennem ehlinin çığlıklarını, kemikleri çatırdatan inlemelerini, kahırla nefes alıp vermelerini, bir kez daha dünyaya geri dönmek isteyen pişmanlık dolu yalvarışlarını duysanız ve sonra tekrar dünyadaki yaşamınıza geri döndürülseniz acaba hayatınızda neler değişirdi?
Hiç kuşku yok ki içinizi tarifsiz bir korku kaplar, bambaşka bir insan olurdunuz. Hayatınızı bütünüyle farklı düzenlerdiniz.
Peki şu an cehennemi görmemiş olmanız mı sizi gereği gibi korkup sakınmaktan ve buna göre yaşamaktan alıkoyan? Oysa Allah cehennemin kesin bir gerçek olduğunu Kuran’da haber vermekte, cehennemi insanlara tüm detaylarıyla tanıtıp, ondan sakındırmaktadır.
Her insana düşen ise bu gerçeği unutmadan Allah'tan gereği gibi korkup sakınarak, yaşamını Allah'ın hoşnut olacağı umulan şekilde düzenlemektir. Allah korkusu bir insan için hem imanının çok keskin bir göstergesi hem de onun ebedi hayatını belirleyecek çok önemli bir özelliktir.
|
| |
|
| |
| |
|
Allah Sevgisi |
| |
Sevgi, Allah’ın insanlara verdiği en büyük nimetlerden biridir. Her insan hayatı boyunca çok sevdiği, güvendiği, yakın hissettiği kişilerle birlikte olmak ister. Allah’ın verdiği nimetlerin birçoğu, asıl değerini, gerçek sevgilerin ve dostlukların yaşandığı ortamlarda bulur. Örneğin, gördüğü güzel bir manzaradan zevk alan bir insan, duyduğu heyecanı sevdiği biriyle paylaşmak ister. Aynı şekilde en muhteşem ziyafet sofrası ya da en güzel, en şatafatlı ev bile, tek başınayken bir insana çok fazla çekici gelmeyebilir. Çünkü Allah insan fıtratını, sevmekten ve sevilmekten zevk alacak, dostluktan ve yakınlıktan hoşlanacak şekilde yaratmıştır. Kuran ahlakını yaşayan insanlarla birarada olmak, onlarla dostluğu ve sevgiyi yaşamak ise, iman eden bir insana birçok nimetten çok daha fazla zevk verir. |
| |
|
| |
| |
|
Allah Var |
| |
Gözler O'nu idrak edemez; O ise bütün gözleri idrak eder. O, latif olandır, haberdar olandır. (En'am Suresi,103) ayetinde bildirildiği gibi insan Allah'ı göremez. Ancak insan Allah'ın varlığını, O'nun "üstün yaratma sanatının eserlerinde" görür. Akıl ve vicdan sahibi her insan kendi vücudunda, çevresinde hatta bütün evrende var olan hiçbir şeyin tesadüflerin eseri olamayacağını bilir ve bunların Allah'ın varlığını kanıtlayan birer delil olduğunu anlar.
Bu site, Harun Yahya'nın eserlerinin ışığında, Allah'ın varlığını kanıtlayan delilleri gözler önüne sermek için hazırlandı.
Sitede, Allah'ın varlığını ispatlayan deliller birer birer açıklanıyor: Göklerdeki deliller, kendi vücudumuzdaki deliller, bitkilerdeki, hayvanlardaki, denizlerdeki deliller ve daha niceleri...
Unutmayın, Allah vardır ve size çok yakındır... Yüce Rabbimiz'in mutlak varlığının delillerini görmek için bu siteyi mutlaka ziyaret edin! |
| |
|
| |
| |
|
Altınçağ |
| |
Ahir zaman kavramı pek çok insan için tanıdık bir kavram olmayabilir. Bu nedenle öncelikle bu kavramı kısaca açıklamakta yarar var. Ahir zaman, "son dönem" anlamına gelir ve İslam’a göre kıyamete yakın bir zamanda, Kuran ahlakının hakim olacağı ve dinin insanlar arasında yaygın olarak yaşanacağı bir dönemi ifade eder.
|
| |
|
| |
| |
|
Altın Oran |
| |
Doğada birbiriyle ilişkisiz canlı veya cansız pek çok yapının belli bir matematik formülüne göre şekillenmiş olması, onların özel olarak var edilmiş olduklarının en açık delillerinden biridir. Altın oran, sanatçıların çok iyi bildikleri ve uyguladıkları bir estetik kuralıdır. Bu orana bağlı kalarak üretilen sanat eserleri, estetik mükemmelliği temsil ederler. Sanatçıların taklit ettikleri bu kuralla tasarlanan bitkiler, galaksiler, mikroorganizmalar, kristaller ve canlılar Allah’ın üstün sanatının birer örneğidirler. Allah Kuran’da herşey için bir ölçü kıldığını bildirmiştir. (Talak Suresi, 3)
"... Rahman (olan Allah)ın yaratmasında hiçbir ‘çelişki ve uygunsuzluk’ (tefavüt) göremezsin. İşte gözü(nü) çevirip-gezdir; herhangi bir çatlaklık (bozukluk ve çarpıklık) görüyor musun? Sonra gözünü iki kere daha çevirip-gezdir; o göz (uyumsuzluk bulmaktan) umudunu kesmiş bir halde bitkin olarak sana dönecektir." (Mülk Suresi 3-4)
|
| |
|
| |
| |
|
Amberler Darwin'i Yalanlıyor |
| |
Fosillerin oluştuğu ortamlardan biri de amberlerdir. Amber içindeki fosiller, ağaçlardan salgılanan reçinenin canlının üzerinde donması ve canlının o anki haliyle muhafaza edilmesiyle meydana gelir. Reçine, kimyasal olarak farklı organik maddelerden meydana gelir. Suda çözülmez, havayla temas ettiğinde ise çok kısa sürede donar. Daha sonra polimerizasyon (monomer moleküllerin üç boyutlu zincirler meydana getirmek için kimyasal reaksiyona girmeleri) süreci başlar ve reçine milyonlarca yıl boyunca katılaşmaya devam eder. Reçinenin üzerine döküldüğü canlı da o anki haliyle milyonlarca yıl boyunca kalır. Şu an dünyada 100'den fazla amber yatağı olduğu bilinmektedir.
Amber içinde bulunan on binlerce fosil, termitlerin hep termit, karıncaların karınca, kurbağaların hep kurbağa, yılanların hep yılan, kelebeklerin hep kelebek, güvelerin hep güve, kısacası tüm canlıların dünyaya geldikleri ilk andan itibaren hep aynı özelliklerle, aynı şekilde var olduklarını göstermektedir. Bundan milyonlarca yıl önce yaşamış ve amber içinde muhafaza edilmiş canlılarla, günümüzdeki halleri arasında hiçbir fark yoktur.
Sitede bu fosillerin bazı örneklerine yer verilmektedir. Şunu da belirtmek gerekir ki bu örnekler sayısız fosilden sadece birkaçıdır. Bunlar gibi daha binlerce örneği bulunmaktadır.
|
| |
|
| |
| |
|
Anlamazlıktan Gelmeyin |
| |
İnsanlar günlük hayatın akışına kendilerini öylesine kaptırırlar ki aslında ne kadar mucizevi dengelere bağlı bir yaşam sürdüklerini fark edemezler. Oysa düşünen insan için saatte 1670 km. hızla dönen bir küre üzerinde yaşıyor olması, üstelik bu kürenin yaşaması için en elverişli şartları taşıyor olması tek bir gerçeğe işaret eder: Bu kusursuz sistemin Üstün Yaratıcı Allah'ın benzersiz yaratışı olduğunun. O halde size hatırlatılan bu gerçeği anlamazlıktan gelmeyin. Ve Rabbiniz olan Allah'a şükredin. |
| |
|
| |
| |
|
|