Adnan Oktar'ın Denge Tv'deki canlı röportajı (14 Ocak 2009) |
| |
Sayın Adnan Oktar Denge TV’de canlı olarak yayınlanan bu röportajında; program boyunca izleyicilerden gelen birbirinden farklı konularda pek çok soruyu yanıtladı, güncel ve imani konularda aydınlatıcı açıklamalarda bulundu.
İsrail’deki ateist siyonistlerin Müslümanlara yaptıkları zulmün ancak Türk İslam Birliği’nin kurulması ile son bulacağını; İsrail mallarını boykot etmek, protesto için mum yakmak, elçileri sınır dışı etmek gibi pasif tedbirlerin İsrail’i güldüreceğini, bunlardan hiçbir netice alınamayacağını; bu konunun, Müslümanların birlik olmasından başka hiçbir çözümü olmadığını anlattı. Hz. Hızır’ın hemen hemen tüm peygamberlerle ve Muhyiddin Arabi gibi büyük İslam alimleriyle görüştüğünü, ahir zamanda da Hz.Hz. Mehdi ve Hz. İsa ile bağlantıda olacağını açıkladı. Röportajda öne çıkan konu; Hz. İsa, Hz. Mehdi ve yardımcılarının vasıfları ve ahir zaman olaylarıydı.
|
| |
|
| |
| |
|
Adnan Oktar'ın Denge Tv'deki canlı röportajı (9 Aralık 2008) |
| |
Sayın Adnan Oktar Denge Tv’de canlı olarak yayınlanan bu röportajında; Kuran’da, bugün yaşanan ekonomik krize işaretler olduğunu, krizin 2014 yılına kadar sürebileceğini ifade etti. İmani konularda da önemli açıklamalarda bulunan Sayın Oktar, gerçek tevekkülün, güzel ahlakın ve Allah korkusunun nasıl olması gerektiğini, dua ve samimiyetin önemini anlattı. Ayrıca mezhep ayrılıkları, Türk İslam Birliği ve tesettür gibi güncel konularda görüşlerini açıkladı. Barack Obama’nın Müslümanlıktan hiç bahsetmemeye özen gösterdiğini, bunun iyi olmadığını, Müslümanlara rahatça sevgi ve şefkat göstermesi gerektiğini ifade etti. Bediüzzaman Said Nursi’nin son bin yılın en büyük alimi ve olağanüstü bir insan olduğunu, onun mübarek eserlerini çok beğendiğini, kendisinin okuduğunu ve herkese de tavsiye ettiğini söyledi. Hz. İsa’nın 2000 yıl önce zaman ve mekandan çıktığını, 2000 yıl sonra tekrar zaman ve mekanın içine gireceğini, on yirmi yıl içinde, üzerinde o zamanın elbisesi ve ayakkabısı ile bir yerde insanlar tarafından bulunacağını anlattı. Kürtlerin çok efendi ve mazlum insanlar olduklarına değinen Sayın Oktar, onların ülkemizde varlığının bir renk ve güzel bir süs olduğunu ifade etti. |
| |
|
| |
| |
|
Adnan Oktar'ın Denge Tv röportajı (3 Temmuz 2008) |
| |
Sayın Adnan Oktar, Güneydoğu Anadolu Bölgesinde yayın yapmakta olan Denge Tv’de yayınlanan “Gündem Özel” programında yayınlanan röportajında Yaratılış Atlası isimli eserinin Avrupa’daki etkilerinden, alınan son derece olumlu yorumlardan, insanların bu dev esere olan yoğun ilgisinden örnekler verdi. Sayın Adnan Oktar röportaj sırasında, şu an üzerinde çalıştığı, kişilik bozuklukları, ahlakı eksiklikler ve karakter analizleri içeren Adamlık Dini isimli kitabının genişletilmiş yeni baskısının çok yakında yayınlanacağı müjdesini de verdi.
Sayın Adnan Oktar, röportajda ayrıca İslam dininin barış, sevgi, hoşgörü, merhameti emrettiği ve terörü lanetlediği; Türk-İslam Birliğinin dünyanın sorunlarını ortadan kaldıracağı için çok büyük önem arzettiği, Türkiye’nin bu birlikte neden öncü rol oynaması gerektiği, Kürt sorununun ne şekilde çözülebileceği gibi birçok konuda, son derece önemli açıklamalarda bulundu.
|
| |
|
| |
| |
|
Adnan Oktar'ın Denmark Tv (Danimarka) röportajı (23 Ekim 2008) |
| |
Sayın Adnan Oktar bu röportajında, Darwinizm ve tesadüf inancının geçersizliğini bilimsel delilleriyle ayrıntılı olarak anlattı. Artık dünyanın bu beladan uyandığını, Hz. İsa’nın zuhuru yaklaştıkça bu tip garip ve yanlış pagan inançların yeryüzünden temizlenmeye başladığını, ne Darwinizm, ne faşizm, komünizm ne de diğer sapkın ideolojilerin kalacağını, Hz. İsa’nın tertemiz bir dünyaya geleceğini ifade etti. Darwinizmin çöküşüyle Avrupa’da karanlık bir devrin bittiğini, aydınlanma çağına girildiğini; Darwinizmin kabusunun sona erdiğini, sevginin, şefkatin, inancın, dostluğun, kardeşliğin güzelliğinin başladığını açıkladı. Artık Darwinizmin savunduğu “güçlülerle zayıfların mücadelesi” inancının ortadan kalkacağını, bunun yerine “haklı olan güçlüdür” inancının hakim olacağını, böylece dürüstler ve iyilerin daima önde olacaklarını, zayıfların ezilmesi diye bir konu kalmayacağını anlattı. Bu sevginin, Hz. İsa’nın gelişiyle en yüksek noktalara tırmanacağını; Hz İsa’ya sarılacağımızı, konuşacağımızı; onun halk arasında gezeceğini, halkla sohbet edeceğini, bütün Hıristiyanları Kuran’a davet edeceğini; insanların bu büyük mucize karşısında şok olacaklarını müjdeledi. Bütün dünyanın bayram yerine döneceğini, hak ve hakikatten başka bir şeyin kalmayacağını da ifade eden Sayın Oktar, mal bolluğundan malı dağıtacak insan bulunamayacağını, fevkalede büyük bir zenginlik ve bereket yaşanacağını söyledi. |
| |
|
| |
| |
|
Adnan Oktar'ın Der Spiegel röportajı (14 Eylül 2008) |
| |
Der Spiegel, 1 milyon üzerinde tirajı olan Avrupa’nın en büyük dergisidir. Der Spiegel Online, Der Spiegel dergisinin haber sitesidir. Avrupa'da en çok takip edilen haftalık haber kaynağıdır. Günde yaklaşık 120 haber ve makalesi ile, 89 milyon ziyaretçisi vardır. Spiegel Online, geçtiğimiz günlerde Sayın Adnan Oktar’la bir röportaj gerçekleştirdi. Sayın Oktar, yerel mahkeme tarafından çete lideri olarak suçlandığını ve üç yıl hapis cezası aldığını, Yargıtay bunu onadığı takdirde hapse gireceğini; fakat dosyada kendisini suçlayan hukuki delil olmadığını, Emniyetteki ifadesinin avukat yanında alınmadığı için geçersiz olduğunu; kendisine zorla, tehditle söyletilen bu ifadelerin hem mahkemede hem de Yargıtayda delil olarak kabul edildiğini anlattı. Kendisinin bu suçlamayı kabul etmediğini, Türkiye’de buna inanan insan olmadığını, ayrıca savcının da kendisi için beraat istediğini ifade etti. Sayın Oktar, “Allah yarattı” demek yerine belirsiz bir varlık öne sürdüğü için, bilinçli tasarım düşüncesini çok samimiyetsiz bulduğunun özellikle altını çizdi. Hitler’in yaptığı Yahudi soykırımının bir gerçek olduğunu, Musevilere uygulanan her türlü baskıya karşı olduğunu ve kendisinin buna şiddetle tavır koyduğunu anlattı. Sayın Oktar ayrıca, Hz. İsa’nın, geldiğinde tüm dünyayı gezeceğini, tüm insanların onu göreceğini ve çok seveceklerini anlattı. İddia edilen Ergenekon örgütünün hala devletin çok önemli, kilit kurumlarında aktif halde olduğunu ve faaliyetlerine devam ettiğini açıkladı.
|
| |
|
| |
| |
|
Adnan Oktar'ın Destan Tv'deki canlı röportajı - Hülya Avşar'ın 5 Mart 2009 tarihindeki röportajında sorduğu soruların birçoğunun cevabı bu röportajda mevcut (8 Mart 2009) |
| |
Sayın Adnan Oktar’ın bu röportajında Kuran’da aile konusu ile ilgili yaptığı açıklamalar toplumumuzun bu konuda yanlış geleneklerinden kurtularak bilinçlenmesi bakımından son derece önemliydi:
“Hiçbir aile çocuğunu kendi malı gibi görmeyecek, Kuran’da bunu görüyoruz. Birçok insan ‘bu benim eşyam, malım’ diyor, yani kendisi masonsa çocuğu da mason olacak, ateistse ateist olacak, PKK’lıysa PKK’lı olacak gibi bir mantıkları oluyor. Böyle olmaz, çocuk ayrı bir insandır, anne baba ayrı insanlardır. Bugün cezaevlerini anne babalar dolduruyor; cinayetten tutuklananlar da, fuhuştan, gayri meşru kazançtan tutuklananlar da anne baba. O yüzden müminler fert fert Allah’ın huzuruna gidecekler ve Allah’a kendi hesaplarını kendileri verecekler. Aile olarak biz Allah’ın karşısına çıkmayacağız yahut topluluk olarak çıkmayacağız, herkes müstakildir. Tabiki anne baba sevgisi kutsaldır, anneler babalar bizim baş tacımızdır ama ahlaksızlık yapmamaları şartıyla, dinimize müdahale etmemeleri, gayrimeşru yollara sevk etmemeleri şartıyla, yanlış inançlarını zorla dayatmamaları şartıyla. Böyle bir özgürlük ortamında anne baba alnından öpülür, hizmetçi olunur; kendisi dinsiz de olabilir ama çocuğuna saygılı olacak. Resulullah’ın ömrü bu çileleri, zorlukları aşarak bu mantıkları kırarak geçti.” |
| |
|
| |
| |
|
Adnan Oktar'ın Destan Tv (Kütahya) röportajı (5 Ağustos 2008) |
| |
Sayın Adnan Oktar Kütahya Destan TV’de yayınlanan bu röportajında; akla hayale gelecek her türlü iftiranın mazlum Müslümanlara daima tarih boyunca atıldığını, çağımızda da bir Müslüman Allah yolunda mücadele ederse, dini anlatırsa, Darwinizmin geçersiz olduğunu anlatırsa ve başarılı da olursa, bunu kim yaparsa yapsın, kendi şahsına söylenenlerin aynı şekilde ona da söyleneceğini anlattı. Birisi çıkıp masonluğa karşı tavır koysun, masonluğa karşı kitap yazsın, Darwinizmi Avrupa’da, Türkiye’de yerle bir etsin, insanları imana davet etsin, iddia edilen Ergenekon gibi gizli komünist örgütlenmelere, çetelere karşı mücadele versin, kitap yazsın, bunu, kim olursa olsun o insanın yanına bırakmayacaklarını anlattı. Şeytani odakların bu şekilde iftiralarla, insanların en etkili sinir uçlarına sinyaller verdiklerini fakat kendilerinin yıllarca uğraşarak bunları tek tek temizlediklerini ifade etti. Peygamber Efendimiz (sav)’in de muazzam baskılar gördüğünü, kendisine iftiralar atıldığını, terbiyesiz, ahlaksız insanların peygamberimizin üzerine deve işkembesi atmaya kalktıklarını, geçtiği yollara dikenler attıklarını, olmadık hakaretler ettiklerini ama onun sadece onlara güzel nasihatte bulunduğunu, “Allah sizi affetsin” deyip onlar için dua ettiğini ve onlardan intikam almaya da kalkmadığını, güzel ahlakıyla gönülleri fethettiğini açıkladı. Sayın Oktar, kendisinin de intikamcı olmadığını, hapis hükmü veren mahkemeye, kendisini akıl hastanesine kapatanlara, gözaltına alıp günlerce gözaltında tutanlara da hepsine hakkını helal ettiğini hepsinde bir hayır olduğunu sözlerine ekledi.
|
| |
|
| |
| |
|
Adnan Oktar'ın Doğu Tv röportajı (27 Şubat 2008) |
| |
Doğu TV'nin Her Telden programında Sayın Adnan Oktar sorulara çarpıcı cevaplar veriyor. Kendisine ve çevresine karşı yürütülen psikolojik savaşın detaylarını deşifre eden Adnan Oktar, psikolojik savaşta halkı galeyana getirecek her türlü yönteme başvurulacağını anlatırken, psikolojik savaş uzmanlarının milletimizden gerçekleri saklamasının mümkün olmayacağını da ifade ediyor.
Müslümanın dünyanın en güzel huylu, sevecen, en tutarlı ve en akılcı insanı olduğunu söyleyen Sayın Oktar, kendisinin de kendisine ve etrafına fayda sunan bir inanca sahip olduğunu ifade ederek, Peygamber Efendimiz (sav)'in şu anda gelmiş olsa dünyanın, bu yüzyılın ve hatta gelecek yüzyılların da en modern insanı olacağını vurguluyor.
Adnan Oktar'ın röportajda yer alan diğer bazı ifadeleri ise şunlardır:
Benim çevremdeki arkadaş grubumun temel amacı Allah'ın rızasını kazanmaktır. Dünyevi hiçbir amaçları olmaz. Ahirette de Allah'ın cennetinin nasip olması. Dünyada iyi insanlar olarak vatana, millete, bayrağa, devlete hizmet etmek. Bütün dünyanın iyi olması, sırf Türk Milletinin değil, bütün dünyanın iyi olması için gayret etmek. Bu yönde elinden gelen her türlü çabayı göstermek.
|
| |
|
| |
| |
|
Adnan Oktar'ın Dubai Diyanet Bakanlığı röportajı (30 Temmuz 2008) |
| |
Sayın Adnan Oktar, Dubai Diyanet Bakanlığı ile yaptığı röportajda onümüzdeki dönemde internet sitelerinin çoğaltılmasına ve geliştirilmesine, televizyonlardaki belgesel çalışmalarının artırılmasına ve kitap çalışmalarına ağırlık vereceği müjdesini verdi.
Sayın Adnan Oktar sorulan bir diğer soru üzerine, kitaplarının dünya çapında etkisinin nedenleri arasında samimi, sade ve yalın anlatım olması, edebi sükseden kaçınılması, bilimsel ve akılcı yöntemlerin seçilmesi olduğunu ifade etti. İnsanların gözüyle gördüğü, kulağıyla duyduğu, eliyle dokunduğu şeylere inandıklarını anlatan Sayın Adnan Oktar, Müslümanların da bu yöntemi tercih etmeleri gerektiğini ifade etti.
Türk-İslam birliğinin tüm insanlığa kazandıracaklarından örnekler veren Sayın Adnan Oktar, Dubai’de kitaplarını okuyup İslam dinini kabul eden Müslüman gruplara güzel ve bereketli günlerin çok yakınlaştığı müjdesini iletti.
|
| |
|
| |
| |
|
Adnan Oktar'ın Eden Tv (İran) röportajı (22 Eylül 2008) |
| |
Sayın Adnan Oktar İran Eden TV’de yayınlanan bu röportajında; kendilerince din ve darwinizmi barıştırmak isteyen insanların, genelde imanı, Allah inancı zayıf olan insanlar olduklarını ve bir çaresizlik içinde, “dindar olan darwinist de olabilir” gibi bir mesaj vermeye çalıştıklarını, bunun, yenilginin bir yansıması olduğunu anlattı. Bu kişilerin akılcı baktıkları takdirde, tesadüflerin bu kadar mükemmel bir yapıyı, insanları, bitkileri, meyveleri, çiçekleri, kuşları, kelebekleri asla yapamayacağını anlayacaklarını fakat, darwinist propagandanın çok şeytani ve güçlü olduğunu, devletlerin resmi desteğinin de insanların ruhlarında derin etki yaptığını, bu sebeple birçok insanın buna, şaşılacak şekilde inanabildiklerini, oysa yüz milyon fosilin evrimin olmadığını açıkça gözler önüne serdiğini açıkladı. Sayın Oktar, darwinistlerin bir tuzak kurduğunu ama Allah’ın da onlara bir tuzak kurduğunu ve darwinistlerin Allah’ın tuzağına düştüklerini, yer altındaki yüz milyon fosilin ortaya çıkarılacağını ve insanlara sunulacağını, darwinizmin bu şekilde bir anda yerle bir olacağını hiç tahmin etmediklerini ifade etti. Sayın Oktar farklı bir soruyu yanıtlarken, dünyanın metafizik olduğunu, sürekli metafizik olaylar olduğunu, bütün olayların İslam’ın hakimiyeti yönünde geliştiğini fakat insanların bunların farkında olmadıklarını, yakın bir zamanda insanların hem Hz. Mehdi’yi hem Hz. İsa’yı göreceklerini ve şok olacaklarını, çok şaşıracaklarını ve çok büyük olayların peşpeşe sırada olduğunu müjdeleyerek yanıtladı. |
| |
|
| |
| |
|
Adnan Oktar'ın Ekin Tv'deki canlı röportajı (12 Ocak 2009) |
| |
Sayın Adnan Oktar bu röportajında ağırlıklı olarak Ekin TV izleyicilerinin cevabını merak ettikleri soruları yanıtladı; Sayın Oktar’ın yanıtladığı sorulardan bazıları özet olarak şöyleydi:
Hz. Mehdi kimdir, ne zaman gelecek, gelince ne yapacak? : “Hz. Mehdi Peygamber Efendimiz’in neslinden gelen mübarek bir şahıstır. Ahir zamanda gelecektir; vakti gelmiştir, alametleri de çıkmıştır, benim kanaatimce Hz. Mehdi gelmiştir. Hz. Mehdi tüm Müslümanları birleştirecektir.”
Gelecek Mesih, Hz. İsa mıdır? : “Bizzat Hz. İsa’nın şahsı, kendisidir. Cenabı Allah onu iki bin yıl evvel uyku halindeyken Katına ref etmiştir, göğe almıştır. Hz. İsa’yı ihbar eden kişiyi Allah Hz. İsa’ya benzetmiştir; Hz. İsa zannederek onu asmışlardır, Hz. İsa’yı öldürmemişlerdir, tekrar yeryüzüne gelecektir...”
Deccal niye gelecek, dünyada görevi nedir? : “Deccal, masonların, ateist siyonistlerin lideri olan, harikalar gösteren, hipnoz kabiliyeti olan garip bir mahluk. Benim kanaatim 2000-2001 yıllarında geldi deccal ve saklanıyor şu an. Bu katliam emirlerini, kan dökme emirlerini veren bir kişi; çevresine de kendini olgun, aklı başında bir insan gibi gösteriyor, şeytanla bağlantıya geçebildiğinden onları çok etkileyen bir insan. Bediüzzaman, bir sinirlenme sonucu kendini belli edeceğini söylüyor...”
Hz. İsa’nın görünümü nasıl olacak? : “Hz. İsa güzeller güzeli, nurundan insanın nefesi kesilen çok çok güzel bir insan. Geldiğinde inşaAllah görecekler; geniş omuzlu, uzunca boylu, atletiktir Hz. İsa. Siyahi kızıl uzun saçlı, kısa sakalı vardır; hadisin ifadesiyle saçı, su değmediği halde ıslakmış gibi duruyor, her şeyiyle mükemmel, zaten gördüklerinde nefesleri kesilecek, çok çok sevecekler inşaAllah...”
Ayrıca; tarikat, marifet, hakikat, tasavvuf nedir; Tevrat’ta bahsi geçen ve Yahudilerin bekledikleri Mesih, Hz. Mehdi midir; Müslümanların yaşadıkları acılar nasıl son bulur; mezhepler konusunda görüşleri nelerdir; zamansızlık ve kader gerçeği nedir; Hz. Mehdiyi nasıl tanırız; Alevilik hakkındaki görüşleri nelerdir; Hz. Hızır kimdir, yaşıyor mu; Türkiye’nin lider vasfı neye dayanıyor; radikal İslam ve ılımlı İslam’ın tanımı nedir... Tüm bu soruların cevaplarını da yine bu röportajda bulabilirsiniz. |
| |
|
| |
| |
|
Adnan Oktar'ın Ekin Tv'deki canlı röportajı (19 Ocak 2009) |
| |
Sayın Adnan Oktar Ekin TV’de canlı olarak yayınlanan bu röportajında izleyicilerden gelen soruları yanıtladı; hem imani hem de güncel konularda önemli açıklamalarda bulundu. Sayın Oktar, Allah’ın insanlara gösterdiği tek ölçünün samimiyet olduğunu; mantığıyla değil, vicdanıyla hareket eden kişinin hep doğru hareket edeceğini; romantizmin, insanı yapmacıklığa sürüklediğini, doğal ve tutarlı insanın etkili olacağını; insanın, nefsine çok güzel hakim olabilen bir varlık olduğunu, nefsine, ‘yapmayacaksın’ dediği şeyi nefsin yapmayacağını, nefsin bu anlamda zavallı olduğunu, ne denirse onu yerine getirdiğini; tebliğ yaparken önce Allah’ı çok sevdirmek ve Allah korkusunu kalplere rabtetmek gerektiğini anlattı. “Çamur at, tutmasa da izi kalsın” mantığıyla hareket edenlerin, aslında kendisine ve arkadaşlarına, çamur değil, nur attıklarını; her attıklarında da kendilerinin ışığının daha çok arttığını, güçlendiklerini, daha çok aydınlandıklarını, daha çok sevap kazandıklarını; her iftira, her baskı, her şiddet, her acının Müslümanı, Hz. Yusuf gibi daha da güzelleştirdiğini; bunun bir şeref olduğunu açıkladı. Müslümanın altın gibi olduğunu, altının, yerlere atılsa da yine altın olduğunu ve Allah’ın izniyle hiçbir şey olmayacağını sözlerine ekledi.
|
| |
|
| |
| |
|
Adnan Oktar'ın Ekin Tv'deki canlı röportajı (23 Şubat 2009) |
| |
Sayın Adnan Oktar bu röportajında hem gündemdeki konular hem de imani konularda çarpıcı açıklamalarda bulundu. Allah’ın gizli kanunları olarak anlattığı gerçekler, tüm Müslümanların üzerinde düşünmeleri açısından son derece önemliydi: “Allah’ın bir adeti vardır; insanlar kendisinden uzaklaşırsa, Allah da o insanlardan uzaklaşır… Osmanlı’nın bazı dönemlerinde bir canlılık ve güzellik vardı; o dönemlerde insanlar geniş çapta, Allah’a inanıyorlardı, Allah’ı çok seviyorlardı. Fakat darwinizm, materyalizm ve ateist düşünce ortaya çıktıktan sonra toplumda inanç geriledi. Buna karşılık da Allah dünyada muazzam bir azap meydana getirdi; 1. Dünya Harbi, 2. Dünya Harbi çıktı, milyonlarca insanın ölümüyle sonuçlandı bu. Açlık, hayat pahalılığı, sıkıntılar alabildiğine yürüdü. Çok az bir malı fakirlere vermek istemeyenlerin bütün mallarını Allah ellerinden aldı, her şeyleri yok oldu. Halbuki mallarının, yiyeceklerinin az bir kısmını fakirlere verselerdi bu bela onlara gelmeyecekti. Allah’ın böyle gizli kanunları vardır. Ama bu dünyanın her yerinde oldu, İtalya’da da, Almanya’da da... Allah’ın ahlakına, Allah’ın kanunlarına uymadılar. Hıristiyan da olsalar insanlara yardım etmeleri gerekiyordu, egoistlik ve bencillik yayıldı. Bu Allah’ın gizli bir kanunudur, insanlar bunu bilmezler. Bu bir ledün ilmidir. Ne zaman ki Allah’a, Kuran’a, güzel ahlaka insanlık dönmeye başlıyor, hemen bereket ve bolluk da başlıyor. Bunu insanlar da açık açık görecekler. |
| |
|
| |
| |
|
Adnan Oktar'ın Ekin Tv'deki canlı röportajı (26 Ocak 2009) |
| |
Program boyunca izleyicilerden gelen soruları yanıtlayan Sayın Adnan Oktar’ın, vicdana uyarak hareket etmenin önemiyle ilgili açıklamaları son derece önemliydi:
“Çok samimi olunduğunda vicdan denen bir güç vardır; vicdan Allah’ın insanlara hitabıdır; vicdan denen sistemle doğruyu yanlışı Allah her seferinde insana bildirir.”
“Vicdanla doğruyu bilir insan ama bazen işine gelmediği için Allah’ın ona ilham ettiği doğruyu yapmaz; onun yerine “mantıkla” yeni bir fikir geliştirir; o da şeytani olur, onunla kar edeceğini zanneder halbuki başı belaya girer.”
“Vicdanlı kararlar genellikle insanlara zor ve çetin görünür, çıkarlarıyla çatışıyor görünür. Vicdanlı olan kararın tercih edilmesi lazım. Mantıkla alınan kararlar da çok karlı, kazançlı görünür insana; fakat içine girdiğinde insanın başı belaya girer, kirle, boşlukla, kayıpla, hüsranla karşılaşır. Ötekinde hem kazanç hem mutluluk hem sevinçle karşılaşır; ama başlangıçta kayıp görünümü olur, bazen kaybı da olur ama o kayıp ona büyük bir kazanç olarak geri döner.”
Sayın Oktar’ın kıyamet günüyle ilgili bir soruya verdiği cevap da dünyanın ömrüne ilişkin önemli bir bilgi içeriyordu: “Kıyametin ilk alameti Hz. Mehdi’nin zuhurudur; hadislerde bildirildiğine göre Hz. Mehdi çıktıysa kıyamet çok yakın demektir; en fazla birkaç yüz sene demektir, son noktadır Hz. Mehdi’nin çıkışı. Hz. İsa’nın nuzülü de ikinci büyük alamettir ki Kuran’da buna açıkça işaret edilmiştir.” |
| |
|
| |
| |
|
Adnan Oktar'ın Ekin Tv'deki canlı röportajı (29 Aralık 2008) |
| |
Sayın Oktar’ın Türkiye’deki cemaatler ve siyasi partilerle ilgili görüşleri nelerdir? Cemevleri ibadethane olarak kabul edilebilir mi? Türk İslam Birliği’nin yapısı nasıl olacak? Ermenistan -Türkiye ilişkileri konusunda ne düşünüyor? Ekonomik krize karşı alınması gereken önlemler neler? Türkiye’de hangi konularda kampanya düzenlenmesi faydalı olur? Filistin konusunda çözüm nedir? Türk İslam Birliği konusunda, İslam ülkeleri ile görüşmeleri oldu mu? Birlik konusunda, hükümete önerilerini sundular mı? Manevi değerlerin önemi nedir? Atatürk yaşasaydı bugün neler farklı olurdu? Sayın Oktar, eserlerinde Atatürk’ü nasıl anlatıyor? İstanbul’da beklenen büyük deprem konusunda ne düşünüyor? Belediyeler ne tür yatırımlara önem vermeli? PKK sorunu, etnik ayrımcılık gibi sorunlara nasıl bir çözüm düşünüyor? Hz. Mehdi göreve başladı mı? Alevilerin Türk İslam Birliği’nin kuruluşunda katkıları olacak mı?
Sayın Adnan Oktar, Ekin Tv’de canlı olarak yayınlanan röportajında tüm bu soruları yanıtladı, ayrıca Türk halkına ve İstanbullulara güzel müjdeler verdi. |
| |
|
| |
| |
|
Adnan Oktar'ın Ekin Tv'deki canlı röportajı (5 Ocak 2009) |
| |
Sayın Adnan Oktar Ekin Tv’de canlı olarak yayınlanan röportajında çok önemli açıklamalarda bulundu. Alevi-Sünni diye bir ayrılık olmadığını, Alevilerin Allah’ın arslanları olduğunu, Hz. Ali aşığı, cesur, yiğit insanlar olduklarını anlattı. İsrail’in, Amerika’daki gizli “dünya devleti”nin emrinde olan, onlardan çekinen, ateist siyonistlerin hakimiyetinde bir sistem olduğunu, kararları kendi başına almadığını ifade etti. Amerika’nın, İngiltere’nin, Fransa’nın da içinde olduğu bir “derin dünya hükümeti” olduğunu, bunun yaklaşık 10 kişilik bir kadro olduğunu, başlarında Firavun tiyniyetli bir kişinin her zaman bulunduğunu, ahir zamanda bu kişinin ismine deccal dendiğini açıkladı. Ermeni sorununu yok saymanın ve “Ermeni-Türk biz kardeşiz” demenin çok önemli olduğunu, bunun masonları kızdıracağını, onların oyunlarını bozacağını anlattı. Sayın Oktar ayrıca, Türk İslam Birliği’nin bir an evvel kurulmasının önemi üzerinde durdu ve Müslümanların yaşadığı acıların son bulmasının başka bir çözümü olmadığının da altını çizdi. |
| |
|
| |
| |
|
Adnan Oktar'ın Ekin Tv'deki canlı röportajı (9 Mart 2009) |
| |
Sayın Adnan Oktar bu röportajında; ailelerinden baskı ve şiddet gören çocukların devlete sığınmalarını, devletin de bu çocukların sözlerine itibar etmesini ve onları korumak için gereken tedbirleri alması gerektiğini ifade etti. Sayın Oktar ayrıca, Afganistan’da radikal bazı gruplar tarafından yapılan uygulamaların dine mal edilemeyeceğini, bunların aşırı cahillik ve kültürsüzlükten kaynaklandığını; Türk İslam Birliği kurulduğunda meydana gelen yüksek medeniyetten Avrupa’nın nefesinin kesileceğini; iddia edilen Ergenekon örgütü mensuplarının Mossad’ı haşa ilah gibi gördüklerini ve bu gizli servise devletin gizli bilgilerini verdiklerini; dinler arası diyaloğun nasıl olması gerektiğini; Allah’ın Kuran’da, dinsiz aileleri ile yollarını ayıran Kehf ehlini kutladığını; Hz. Mehdi ve Hz İsa’nın şemailini ve daha birçok konuyu anlattı ve özellikle aile kavramı ile ilgili çarpıcı tespitlerde bulundu. |
| |
|
| |
| |
|
Adnan Oktar'ın El Cezire röportajı (13 Aralık 2008) |
| |
Sayın Adnan Oktar bu röportajında El Cezire’nin kendisine yönelttiği, küresel mali kriz ve Türkiye’ye etkileriyle ilgili sorularını yanıtladı. Sayın Oktar, dünyayı saran ekonomik krizi atlatmak için Türkiye’nin neler yapması gerektiğini anlatırken, devletin ağırlık vermesi gereken sektörlerin ve bu dönemde Müslümanların üzerine düşen sorumlulukların altını önemle çizdi. Hükümetin krize karşı almış olduğu tedbirleri ve 2008 yılı Türkiye ekonomisini değerlendiren Sayın Oktar, 2009 yılı Türkiye ekonomisi ile ilgili öngörülerini de açıkladı. Yaşanan sorunların ortadan kalkması için Türk İslam Birliği’nin kurulmasının önemine bir kez daha dikkat çekti. |
| |
|
| |
| |
|
ADNAN OKTAR'IN EL CEZİRE TELEVİZYONU RÖPORTAJI (6 Ağustos 2007) |
| |
Sayın Adnan Oktar'ın 6 Ağustos 2007 tarihinde Al Jazeera Televizyonuna verdiği röportajın tamamını buradan izleyebilirsiniz. Sn. Adnan Oktar'ın hayatı, ailesi, kitapları konusundaki sorulara verdiği cevaplar, komünist bölücü örgüte karşı ilmi mücadelenin önemi gibi çok çeşitli açıklamalarını bu röportajda dinleyebilirsiniz. |
| |
|
| |
| |
|
Adnan Oktar'ın El Cezire Tv röportajı - 2 (22 Şubat 2008) |
| |
Al Jazeera Televizyonu ile yeni bir röportaj gerçekleştiren Adnan Oktar Malta Şövalyelerinin gerçek yüzünü, masonluk ile bağlantısını, gizli dünya hükümetinin varlığını açıklıyor. Masonluğun kendini gizlemek için aldığı çeşit çeşit isimlere dikkat çeken Adnan Oktar olayların asıl kökeninde masonluğun yer aldığını, masonluğun İngiltere'de Amerika'da ve Fransa'da çok güçlü olduğunu, faaliyetlerin İsrail'deki localardan yürütüldüğünü anlatıyor. Halkın dikkatini dağıtmak için Malta Şövalyesi, Tapınak şövalyesi gibi daha ılımlı, anlaşılmaz bir imaj veren, dikkatleri dağıtmak için kullanılan terimler olduğunu ancak bunlarla vakit kaybetmek yerine asıl dikkat verilmesi gerekenin masonluk kurumu olduğunu vurguluyor. |
| |
|
| |
| |
|
|