Harun Yahya - Rss Feed RSS Feed
   1 2 3 4 5 6 7 8 
Dergiler
İsme Göre Sırala Tarihe Göre Sırala
Toplam 226 Eser

Araştırma Sayı 16

 

Bilgi... Bu kavram günümüzde, bundan yarım yüzyıl öncesine göre çok daha fazla şey ifade ediyor. Bilim adamları "bilgi"nin ne olduğunu tanımlamak için teoriler geliştiriyorlar. Sosyal bilimciler "bilgi toplumu"ndan söz ediyorlar. Bilgi, giderek insanlığın en önemli kavramlarından biri haline geliyor. Bilgi kavramını bu denli önemli hale getiren en önemli bilimsel bulgu ise, evrenin ve yaşamın kökeninde bilgi olduğunun tespit edilmesi. Tüm evreni "madde ve enerji"den ibaret sayan 19. yüzyıl materyalist felsefesinin yerine, bilim adamları artık evrenin "madde, enerji ve bilgi"den oluştuğunu söylüyorlar. Peki bu ne anlama geliyor? Derginin Şubat sayısında işte bu önemli sorunun cevabı veriliyor. Ayrıca ’Risale-i Nur Külliyatı’nda Hz. Mehdi’nin 3 Büyük Vazifesi’ başlıklı yazıyı merakla okuyacağınızı ümit ediyoruz. Bu yazıda, Bediüzzaman Hazretlerinin dilinden, İslam Dünyası’nın aydınlık geleceğini ve ahir zamanda müminlere önderlik edecek olan Hz. Mehdi’nin yapacağı çalışmalar hakkında ayrıntılı bilgiler bulacaksınız. Şu günlerde bir kez daha dünya ve Türkiye gündemine gelen Kıbrıs sorunu bu sayıda yer alan dosyalar arasında.

 
 
   

Araştırma Sayı 15

 

Çağımızın Hastalığına Kuran?dan Çözümler İnsanlar arasında çok yaygın olarak görülen ve "çağın hastalığı" olarak adlandırılan "stres" psikolojik kökenli bir rahatsızlıktır. Korku, güvensizlik, umutsuzluk, aşırı heyecan, işten çıkarılma korkusu, sağlığını veya yakınlarından birini kaybetme kaygısı gibi duyguların bedende oluşturduğu genel bir gerilim durumudur. Stresin insana zararları bunlardan ibaret değildir. Kalp rahatsızlıklarından bağışıklık sisteminin güçsüzleşmesine kadar birçok tehlikeli hastalığın kökeninde stresin yattığı artık bilinmektedir. Uzmanlar stresin insan bedeninde oluşturduğu tahribatı 30 başlık altında toplamaktadırlar. Din ahlakından uzak ve onun nimetlerinden habersiz yaşayan insanlar, daima "stres" dediğimiz bu azaba katlanmaya mahkumdurlar. Düşüncelerini, hayata ve olaylara karşı olan bakış açılarını değiştirmedikleri sürece de bundan kurtulmaları mümkün değildir. Elbette insanlar din ahlakını, hastalıklara yakalanmamak için yaşamazlar. Ama insanların karşılaştıkları olaylarda Allah’a tevekkül etmeleri, O’nun emrettiği din ahlakını yaşamalarının bir sonucu olarak ruhen ve bedenen sağlıklı bir hal ortaya çıkar. Yani müminlerin sağlıklı insanlar olmaları, güçlü bir imana, manevi yönden kuvvetli insanlar olmalarına bağlı olarak oluşan bir durumdur. Ocak sayımızın kapak konusunu 21. yüzyıl insanının ruhsal ve bedensel sağlığını tehdit eden stresten çıkış yollarına ayırdık. Bu yazıyı çevrenizde psikolojik hatta fiziksel sorunları bulunan tüm yakınlarınıza okutmanızı tavsiye ediyoruz.

 
 
   

Araştırma Sayı 14

 

Kötülüğü örgütleyen, insanları inkara ve dejenerasyona yönlendiren, yeryüzünde karışıklık ve anarşi çıkaran, huzuru ve güvenliği bozan klan tipi bir örgütlenme ve birlikler tarih boyunca var olmuştur ve kıyamete kadar da var olacaktır. Bu sayımızda kapak konusu olarak “Yeryüzünde Kötülüğü Örgütleyenler” konusunu seçmemizin amacı, günümüzde dünya üzerindeki ahlaki dejenerasyonu organize eden ve adeta bir ağ gibi tüm ülkelerde uzantıları bulunan bir sosyal yapının arka planını ortaya koymaktır. Bu yapı kendisini son derece modern gibi gösterse de, gerçekte tarihteki totemist klanlara benzer bir yapılanma göstermektedir. Dünya üzerindeki uyuşturucu trafiğini yöneten, fuhuş şebekelerini kontrol eden, ahlaksızlığın reklamını yapan bu kara klan her türlü kirli işin, pisliğin, sapkınlığın arkasında yer almaktadır. Düşüncelerinize farklı bir ufuk açacak bir konuda “Hücre İçi İstihbarat Birimleri” başlığıyla yer alıyor. Hücre içinde gerçekleşen bilgi transferi dünyanın en iyi istihbarat servislerinden bile daha hızlı ve daha verimli çalışmaktadır. Teknolojik açıdan hiçbir şekilde taklit edilemeyen bu sistemin en önemli özelliği dokusal organizmalardan oluşmasıdır.

 
 
   

Araştırma Sayı 13

 

13. sayımızda yine önemli konuları işlediğimiz dergimizle sizlerle beraberiz. Bu ayki kapak konumuzda Mübarek Ramazan ayını ele aldık. Ramazan ayının tüm Müslümanların huzur ve barış içinde yaşayacağı günlerin gelmesi için dua etmemize vesile olmasını temenni ediyoruz. Unutmayalım ki halen Filistin’de, Doğu Türkistan’da, Çeçenistan’da ve diğer pek çok ülkede Müslümanlar, oldukça büyük bir zulüm ve sıkıntı altında yaşamaktadırlar. Derginiz Araştırma’nın bu sayısında ilginizi çekeceğini düşündüğümüz konulardan biri, B’nai B’rith’in Kirli Tarihi başlığını taşıyor. Bu yazıyı okuduğunuzda Amerika’daki Yahudi gücünün farklı bir boyutuna şahit olacaksınız. Siyonist zulmün yaşattığı unutulmaz acılardan biri olan Sabra-Şatilla katliamının 20. yıldönümü dolayısıyla bu konuda hazırlanmış önemli bir makale de derginizin sayfaları arasında yer alıyor. İsrail’in Irak sorunundaki rolünü ve bu rolün nedenini çarpıcı bir biçimde gözler önüne seren, İsrail’in Irak Kartı başlıklı makale ise önemli bir açığı fark etmenizi sağlayacak bilgilerle hazırlanmış. Derginizde ilk kez ele aldığımız önemli bir yeni konu da, Allah’ın Kuran’da dikkat çektiği münafık karakteri hakkında. Makalede, iki yüzlü, riyakar kimseleri nitelendirirken kullanılan "münafık" kelimesinin aslında Kuran’da üzerinde çokça durulan ve iman edenler için önemli bir konu olduğu anlatılıyor. Bunların yanısıra balıkların her yöne doğru yaptıkları ani hareketlerin nedenini, sudaki sürtünmeyi engelleyen özel vücut yapılarını ve maksimum verim elde etmelerini sağlayan sistemlerini ise Deniz Altındaki Mühendisler başlıklı makalede bulacaksınız.

 
 
   

Araştırma Sayı 12

 

Şeytan Kuran’a göre, ilk insan olan Hz. Adem’den bu yana insan neslini Allah yolundan saptırmak için çaba harcayan ve kıyamete kadar da harcayacak olan varlıkların genel adıdır. Tüm şeytanların atası ve en büyüğü ise, Hz. Adem’in yaratılmasıyla birlikte Allah’a isyan eden İblis’tir. İblis ve onun takipçileri her kim olursanız olun sizin sonsuz bir azap çekmenizi isteyen, bütün varlığını buna adamış son derece tehlikeli varlıklardır. İnsanlık tarihinin her aşamasında var olmuş, yaşamış ve ölmüş milyarlarca insanı ateşin içine çekmiş olan bu varlıklar insanları halen helaka sürüklemeye devam ediyorlar. Hiçbir zaman ayırım yapmazlar. Bu varlıklar için genç, yaşlı, kadın, erkek, zengin, işçi veya dilenci fark etmez. Her insanı yanlarında cehenneme götürmeyi arzularlar. İşte bu nedenle insanın yapması gereken kendini yaratan Allah’a teslim olmak ve bu varlıklardan Allah’a sığınmaktır. Allah’a olan inancını sağlamlaştıran, dirayetli ve akıllı müminler üzerinde şeytanın ve yandaşlarının hiçbir etkisi yoktur. Allah Kuran’da bu gerçeği şöyle bildirmiştir: "Gerçek şu ki, iman edenler ve Rab’lerine tevekkül edenler üzerinde onun (şeytanın) hiçbir zorlayıcı gücü yoktur." (Nahl Suresi, 99)

 
 
   

Araştırma Sayı 11

 

İnsana, Allah’ın katından bir hidayet olarak, İslam dini anlatıldığında kendi isteğiyle iman eder. Hiçbir baskı ve zorlama altında kalmadan karar verir. İslam, inanç konusunda insanlara kesin ve açık bir dille, özgürlük ve hürriyet tanır. İslam’ın vahyedildiği dönemden günümüze kadar geçerli olan bu anlayış, İslam ahlakının da temelini oluşturur. Kuran ayetleri ve İslam tarihi incelendiğinde herkesin özgürce ibadet edebildiği, inançlarının gereklerini yerine getirebildiği örnek bir toplum modeli görülür. Bu konu İslam ahlakı ve Kuran ahlakının tüm dünyada tanınması açısından oldukça önemlidir. Bu nedenle biz de Araştırma Dergisi olarak Eylül ayında İslam’ın din, dil, ırk gözetmeksizin tüm insanlara sunduğu inanç özgürlüğünü ve olanakları kapak konusunda anlattık. İlginizi çekeceğinden emin olduğumuz bir diğer konuyu da bilim sayfamızda yer verdik. Biomimetik, son günlerde bilim dünyasında yerini alan ve teknolojiye ışık tutan bir bilim dalıdır. Allah, canlıları çeşitli özelliklerle yaratmıştır. Bilim adamları canlılardaki bu özellikleri taklit ederek makineler ve günlük hayatı kolaylaştıracak malzemeler geliştirmektedirler. İnsanların uzun laboratuvar çalışmaları ve denemeler sonucunda yaptıkları teknolojik aletlerin kopya edildikleri canlılardaki bu özellikler, Allah’ın bu canlıları yarattığı andan itibaren bulunmaktadır. Allah’ın bizim için yarattığı bir diğer nimet de koku algısıdır. Hayatımızın her anında muhatap olduğumuz kokuları da Allah bizim için belli bir amaç üzere yaratmıştır. Cenneti hatırlatan güzel kokuların yanında, bizi uyararak tehlikelere karşı dikkatli olmamızı sağlayan kötü kokular da Allah’ın kullarına karşı ne kadar merhametli olduğunun bir tecellisidir.

 
 
   

Araştırma Sayı 10

 

Karma felsefesi, insanları bazı olumlu ahlaki özelliklere özendirmektedir ancak bunun yanında birçok sapkın ve batıl inancı da içermektedir. Tüm batıl dinlerde olduğu gibi bu felsefe de zaman içinde gelenek ve göreneklere, atalardan kalma batıl inançların karıştırılması ile hurafelerle dolu inançlara dönüştürülmüştür. Doğu dinlerinin gizemli ve mistik havası, meditasyon benzeri uygulamaları ve bu dine mensup olan kişilerin tavırlarındaki, giyimlerindeki, konuşmalarındaki ve ibadet şekillerindeki farklılık birçok insanın bu dinlerden etkilenmelerine neden olmaktadır. Ancak Hinduizm ve Budizm gibi inançlar, her ne kadar bazı güzel ahlak mesajları içerseler de, hak din değildirler. Özellikle son zamanlarda ülkemizde de gündeme gelen Karma inancı, bu batıl dinlerden biridir. Bu batıl felsefenin bazı medya kuruluşları tarafından toplumumuza süslü bir şekilde sunulması üzerine bu konuyu derginiz ARAŞTIRMA’da özlü bir şekilde ele aldık ve konuyu kapağa taşıdık. Unutulmamalıdır ki Allah’ın kitabı dışındaki kaynaklar insan düşüncesinin ürünleridir ve mutlak doğru olmaları mümkün değildir. Tek mutlak doğru Allah’ın kitabıdır. Onun dışında kaynaklara dayanarak bir hayat kuranlar yanılgıya düşmekten kendilerini uzak tutamazlar.

 
 
   

Araştırma Sayı 09

 

Dünyada büyük gelişme gösteren İslam’a yöneliş hareketlerinde, ABD en ön saflarda yer almaktadır. Tüm bu olayların içinde bulunduğumuz ahir zamanda gerçekleşiyor olması ise Allah’ın vaadinin yaklaşmakta olduğunun işaretlerindendir. Başta ABD olmak üzere, bütün dünyada İslam’a karşı duyulan yakınlık gün geçtikçe artmaktadır. Yaşanılan her bir olay çok daha önemli ve büyük gelişmelere aracı olmakta, Müslümanların asırlardır bekledikleri kutlu dönemin yaklaştığını müjdelemektedir. Bu dönem ahir zamandır. Ahir zamanın içinde olduğumuz bu dönemde, dünyanın siyasi ve ekonomik açıdan en etkin ülkesi olan Amerika’daki gelişmeler elbette ki son derece önem taşımaktadır. Bu noktada dünyanın bu en büyük ülkesini yakından takip etmek, inanç ve düşünce yönünden halkının ve özellikle liderlerinin eğilimlerini gözlemlemek öncelik gerektiren konulardır. Derginiz “Araştırma” da bu amaçla, Amerika Birleşik Devletleri’ndeki son zamanlarda gözlenen ve ciddi manada gelişme gösteren İslam’ı tanıma ve yönelme eğilimlerini masaya yatırıyor.

 
 
   

Araştırma Sayı 08

 

Araştırma dergisinde 7.ayımızı da geride bırakarak bu yeni sayımızla yine beraberiz. Mercek dergisine göstermiş olduğunuz yüksek teveccühten sonra bu dergimizin de sizler tarafından büyük ilgi görmesi, bizi gerçekten çok şevklendiriyor. İlk sayımızdan itibaren Dış Politika’da yol gösterici, idari ve ekonomik konularda ise belirleyici ve çözüm önerileri getiren yeni bir vizyon ortaya koymaktayız. Tarihten ve güncel konulardan önemli gördüğümüz konuları ise size anlatmaya çalışıyoruz. Şunu kesinlikle söylemeliyiz ki, yazılarımızın hepsini büyük bir özen ve dikkatle objektif bir bakış açısıyla seçmekteyiz, bunu yaparken de amacımız kesinlikle dergi yayıncılığı yapmak değil. Tek istediğimiz içinde yaşadığımız bu değerli vatanın ve bu vatanı değerli kılan yüksek Türk Milleti’nin vatansever fertleri olduğumuzu gösterebilmek. Bunu yaparken de milli ve manevi değerlere bağlılığımız en büyük dayanağımızdır.

 
 
   

Araştırma Sayı 07

 

Tarihteki tüm kötülüklerin kaynağı olan şeytanın hedefine ulaşmak için kullandığı en önemli vasıta, birbiriyle ittifak eden gizli örgütlerdir. Çünkü gizlilik şeytanın en temel taktiğidir. Açıkça faaliyet göstermek şeytanı deşifre edeceğinden, gizlilik şeytanın vazgeçilmez özelliğidir. Bu noktada görünürde olumlu mesajlar veren ama gerçekte şeytanı temsil eden gizli örgütlerin açığa çıkarılmasının son derece büyük önemi olduğu ortadadır. Kötülüklerin kaynağını tespit edebilmek için ise, insanın öncelikle Allah’ın vahyini kendine rehber edinmesi, ardından geniş düşünmesi ve derinlemesine araştırma yapması gerekmektedir. Derginiz Araştırma, bu sayısında kapak konusu olarak dünyada kötülüğü örgütleyen ve birbiriyle ittifak halinde olan gizli örgütlerden en önemlilerini ele almıştır. Tarih boyunca kötülükte ittifak eden gizli örgütlerin günümüze kadar gelen uzantıları, yanlış bir fikri uzun bir zaman boyunca ve etkili propaganda yöntemleriyle kitlelere kabul ettirebilmiştir. Ancak tüm bunlar açığa çıkmakta ve Allah’ın izniyle 21. yüzyıl kötü ittifakların umdukları gibi kendilerinin değil, “yok olup gidecek” olan tüm kötülük temsilcilerinin ardından, İslam ahlakının yüzyılı olacaktır.

 
 
   

Araştırma Sayı 06

 

Doğu Türkistan Sorunu Araştırma dergisinin 6. sayısını birbirinden önemli konulara ayırdık. Bunlardan ilkini Doğu Türkistan’da yaşananlar oluşturuyor. Dikta, sömürü, sürgünler, işkenceler, toplama kampları ve toplu katliamlar... Bunlar, Doğu Türkistan’da yaşanan gündelik olaylardan. Çin’in uyguladığı bu zulüm politikası son günlerde daha da yoğunlaştığı için bu konu dergimizin kapak konusu oldu. Bu zulmü dünya kamuoyunun ve uluslararası kuruluşların dikkatine sunacak her türlü girişim, bu konuda yapılacak en ufak bir katkı bile önemli bir hizmet olacaktır diye düşünüyoruz. 30 milyonluk Doğu Türkistan halkına uygulanan acımasızlıkların çözümü ise hiç şüphesiz, tüm bu zulmün gerçek kaynağı olan dinsizliği fikren çürütmek, bunun yerine hakkı ve güzel ahlakı hakim kılmak için fikri bir mücadele yürütmektir. Dergimizde ayrıca Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in güzel ahlakını ele aldık. Yazıda, Allah’ın "... ancak o, Allah’ın Resûlü ve peygamberlerin sonuncusudur." (Ahzab Suresi, 40) ayetiyle bildirdiği gibi insanlar için son peygamber olarak gönderilen, Allah’ın en son hak kitabını vahyettiği, güzel ahlakı, takvası, Allah’a olan yakınlığı ile insanlara örnek kıldığı Peygamberimiz (sav)’in üstün ahlakı Kuran ayetleriyle açıklanmaktadır.

 
 
   

Araştırma Sayı 05

 

TÜRKİYE İÇİN MİLLİ STRATEJİ Soğuk Savaş’ın bitmesiyle birlikte dünyanın stratejik tablosu çok hızlı bir değişim sürecine girdi. Bu süreç, özellikle Türkiye’yi yakından ilgilendiriyordu. Çünkü Türkiye’nin dış politikasında, Balkanlar ve Kafkasya-Orta Asya’da, köklü bir rejim değişikliği yaşandı. Sovyetler Birliği sınırları ya da etki alanı içindeki cumhuriyetler bağımsızlıklarını elde ettiler. Bu cumhuriyetler, "Türk kimliği" ya da "Osmanlı mirası" nedeniyle Türkiye ile yakın tarihsel ve kültürel bağlara sahiplerdi.

 
 
   

Araştırma Sayı 04

 

Ahir zaman ve insanlığın kurtuluşu Ahir zaman, Mehdiyet ve Altınçağ kavramları pek çok insan için tanıdık kavramlar olmayabilir. Ahir zaman, "son dönem" anlamına gelir ve kıyamete yakın bir zamanda, Kuran ahlakının hakim olacağı, insanlar arasında yaygın olarak yaşanacağı bir dönemi ifade eder. Bu dönemde Allah, yolunu şaşırmış olan insanlığı doğru yola davet etmek için, doğruya götüren sıfatını taşıyan, "Hz. Mehdi"yi vesile kılacaktırHz. Mehdi, önce İslam Dünyasının içinde mücadele yürütecek ve İslam’ın aslından kopmuş olan Müslümanları gerçek imana ve ahlaka döndürecektir.

 
 
   

Araştırma Sayı 03

 

Beklenen Altınçağ Yirminci yüzyılın son çeyreğinde Sovyetler Birliği’nin dağılmasıyla birlikte, dünyanın siyasi geleceğinin nasıl olacağı sorunu ortaya çıktı. Bu konuda çok çeşitli tezler öne sürülmüştür. Ortaya atılan senaryolardaki ortak tema, bütün materyalist ideolojilerde görülen "çatışma" kavramının milletlerarası ilişkilere uygulanmasıdır. Gelişmenin en önemli şartı olarak, milletler arasındaki ihtilaf ve çatışmaların sebep olacağı şiddeti öngören bu anlayış, geçtiğimiz yüzyıla damgasını vuran bütün siyasi akımların temelini oluşturmuştur.

 
 
   

Araştırma Sayı 02

 

Geride bıraktığımız 20. yüzyılda dünyanın en kanlı, en karışık ve en huzursuz bölgeleri Balkan Yarımadası ile Ortadoğu oldu. Bu iki bölge büyük savaşlar, iç çatışmalar, işgaller, gerilla hareketleri, soykırımlar, sürgünler, mülteciler gördü. Özellikle etnik ve dini farklılıklara dayanan çatışmalar, her iki bölgeye de kan ve gözyaşı getirdi.

 
 
   

Araştırma Sayı 01

 

Aylık kültür, tarih ve politika dergisi "ARAŞTIRMA" Kasım ayı ile birlikte okuyucularına merhaba diyor. Türkiye dış politikasını ve dünyada gelişen olayları farklı bir bakış açısıyla inceleyecek olan dergimiz, okuyucusuna her ay, 2 VCD ve 1 kitap hediye ederek kültürel alanda dev bir hizmeti yerine getirmeyi amaçlıyor. İlk sayımızın kapak konusunu Medeniyetlerin Barışı konusuna ayırdık.

 
 
   
   
   1 2 3 4 5 6 7 8