Harun Yahya - Rss Feed RSS Feed
   1 2 3 4 5 6 7 8    
Dergiler
İsme Göre Sırala Tarihe Göre Sırala
Toplam 226 Eser

İlmi Araştırma Sayı 02 - Ağustos 2004

 

Öncelikle ilk sayımıza gösterdiğiniz yoğun ilgi için teşekkür ediyoruz. Yayın hayatına yeni başlayan dergimizin bu ikinci sayısında, yoğun ve detaylı bir çalışmanın ürünü olan ilgi çekici konuları sizlere aktarmaya devam ediyoruz. Bu ayın kapak konusunu, hadislerde ve İslam alimlerinin açıklamalarında geniş yer tutan, ahir zamanın önemli konularından Mesih Deccal’in saklandığı yer konusundaki görüşlere ayırdık. Ahir zamanın anlatıldığı hadislerde söz edilen, yeryüzünde kötülüğü organize edip, insanları din ahlakı ndan uzaklaştırarak, kargaşa ve bozgunculuğa neden olacak Deccal’in çıkışını ve gizlendiği yer konusunu "Mesih Deccal Nerede Saklanıyor?" başlıklı yazıda büyük bir ilgi ve heyecanla okuyacağınızı umuyoruz.

 
 
   

İlmi Mercek Sayı 02 - Ağustos 2004

 

İLMİ MERCEK dergimizin bu ikinci sayısında, sizler için, kainattaki yaratılış delillerinden ahir zaman alametlerine, teknolojik gelişmelerden Kuran mucizelerine kadar ilgi çekici pek çok konu hazırladık. Bu ay kapak konusunu, kıyametin hemen öncesinde, ahir zaman olarak isimlendirilen dönemde ortaya çıkacak, yeryüzünde bozgunculuk çıkaracak inkarcı ve sapkın Yecüc ve Mecüc kavminin detaylı incelemesine ayırdık. "Yecüc ve Mecüc Ne Zaman, Nerede?" başlıklı yazımızı ilgiyle okuyacağınızı tahmin ediyoruz.

 
 
   

İlmi Araştırma Sayı 01 - Temmuz 2004

 

Değerli okurlarımız, Daha önce “Araştırma” adı ile yayınladığımız dergimize kısa bir süre ara verdikten sonra, daha büyük boyutlarla ve 48 sayfa olarak hazırladığımız “İlmi Araştırma” dergisi adı altında sizlerle yeniden beraberiz. Öncelikle belirtmek isteriz ki; yayın hayatımız boyunca en büyük temennimiz; Yüce Allah’ın bizlere emrettiği “güzel ahlak”ı tanıtmak ve olayları bu çerçevede değerlendirmek olacaktır. İlmi Araştırma, “ilmin tamamının Yüce Allah’a ait olduğu” bilinci ile hazırlanmakta ve Allah’ın hoşnut olması dışında hiçbir gaye gözetilmemektedir. Bu bakış açısının ışığında, dergimizdeki yazılar, süslü ve ağdalı cümleler, kelime oyunları, karmaşık ve bilgileri gösterişe yönelik anlatımlar içermemekte, konular samimi, açık ve sade bir dille okurlara aktarılmaktadır.

 
 
   

İlmi Mercek Sayı 01 - Temmuz 2004

 

Değerli okurlarımız, Harun Yahya’nın eserlerinden faydalanarak ve bu eserlerin çizgisinde hazırlanan yazıları artık "İlmi Mercek" dergisinden okuyacaksınız. Bizler İlmi Mercek’in ılımlı ve sevgi dolu dergicilik anlayışını, zengin konu dağarcığını, hepsinden önemlisi Yüce Allah’ın muhteşlem yaratışının tüm kainattaki delillerinin öğrenilmesini ve Kuran ahlakının yeryüzünde yayılmasını gaye edinmiş birbirinden değerli yazıları siz değerli okurlarımızla paylaştığımız için çok mutluyuz

 
 
   

Mercek Sayı 36

 

 Dergimizin bu ayki kapağını Şahsı Manevi konusuna ayırdık. Bediüzzaman'ın, Hz. İsa ve Hz. Mehdi konularından bahsederken sıklıkla kullandığı bu ifadenin anlamına açıklık getirdiğimiz "Şahsı Manevi Yanılgısı" başlıklı yazımızı dikkatle okumanızı öneriyoruz.  Gelişlerini şevk ve heyecanla beklediğimiz, Hz. İsa ve Hz. Mehdi'nin, tebliğ faaliyetlerine başladıklarında, önceleri insanlar tarafından tanınmayacak olmaları konusunu işlediğimiz sayfaların ilginizi çekeceğini tahmin ediyoruz...

 
 
   

Mercek Sayı 35

 

İSLAM DÜNYASI İÇİN İTTİFAKIN ÖNEMİ Allah, Kuran-ı Kerim’de tüm Müslümanlara “birlik olmayı” emretmiş; çekişmemelerini, dağılıp ayrılmamalarını bildirmiştir. Müslümanların da bu emir doğrultusunda davranmaları ve tek vücut olmaları gerekmektedir. Bugün dünya üzerindeki Müslümanlara baktığımızda, küçük ayrılıklardan dolayı, bu durumun tam olarak yerine getirilemediği görülmektedir. "İslam Dünyası İçin İttifakın Önemi" başlıklı yazımızda tüm Müslümanları birlik olmaya davet ediyoruz. Peygamberimiz (s.a.v.)’in Dilinden Cennet Cennetteki ihtişamın ve sınırsız nimetin, Peygamber Efendimiz (sav)’in hadislerinden aktarıldığı yazımızı ilgiyle okuyacağınızı umuyoruz. Aksiyon Dergisine İtirazlar Haklı mıydı? (2) Geçen sayımızda, Aksiyon Dergisi’nin, “Hz. İsa“ konulu haberini Kuran ayetleri ışığında incelemiştik. Bu sayımızda ise, “Hz. İsa’nın Gelişi” konusunu, hadisler ve İslam alimlerinin görüşleri doğrultusunda detaylı biçimde ele alacağız. Fettullah Gülen Hocaefendi’nin ‘Ateist Terorist’ Benzetmesi Bilindiği gibi Nisan ayında Fethullah Gülen Hocaefendi’nin Zaman Gazetesi’nde yayınlanan bir röportajı büyük tartışmalara neden oldu. Bu yazımızda, ateist-terörist benzetmesi konusundaki değerlendirmelerimizi bulacaksınız. “Hz. İsa Öldü” Diyenler Büyük Bir Yanılgıdadır! Bir başka konu başlığımız ise, Hz. İsa hakkındaki çok yanlış bir bilginin düzeltilmesine yönelik olarak hazırlandı. Kuran'da ölmediği, Allah Katına diri olarak alındığı ve tekrar yeryüzüne döneceği ile ilgili açık ayetler bulunmasına rağmen, Hz. İsa'nın öldüğü iddiasının ne büyük bir yanılgı olduğunu dergimizi okuyunca sizler de göreceksiniz. Ayrıca bu sayımızda, Kuran'da bildirilen "Fil Vakası" ve "Tabut-u Sekine" konuları hakkında önemli bilgiler bulacaksınız. Bu sayımızdaki armağanlarımız ise Harun Yahya’nın eserlerinden faydalanılarak hazırlanan ‘Hz. İbrahim ve Hz. Lut’ ve ‘Yolculuk Nereye’ belgesel VCD’leri. Haziran ayında tekrar buluşmak dileğiyle...

 
 
   

Mercek Sayı 34

 

Hz. Musa'nın Kızıl Denizi Geçişinin Sırrı Bu sayımızda, Hz. Musa'nın mucizelerinden birisi olan ve Kuran'da bildirilen "Kızıldeniz'in yarılması" vakasını, uzun araştırmalar sonucunda ortaya çıkan çarpıcı sonuçlarıyla sizlere sunuyoruz. Tamamen bilimsel araştırmalar kaynak alınarak hazırlanan konu ile ilgili sayfalarda, Hz. Musa ve beraberindekilerin göç yolundan denizin yarıldığı yere kadar olan birçok ayrıntıyı detayları ile anlatmaya çalıştık. Aksiyon Dergisine İtirazlar Haklı mıydı? Dergimizde birçok kereler ele aldığımız "Hz. İsa'nın dünyaya ikinci kere gelişi" gerçeği hakkında son günlerde Türkiye'de geniş bir fikir alışverişi ve tartışma zemini oluştuğunu gözlemliyoruz. Geçtiğimiz dönemde, Aksiyon dergisinin bu konudaki haberi ve dergi yayınlandıktan sonra ortaya çıkan görüşleri mercek altına aldığımız sayfaları "Aksiyon Dergisine İtirazlar Haklı mıydı?" başlığıyla sizlere sunduk. Vücudumuzdaki Akıllı Kapılar Vücudumuzdaki 100 trilyon hücrenin herbirinin akıllı kapılarla korunduğunu biliyor muydunuz? "Hücre zarı" adı verilen muhteşem sistemin ayrıntılarını okudukça yaratılıştaki olağanüstülüğü göreceksiniz. Topraktaki Hazine "Toprağın Altındaki Hazine" konusuna dikkat çektiğimiz sayfalarda, sizin için var edilmiş olan bu büyük nimetin aslında tam anlamıyla büyük bir hazine olduğunu anlayacaksınız. Kurtuluş İçin Fedakarlık Çok önemli bir mümin alameti olan fedakarlık konusu da bu ayki konularımız içinde yer alıyor... Mercek'in bu sayıdaki armağanları ise: Harun Yahya'nın eserlerinden faydalanılarak hazırlanan 'Hz. Muhammed (s.a.v.)' belgesel VCD'si ve 'Hidayet İmamları' serisinden 'İmam Buhari'nin 2. VCD'si. Bu önemli filmleri elinizden geldiğince fazla insan ile paylaşarak büyük bir hizmet yapmış olacağınızı hatırlatmak istiyoruz.

 
 
   

Mercek Sayı 33

 

Yaratılış Hakikatleri ve Kuran Bilgisi Bir ay boyunca bir kere bile yere inmeden tam 15.000 km uçan albatroslar, dünyanın çevresinde tur atan kırlangıçlar, doğumlarından kısa süre sonra tam 6.000 km sürecek bir yolculuğa çıkan yılan balıkları... Mucize Yolculuk Nereye? Bu ayki kapak konumuzu hayvanların şaşırtıcı göçlerine ayırdık. Ağırlıkları 35-40 gramdan 130 tona kadar olan çeşit çeşit hayvanların hayatları boyunca defalarca tekrarladıkları göçlerini mercek altına aldığımız satırları okudukça, Allah'ın ne denli üstün bir kudret ve ilimle yeryüzündeki canlıları yaratmış olduğunu daha iyi anlayacaksınız. Hazreti İsa 2000'li Yıllarda Gelecek Bildiğiniz gibi Mercek, Hz. İsa'nın dünyaya tekrar gelişini sürekli ancak farklı yönlerden incelemekte. Bu ayki sayımızda İslam alimlerinin -Kuran ayetleri ve hadis-i şerifler ışığında- bileştikleri ortak bir kanaati okurlarımıza müjde olarak veriyoruz: "Hz. İsa Allah'ın izniyle 2000'li yıllarda gelecek..." Bu konuların dışında, derginiz Mercek yine dopdolu. Vücudumuzu ayakta tutması için eşsiz bir tasarımla yaratılmış olan denge sistemi hakkında birbirinden ilginç bilgileri sizin için derledik. Darwinizm'in toplumda açtığı yaraları ve bugüne kadar sebep olduğu felaketleri konu aldığımız dosyamızı yine ilgiyle okuyacağınızı umuyoruz. Mercek'in bu sayıdaki armağanları ise: Dünya'da İslam'ın Yükselişi ve İmam Buhari isimli iki belgesel film. Bu önemli filmleri elinizden geldiğince fazla insan ile paylaşarak büyük bir hizmet yapmış olacağınızı hatırlatmak istiyoruz.

 
 
   

Mercek Sayı 32

 

21. asrın ilk yılları sadece takvim olarak değil siyasi ve ekonomik olarak da yepyeni bir dönemin başlangıcı oldu. "Terör" eylemleri insanlığı tehdit ederken, tüm dünya "medeniyetler savaşı" ile karşı karşıya getirilmeye çalışıldı. Oysa medeniyetler savaşı projelerinin sahneye konulmaya çalışıldığı bu coğrafya bir zamanlar böyle değildi. Tüm dünyada dikkatlerin çevrildiği Ortadoğu, Orta Asya ve Balkanlar, Osmanlı İmparatorluğu'nun sancağı altında yüzyıllar boyunca huzur ve barış içerisinde yaşamışlardı. Türkiye, İslam Dünyası'nın büyük bölümünü asırlar boyu yönetmiş olan Osmanlı İmparatorluğu'nun mirasçısı olarak, 21. yüzyılda İslam dünyası'nı yeniden düzenleme çabalarının baş aktörü olmak durumundadır. Sözünü ettiğimiz Neo-Osmanlı birlik, Türkiye Cumhuriyeti'nin liderliğinde kurulmalıdır. Batılıların bile, "Osmanlı İmparatorluğu'nun yeniden kurulması gerektiğini" düşündükleri bu devirde, Osmanlı'nın ceddinin bu işe dört elle sarılmaları gerektiği aşikardır. Şubat sayımızın kapak konusunu "Neo Osmanlı Birlik" konusuna ayırdık. Mucize Savaşçı Kortizol, Zor Anların Önemi, Köpek Balıklarındaki Özel Sistem, DNA Bilgisayarı, Sağduyulu Yahudilerin Siyonizme Tepkisi ve Trioid Bezinden Verim Dersleri bu sayımızda yeralan konular arasında... Tıpkı yeryüzünde yaşayan ve yaşamış milyarlarca insan gibi sadece bakıyor ve görüyorsunuz. Bir cisme odaklanıp onu net görmek için göz merceğinizin cismin uzaklığına göre alması gereken yarıçapın optik ölçümlerini, merceğe bağlı kasların çok hassas kasılma oranlarını hesaplamıyorsunuz. Yalnızca o cismi net görmek istiyorsunuz, gerisi saniyenin çok küçük bir diliminde sizin için otomatik olarak hallediliyor. Bunun ne kadar büyük bir mucize olduğu, bu kadar insan gibi belki bugüne kadar sizin de aklınıza gelmedi. Ancak bu sayımızda hediye edeceğimiz ve aylar süren bir çalışmanın ürünü olan "Gözdeki Mucize" belgeselini izledikten sonra vücudumuzun bu çok önemli organındaki mükemmel sistemleri daha iyi anlayacak ve insan vücudunun sırlarını biraz daha kavrayacaksınız.

 
 
   

Mercek Sayı 31

 

İslam Bilim ve Teknolojiye Nasıl Yön Verdi? Dünyanın bugünkü medeniyet seviyesinde büyük payı olan bilim ve teknolojinin tarihi gelişimi son derece hızlı oldu. Bilim tarihinin önemli keşifleri, dokuzuncu yüzyıldan ondördüncü yüzyıla kadar uzanan dünya tarihinde, dönemin en ileri uygarlığı olan "İslam Uygarlığı"nın ürünüdür. Tüm yaşamlarını, dolayısı ile bilime dair çalışmalarını Kuran ayetlerinin ışığında Müslümanlar o dönemde bilime sahip çıkmışlardır. Tıp, astronomi, cebir ve kimya gibi birçok alanda önemli neticeler elde eden Müslüman bilim adamları, medeniyet ve kültür sahasında kısa zamanda kendilerini tüm dünyaya kanıtlamışlardır. Buluşlarıyla uygarlığın ilk adımlarının atılmasına vesile olan Müslümanlar, ilerlemenin yolunu açmışlardır. Dergimizin Aralık sayısının kapak konusunu işte bu önemli dosyaya ayırdık. "İslam Bilim ve Teknolojiye Nasıl Yön Verdi?" başlıklı makaleyi ilgi ile okuyacaksınız. Değerli Bir Besin Kaynağı:Balık Son yıllarda kalp hastalıklarındaki aşırı artış insanların beslenme alışkanlıklarını da tartışma konusu haline getirmiştir. Uzmanlar kalbin sağlıklı işleyişinde ve hastalıkların önlenmesinde önemli bir besini tavsiye etmektedir: Balık. Dergimizde bu önemli besin kaynağının yararlarını anlatan önemli bir yazıya yer verdik. İnancın Sağlıklı Yaşam Üzerindeki Olumlu Etkileri, Mükemmel Bir Taklit; Biyonik Göz, Hayvanların Şaşırtıcı Yetenekleri, Mucize Karışım; Anne Sütü, Deniz Suyundaki Değişmeyen Ölçü, Kuran'da Dikkat Çekilen Bir Meyve; Hurma ve Faydaları, Uzayın Sonsuzluğu Üzerine Düşünmek, Gece Avcısı Baykuştaki Üstün Tasarım bu sayımızda yeralan konular arasında.

 
 
   

Araştırma Sayı 25

 

Geçtiğimiz ay İstanbul'da önemli bir konferans gerçekleştirildi: "Osmanlı Vizyonu ile Balkanlar'a Bakış". Bilim Araştırma Vakfı tarafından organize edilen bu etkinliğe Sancak, Makedonya, Batı Trakya, Bosna Hersek ve İslam coğrafyasının çeşitli merkezlerinden katılan konuklar Balkan Müslümanlarının sorunlarını dile getirdiler. Bosna-Hersek Müslümanlarını temsilen konferansa katılan Bosna Hersek Cumhurbaşkanı Danışmanı İzzeddun Ladiç, Balkanların "Bilge Kral"ı Aliye İzzetbegoviç'in yaşamından kesitler sunarak örnek mücadelesini anlatmıştı. Bu konferanstan kısa bir süre sonra "Bilge Kral "Aliya İzzetbegoviç vefat etti. 20. yüzyılın ikinci yarısında, Balkan yarımadasında yetişen bu en büyük, en bilge, en kahraman Müslüman devlet adamı, azim dolu bir hayatı ardında bırakarak ahirete intikal etti. Başta Bosna-Hersek Müslümanları olmak üzere tüm İslam dünyasına başsağlığı diliyoruz. Balkanlardaki İslam'ın Kahraman Lideri: Aliya İzzetbegoviç Dünya Aliya İzzetbegoviç'i 1992 yılında başlayan Sırp-Müslüman savaşı, daha doğrusu Sırpların Müslümanlara karşı başlattıkları soykırım sırasında gösterdiği kahraman liderlik sayesinde tanıdı. Araştırma Dergisi'nin kapak konusunu "Aliya İzzetbegoviç'in Ardından Balkanların Geleceği" konusuna ayırdık. Ayrıca bu sayımızda "Edirne'nin Ötesinde Bıraktığımız" soydaşlarımıza yani Batı Trakya'daki Müslüman soydaşlarımızın sorunlarına da geniş yer ayırdık. Çin'in Antik İnancı; Şamanizm, Sahte Dünyanın Acıları, Dindar Evrim Yanılgısı'na Kuran'dan Cevaplar bu sayımızda yeralan konular arasında. Vücudumuzdaki Sayaç: Tansiyon Sağlıklı olmak ne demektir? Farz edelim hiçbir belirgin hastalığınız yok, normal bir vücut ağırlığına sahipsiniz, vücudunuzun enerji rezervleri tam ve vücudunuzun hormonal dengesi, su-tuz dengesi de yerli yerinde... Ancak bütün bunlara rağmen sağlıklı olduğunuzdan söz edebilmek için vücudunuzdaki sayacın da doğru değerleri göstermesi gerekiyor... Araştırma ile birlikte çok önemli belgeseller hediye ediliyor. Harun Yahya'nın eserlerinden yararlanılarak hazırlanan "İslam Birliğine Çağrı" adlı belgeselde önemli sorunların çözümünün Müslümanların birleşmesinden ve "İslam Birliği"ni kurmalarından geçtiği anlatılıyor. "Hz. İsa" adlı belgeselimizde ise Allah'ın kutlu bir peygamberi olan Hz. İsa'nın yaşamı Kuran ve hadisler ışığında tekrar yeryüzüne dönüşü konu ediliyor.

 
 
   

Araştırma Sayı 26

 

Din ve vicdan hürriyetini sınırsız bir şekilde kullanan Türkiye Yahudilerinin yüzyıllardır kesintisiz devam eden Cumartesi duası 15 Kasım sabahı patlayan bombalarla kesintiye uğradı. Beyoğlu Kuledibi'ndeki Neva Şalom Sinagoğu ile Şişli'deki Beth İsrael Sinagoğu'ndaki patlamalarda 24 kişi hayatını kaybederken 300 kişi de yaralandı. Türkiye Sinagoglara düzenlenen saldırıların şokunu atlatamadan İngiltere Başkonsolosluğu ve bir bankanın genel merkezine düzenlenen intihar saldırılarıyla bir kez daha sarsıldı. İslam dininin kesin olarak lanetlediği terör saldırılarına maruz kalan vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet diliyoruz. Sinagog katliamın ardından en çarpıcı açıklamayı Hahambaşı İshak Haleva yaptı. Türkiye tarihinde ilk defa kendilerini bir Başbakanın ziyaret etmesinden büyük memnuniyet duyduklarını açıklayan Haleva, Osmanlı İmparatorluğu'ndan ve Türkiye Cumhuriyeti'nden Allah razı olsun, dedi. Haleva konuşmasında ayrıca şunları söyledi: "Terörün dini ve ideolojisi yoktur. Bu olayda Musevilerden çok Müslümanlar öldü. Her gün gördüğümüz, selamlaştığımız insanlar öldü. Avrupa bunun farkında değil.

 
 
   

Mercek Sayı 30

 

İslam Bilim ve Teknolojiye Nasıl Yön Verdi? Dünyanın bugünkü medeniyet seviyesinde büyük payı olan bilim ve teknolojinin tarihi gelişimi son derece hızlı oldu. Bilim tarihinin önemli keşifleri, dokuzuncu yüzyıldan ondördüncü yüzyıla kadar uzanan dünya tarihinde, dönemin en ileri uygarlığı olan "İslam Uygarlığı"nın ürünüdür. Tüm yaşamlarını, dolayısı ile bilime dair çalışmalarını Kuran ayetlerinin ışığında Müslümanlar o dönemde bilime sahip çıkmışlardır. Tıp, astronomi, cebir ve kimya gibi birçok alanda önemli neticeler elde eden Müslüman bilim adamları, medeniyet ve kültür sahasında kısa zamanda kendilerini tüm dünyaya kanıtlamışlardır. Buluşlarıyla uygarlığın ilk adımlarının atılmasına vesile olan Müslümanlar, ilerlemenin yolunu açmışlardır. Dergimizin Aralık sayısının kapak konusunu işte bu önemli dosyaya ayırdık. "İslam Bilim ve Teknolojiye Nasıl Yön Verdi?" başlıklı makaleyi ilgi ile okuyacaksınız. Değerli Bir Besin Kaynağı:Balık Son yıllarda kalp hastalıklarındaki aşırı artış insanların beslenme alışkanlıklarını da tartışma konusu haline getirmiştir. Uzmanlar kalbin sağlıklı işleyişinde ve hastalıkların önlenmesinde önemli bir besini tavsiye etmektedir: Balık. Dergimizde bu önemli besin kaynağının yararlarını anlatan önemli bir yazıya yer verdik. İnancın Sağlıklı Yaşam Üzerindeki Olumlu Etkileri, Mükemmel Bir Taklit; Biyonik Göz, Hayvanların Şaşırtıcı Yetenekleri, Mucize Karışım; Anne Sütü, Deniz Suyundaki Değişmeyen Ölçü, Kuran'da Dikkat Çekilen Bir Meyve; Hurma ve Faydaları, Uzayın Sonsuzluğu Üzerine Düşünmek, Gece Avcısı Baykuştaki Üstün Tasarım bu sayımızda yeralan konular arasında.

 
 
   

Mercek Sayı 29

 

Bu ayki kapak konusu çok hayati bir organ olan kalbe ayrıldı. Daha annenizin karnındaki oluşum safhanızdan başlayarak durup dinlenmek bilmeden yıllarca çalışan ve vücudunuzu meydana gelen trilyonlarca hücreye Allah'ın ihsanıyla hayat veren bu organımız hakkında bilgi sahibi oldukça insanın ne kadar mucize bir varlık olduğuna bir kez daha şahit olacaksınız. Allah'ın yarattığı doğada bulunan her varlık kusursuz bir tasarımdır. Bu kusursuz tasarımlara örnek olan meyve ağacında ya da herhangi bir bitkide, insanoğlunun ulaşamayacağı kadar yüksek bir bilgi ve teknoloji vardır. Örneğin tohumun içindeki bilginin, oluşturacağı ağacın şekil ve yapısını içermesi ve hatta ağacın üreteceği meyvenin de tad ve kokusuna ait bilgilerine sahip olması tasarımındaki mükemmelliği göstermektedir. "Topraktan Çıkan Mucize; Lezzet" başlıklı yazıda bitkilerin tad ve kokusunun oluşumunu anlatılıyor. Robot Karınca Teknolojisi, Samimiyetsizliğin Karanlık Dünyası, Benzeri Üretilmeyen Tek Yapı: Kan, Kanat Mucizesi ve Teknoloji, Doğadan Bilinmeyen Tasarım Mucizeleri, Su Altındaki İhtişamlı Yaşam bu sayıda yeralan konular arasında. Geçen aylarda olduğu gibi bu sayıda da iki muhteşem VCD hediye ediliyor. Tüm insanların yaratılış amacının anlatıldığı "Allah İçin Yaşamak" ve Allah'ın Munis Sanatının anlatıldığı "Hayvanlardaki Mucizevi Güzellikler" VCD'lerini beğenerek izleyecek ve çevrenizdeki insanlarla da paylaşacaksınız.

 
 
   

Mercek Sayı 28

 

Bu sayımızın kapak konusunu birçok kimse için oldukça yabancı bir kavram olan “altın oran” konusuna ayırdık. Bu yabancı kavramın tüm detayları, Fibonacci isimli İtalyan matematikçinin bulduğu bir dizi sayıda gizlidir. Fibonacci sayıları olarak da adlandırılan bu sayıların özelliği, dizideki sayılardan her birinin, kendisinden önce gelen iki sayının toplamından oluşmasıdır. Altın oranın hayranlık uyandıran birçok özelliğinin bulunduğu kapak konumuzu ilgi ile okuyacağınızı ümit ediyoruz.

 
 
   

Mercek Sayı 27

 

Yeryüzündeki canlı türlerinin her biri mucizevi özellikler ve hayranlık uyandıran yeteneklerle yaratılmışlardır. Tek bir canlı türü incelendiğinde dahi, Allah’ın ihtişamlı yaratışının yüzlerce delilini görmek mümkündür. Bu kusursuz canlılardan olan kuşlar da yeryüzünde yaklaşık 10 bin türü bulunan ve birbirinden mucizevi özellikler taşıyan canlılardır. Yaşadığımız her yerde bu canlıların çok sayıda farklı türü ile karşılaşmamız ve bu türlerin her birinde hayranlık uyandıran farklı yönler görmemiz mümkündür. Bu canlılar estetik görünümleri, kusursuz uçuş mekanizmaları, göç etme konusundaki uzmanlıkları, yuva yapma becerileri veya gösterdikleri fedakarca davranışlar ile yaratılış gerçeğine delil olan sayısız özelliğe sahiptirler. Derginin bu sayısında aynı zamanda sosyal gruplar oluşturma yönünde de özel bir yetenekle yaratılmış olan kuşların konuşma ve ses taklidi yeteneği ile donatılmasının yaratılışın sayısız mucizelerinden biri olduğu anlatılıp, ayrıca bu yeteneğin evrim teorisinin iddialarını nasıl geçersiz kıldığı açıklanıyor. Tarihteki Bazı Bilimsel Yanılgılar, Uykunun Hayatımızdaki Önemi, Gece Avlanan Balıkların Işığı Bakteriler, Göz Kapakları, Akılcı Ağ Kurma Teknikleri, Yeraltı Suları, Kuşlardaki Bozulmayan Denge, Keşfedilen Yeni Mucizeleriyle Evren, Karidesten Dayanıklılık Dersleri, Hava Kesesi ve Deri ve Usta Dalgıç Pelamis bu sayıda yer alan diğer konular arasında. Bu sayıda da Harun Yahya’nıniki belgesel VCD’si hediye ediliyor. Belgesellerdeki önemli gerçekleri ilgi ile izleyeceksiniz. Bu belgeselleri çevrenizdeki kişilerle paylaşmanızı tavsiye ediyoruz.

 
 
   

Mercek Sayı 26

 

Evrim teorisini ilk ortaya koyan isim Charles Darwin gözleri anlatırken "gözleri düşünmek beni bu teoriden soğuttu" demişti. Mercek dergisinin Ağustos sayısının kapak konusu "Darwin’i ve tüm evrimcileri bu teoriden soğutan" yaratılışın önemli delillerinden biri olan gözdeki mucizelere ayrıldı. Böceklerin taklit yeteneği olduğunu ve bu yetenekleri sayesinde nesillerini devam ettirdiklerini biliyor muydunuz? Bu sayıda yer alan "Böcekleri Taklik Eden Bitkiler" başlıklı yazımızda dünyada çok az insanın bildiği bu önemli iman hakikatini sizlere aktarılacak. Dünyanın birçok bölgesinde insanlara korku salan volkanik faaliyetler ve bunlardan alınacak ibretler bu sayımızda yer alan konular arasında... Biz hiç farkında olmadan bedenimizi koruyan sayısız molekül bulunmaktadır. Bu akıllı moleküllerden biri olan keratinin yapısını bu sayıda bulabilirsiniz. Koalanın Tıp Bilgisi, Yaprakların Koruyucuları; Gözenekler, Benzersiz Geometrik Tasarım: Kristaller bu sayıda yeralan yazılarımızın başlıklarından birkaçı... Bu sayıda Okyanusların Gizemi ve Allah Korkusu adlı belgesel filmlerimizi sizlere hediye olarak veriliyor. Harun Yahya’nın katkılarıyla hazırlanan bu önemli belgeselleri, seyrettikten sonra çevrenizdeki insanlarla paylaşmanızı önemle tavsiye ediyoruz. Çünkü çevremizdeki insanların da en az bizler kadar, evrenin her noktasında varolan yaratılış mucizelerinden haberdar olmaya ihtiyacı var. 26. sayıya ulaşan Mercek ve dergiyle birlikte hediye edilen belgeseller ne kadar çok kişiye ulaşırsa o kadar fazla insanın imanına ve imanının güçlenmesine vesile olacağı çok açıktır.

 
 
   

Mercek Sayı 25

 

Matrix filminin 2. bölümü, geçtiğimiz ay gösterime girmesiyle tüm dünyada büyük yankı uyandırmış ve sinemaseverlerin yanı sıra, felsefecilerin de ilgisini çekmişti. Öyle ki dünyanın çeşitli üniversitelerinde görevli, yirminin üzerinde felsefeci, editörlüğünü Pennsiylvania King’s Üniversitesi profesörü William Irwin’in yaptığı "Matrix ve Felsefe" kitabında, filmi felsefe temalarına göre yorumlamışlardı. Irwin, bu kitabı, "Bir soru yüzünden sabaha kadar uykusuz kalan herkes içindir" şeklinde tanımlamıştı. İşte dünyanın cevabını aradığı bu soru, filmin ana konusunu oluşturan "maddenin mahiyeti"ne ilişkindi. Mercek Dergisi’nin Temmuz sayısında herkesin merak ettiği "Maddenin Gerçek Mahiyeti Nedir?" sorusu cevaplandı. Maddesel dünyaya bakış açınızı kökten değiştirecek olan bu konuyu, çok dikkatli bir biçimde ve sindirerek okumalısınız. Burada anlatılacak olanlar yalnızca bir bakış açısı, farklı bir yaklaşım veya herhangi bir felsefi düşünce değil; dine inanan-inanmayan herkesin kabul ettiği, bugün bilimin de kanıtladığı kesin bir gerçektir. Bu konuyla ilgili www.maddeninardindakisir.com internet sitesini ziyaret etmelisiniz. Canlılarda Uyum ve Simetri, Vücudumuzu Koruyan Antikorlar, Dişlerimiz, Teknoloji ve Doğa, İstilacı Bitkiler bu sayıda yeralan konular arasında. Bu sayıda sizlere "Teknoloji Allah’ın Rahmetidir" VCD’si hediye ediliyor. Mercek dergisi ile okuyuculara hediye edilen VCD’leri izledikten sonra çevrenizdeki insanlarla da paylaşmalısınız. Çünkü Allah’ın varlığının, birliğinin ve kudretinin apaçık delillerine sadece sizlerin olduğu kadar çevrenizdeki insanların da ihtiyacı var. Bu bilgilerin tüm insanlığa ulaşması tüm müslümanlar için çok önemli ve kaçınılmaz bir sorumluluktur.

 
 
   

Mercek Sayı 24

 

Tüm dünya Irak-ABD Savaşı’nın yoğun gündeminden henüz kurtulamamışken Uzak Doğu’dan gelen bir haber dünyayı ikinci kez sarstı. Dünya Sağlık Örgütü adına Vietnam’da salgın hastalıklar konusunda araştırmalar yapan Dr. Urbani, gizemli bir virüsün kendisine bulaşması sonucu yaşamını yitirdi. Çin hükümeti tarafından uzun süre gizlenen bu hastalığın Çin’de yarattığı deprem dünya kamuoyu ile paylaşıldığında artık iş işten geçmişti. 29 ülkede 8 bin kişiye yayılan hastalık yüzlerce insanın ölümüne sebep olmuştu. Kısaca SARS adıyla tanınan "Şiddetli Akut Solunum Yetersizliği" bir tür zatürre. Bu hastalığının sebebi ve tedavisi tam anlamıyla bilinmiyor. Bu nedenle kamuoyu bu hastalığa "Gizemli Zatürre" adını taktı. Uzmanların büyük bır kısmı, hastalığın Uzakdoğu ülkelerindeki beslenme alışkanlıklarından dolayı ortaya çıktığını düşünüyor.

 
 
   

Mercek Sayı 23

 

On yedinci yüzyılda yaşamış Belçikalı bir fizikçi olan Jan Baptisa Van Helmont bilimsel deneylerinden birinde bir söğüt ağacının büyümesini gözlemledi ve çeşitli ölçümler yaptı. Ağacı önce tarttı, ardından 5 yıl sonra ikinci kez tekrar tarttı ve ağırlığını 75 kg. artmış olarak buldu. Bitkinin içinde büyüdüğü kaptaki toprağı tarttığındaysa, bu 5 yıllık zaman içinde sadece birkaç gram azaldığını gördü. Fizikçi Van Helmont, bu deneyinde, söğüt ağacının büyüme sebebinin sadece saksıdaki toprak olmadığını ortaya çıkardı. Bitki büyümek için toprağın çok az bir kısmını kullandığına göre başka bir yerlerden besin alıyor olmalıydı. İşte 17. yüzyılda Van Helmont’un keşfetmeye çalıştığı bu olay, bazı aşamaları günümüzde dahi tam olarak anlaşılamamış olan fotosentez işlemidir. Yani bitkilerin kendi besinlerini kendilerinin üretmeleridir. Zamanla bu fotosentez işleminin yeryüzündeki yaşamın devamında temel bir etken olduğu anlaşıldı. Mercek Dergisi’nin Mayıs sayısında işte bu önemli işlem yani "Bitkilerdeki Fotosentez Mucizesi"ndeki birbirinde muhteşem mucizeleri sizler için incelendi. "Yeşil Nefes" başlıklı yazıyı okuduktan sonra tüm dünyayı çepeçevre kuşatan yeşil mucizeye daha farklı bir gözle bakacaksınız.

 
 
   

Mercek Sayı 22

 

Her sabah kalkmaya o kadar alışmışızdır ki, uyandığımızda bedenimizde olup bitenleri genellikle pek düşünmeyiz. Oysa bu sırada bedenimizde mucizevi bir alarm sistemi harekete geçmiş ve bizi uyandırmıştır. Çünkü Allah, bedenlerimizi, zamanı algılayan bir saatle birlikte yaratmıştır. Uyku, beslenme, kan basıncı ve beden ısısının ayarlanması gibi bedensel faaliyetlerin gün içinde düzenlenmesini sağlayan bir beden saatidir bu. Bedenimizin derinliklerinde saklı bu saati bilim adamları ’biyolojik saat’ olarak isimlendirmektedirler. Biyolojik saatimiz mükemmel bir şekilde ayarlanmıştır ve mükemmel bir şekilde işlemektedir. Bu karmaşık sistemin nasıl yaratıldığı ve bu sistemin çalışmasının durduğu anda nasıl sonuçlar doğurabileceğini biliyor musunuz? Mercek Dergisinin Nisan 2003 sayısının kapak konusunu işte bu gibi soruların cevabına ayrıldı. İstakozların çözülemeyen yön bulma kabiliyetleri, meyvelerin sayısız faydaları, Samanyolu Galaksisinin evrendeki konumunun önemi, midedeki detaylı tasarım, bukalemunun tasarım harikası olan vantuzlu dili, camın bilinmeyen yapısı, kelebeklerdeki mükemmel aerodinamik tasarım, doktor karıncalar ve samimiyetin gücü bu sayıda yer alan konular arasında. Derginin bu sayısında sizlere Buzulların Altındaki Dünya ve Herşey O’nu Anlatıyor VCD’lerini hediye ediliyor.

 
 
   

Mercek Sayı 21

 

Gün içinde karşımıza çıkan tüm varlıklar, Allah’ın üstün yaratışının birer delilidir. Bu varlıkları yakından inceleyen her dikkatli göz, tamamının mucizevi özelliklere sahip olduğunu görür. Bazı insanların, her gün karşılaştıkları bu muhteşem yaratışı görememeleri, genellikle onlara dikkatle bakmamalarından kaynaklanmaktadır. Burada anlatılmak istenen, Allah’ın üstün sanatı ile yalnızca doğada meydana getirdiği muhteşem yaratış delilleri değildir. İçinde yaşadığımız modern binalar, kullandığımız lüks arabalar, bilgisayarlar, televizyonlar ve bunlara benzer diğer teknolojik ürünler de, Allah’ın dilemesi ile yaratılmış nimetlerdendir. Bu sayımızda "Teknoloji Allah’ın İnsanlara Rahmetidir" başlığı altında, Allah’ın insanlara verdiği bu sayısız nimetlerden sadece ikisinden söz edecek, demirde ve ateşte bulunan rahmetler üzerinde duracağız. Dergide yer alan diğer bir konu ise, "Elektronların Engel Tanımayan Kararlılığı" başlığını taşıyor. Bu yazıda, birçok insanın kısıtlı ve yüzeysel bilgilere sahip olduğu atomun mucizevi yapısı ve yaratılışından bu yana geçen milyarlarca yıllık süre boyunca gösterdiği kararlılık anlatılıyor. Bu makaleyi ve dergideki diğer makaleleri okuduktan sonra, sonsuz ilim ve kudret sahibi olan Rabbimiz’in evrendeki her detayı üstün gücü ile yarattığına bir kez daha şahit olacaksınız. Her sayıda olduğu gibi bu sayıda da, birbirinden muhteşem yaratılış mucizelerini ve son bilimsel gelişmeleri bulabilirsiniz.

 
 
   

Mercek Sayı 20

 

Geçtiğimiz ay, merkezi Kanada’da olan sapkın bir tarikatın açıklamaları dünya gündemine oturdu. Henüz bilimsel olarak ispatlanmamış olsa da insan kopyalamak amacıyla kurulan ve Raelian tarikatının finanse ettiği Clonaid şirketinin müdürü Fransız Brigitte Boisselier’in "klonlama tekniğiyle elde edilen bir kız bebeğin dünyaya geldiğini" açıklaması dünyanın dört bir yanında şiddetli tepkilere neden oldu. Bu açıklamalar beraberinde birçok yanlış anlamayı da getirdi. Kopyalama konusunda insanların içine düştüğü en önemli yanlış anlama kopyalamayı "insan yaratmak" olarak anlamalarıdır. Oysa kopyalamanın böyle bir anlamı kesinlikle yoktur. Kopyalama, zaten var olan, canlı bir üreme mekanizmasına, zaten var olan bir genetik bilgiyi eklemekten ibarettir. Bu işlemde ne yeni bir mekanizma, ne de yeni bir genetik bilgi üretilmiş değildir. Bir insanı veya başka herhangi bir canlıyı yaratmak, yani yoktan var etmek sadece Allah’a mahsustur. Nitekim bilimsel gelişmeler de bu yaratmanın insanlar tarafından gerçekleştirilmesinin imkansız olduğunu göstererek, aynı gerçeği bir kere daha ortaya koymaktadır.

 
 
   

Mercek Sayı 19

 

Biyomimetik; canlıların vücut yapılarını inceleyen, sonra da bu tasarımları taklit ederek veya bunlardan ilham alarak, insanların problemlerine çözüm getirmeyi amaçlayan yeni bir bilim dalı. Bu yeni alan son yıllarda çok gözde, çünkü biyomimetiğin birçok alana uyarlanması mümkün. Tıp, endüstri, ulaşım teknolojisi, ekonomi gibi... Biz de bu ayki sayımızın kapak konusunda biyomimetiğin bir branşı olan “malzeme üretimi”ni inceliyoruz. Bilim adamlarının “akıllı malzemeler” olarak adlandırdıkları doğal materyallerin teknolojik alanda nasıl taklit edildiğini ve bu materyallerden ne kadar verim elde edildiğini ilgiyle okuyacağınızı umuyoruz. Yapılan yeni araştırmalara ve incelemelere ışık tutarken, Allah’ın doğayı insanoğlunun hizmetine vermiş olduğuna bir kez daha şahit olacağız. Bu sayımızda yeni bilimsel bulgulara yer verdik. Bunlardan “Galaksimizin Merkezinde Bulunan Dev Çukur” başlıklı makalede karadeliklerin yapısı ve bilim adamlarının bu yapının mucizevi yönüyle ilgili açıklamaları yer alıyor. “Çiftçilik Yapan Arılar” isimli bir başka makalede ise, bu canlıların sosyal yaşantısını inceleyen bilim adamları, onların mucizevi davranışlarını keşfediyorlar. İman hakikatleri bölümümüzde de somon balıklarının uzun yolculuklarını ve zürafaların vücutlarındaki kusursuz mekanizmaları anlattık. “Allah’ın Cennetteki Eşsiz Sanatı” başlığı altındaki yazımızda da Allah’a olan imanları ve dünyadaki güzel ahlaklarına karşılık olarak iman edenleri bekleyen hayırlı sonucu ve Allah’ın cennette müminlere verdiği nimetleri Kuran ayetleri ile açıkladık. Bunların dışında ilginizi çekeceğini umduğumuz daha pek çok konuya yer verdik.

 
 
   

Mercek Sayı 18

 

Bundan 14 asır önce Allah, insanlara yol gösterici bir kitap olan Kuran-ı Kerim?i indirdi. Tüm insanlığı bu kitaba uyarak kurtuluşa ermeye davet etti. İndirildiği günden kıyamete dek, insanlığa yegane yol gösterici de bu son ilahi kitap olacaktır. Kuran?ın eşsiz üslubu ve içerdiği üstün hikmet, onun Allah sözü olduğunun kesin bir delilidir. Bunların yanısıra Kuran?ın Allah katından indirildiğini ispatlayan pek çok bilimsel mucize bulunmaktadır. Bu mucizelerin büyük kısmı 20. yüzyıl bilimsel araştırmaları ile ortaya çıkmıştır. Aralık ayımızın kapak konusunu Kuran-ı Kerim?deki bilimsel mucizelere ayırdık. Yeryüzünde canlı-cansız her varlık birbiriyle iletişim ve etkileşim içindedir. Maddenin en küçük yapı taşı olan atomlar, moleküller, hücrelerimiz, hayvanlar ve bitkiler birbirleri ile bir uyum içinde bulunarak yeryüzündeki ekolojik sistemin dengede kalmasını sağlamaktadırlar. Şüphesiz böylesine büyük bir dengenin her an korunması için tüm varlıklar arasında kullanılan dev bir iletişim ağı bulunması gerekmektedir. Vücut hücrelerimiz diğer hücrelerin ya da organların ne yaptığından haberdar olmalı, bitkiler onlarla beslenen ya da üremelerini sağlayan hayvanlardan haberdar olmalı hatta mikro boyutlarda yaşayan bakteriler dahi doğadaki canlılar hakkında gerekli bilgiye sahip olmalıdır. Dünyanın, canlılık ve yaşam için evrendeki en uygun gezegen olmasında her an süren bu iletişimin payı oldukça fazladır. Bu ayki sayımızda "Vücudumuzdaki Su Miktarını" ayarlayan özel hormon ve "Bitkilerin Kullandıkları Sistemler" başlıklı yazılar "Yeryüzündeki Haberleşme"nin anlatıldığı makalelerdir. "Teknoloji insan kalbindeki tasarıma ulaşamıyor" ve "Kod adı: Şifre Çözücü" başlıklı makalelerimizde ise insan vücudundaki üstün tasarımı ve yüce Rabbimiz yaratma sanatını anlattık.

 
 
   

Mercek Sayı 17

 

Bu ayki sayımızda kapak konumuz İnsanın Mucizevi Yürüyüşü. Yürümek insan vücudundaki yaratılış mucizelerinden sadece bir tanesidir. Bu yazımızı okurken, günlük hayatımızı devam ettirmemize yardımcı olan bu eşsiz nimet üzerinde şimdiye kadar hiç düşünmediğinizi görecek, aklınıza gelmeyen bazı detayları fark edeceksiniz. İnsanoğlunun kullandığı en sağlam ve kullanışlı malzemelerden biri çeliktir. Çünkü çelik hem sağlam hem de esnek bir maddedir. Ancak kemikler katı çelikten daha sağlam, üstelik 10 kat daha esnektirler. Bunların yanısıra çelik insan iskeletine kıyasla 3 kat daha ağırdır. Ayrıca kemikler, kaslar ve eklemler arasındaki mükemmel uyum da, yürüyüşün ne kadar büyük bir mucize olduğunu anlamak için yeterlidir. Buna benzer pek çok detayın yer aldığı Yürüme Mucizesi başlıklı yazıyı beğenerek okuyacaksınız. Atom bombasının patlama anında ve sonrasında yaptığı müthiş etki bilimadamları tarafından saniyesi saniyesine incelendi. Bu etkinin insan vücudundan yıllarca silinmeyen izleri ve dünyanın dört bir yanına dağılan atom serpintileri dergide yer alan bir diğer konumuz.

 
 
   

Mercek Sayı 16

 

Mercek Ekim sayısında da yine dünyaya bakış açınızı değiştirecek konulara yer verdik. Etrafımızda var olduğunu sandığımız nesneleri ancak 5 duyumuzun bize yansıttığı kadarıyla algılarız. Bilim, çevremizdeki olayları, 5 duyumuzla hissettiğimizi ve yaşadığımız dışındaki algıları hiçbir zaman algılayamayacağımızı göstermektedir. Zaman da sadece algılardan ibarettir. Kainat yaratıldığından beri var olan canlı cansız her şeyi, gerçekleşen her olayı Allah yaratmaktadır ve O, herşeyi bilendir; yani tüm bunlar "Allah’ın hafızası"ndadır. Allah’ın hafızası sonsuzdur, o halde var olan hiçbir şey yok olmaz. Diğer bir deyişle Allah’ın yarattığı hiçbir canlı ölüp kaybolmaz, hiçbir çiçek solup yok olmaz, hiçbir içecek bitmez, hiçbir süre geçmez, hiçbir yiyecek tükenmez... Allah her an yaratmaktadır ve her şey ezelde yaratılmış ve "sonsuzluğa kilitlenmiş"tir. Bizi yanıltan zaman algısı bu ayki kapak konumuza ismini verdi: “Sonsuz Hayat Başlamış Durumda” Allah evrendeki canlı cansız herşeyi kusursuz bir düzen ve denge ile yaratmıştır. Gözle görülemeyen canlılardan, atomaltı parçacıkların yapılarına kadar her noktada Rab’bimiz benzersiz sanatının delillerini bize göstermektedir. Moleküllerin ve buna bağlı olarak da, maddenin oluşması için atomların aralarında çeşitli bağlar oluşturmaları gerekir. Bu işlemler yeryüzündeki madde çeşitliliğinin kilit noktasını oluşturur. Bu konu hakkında bilgi sahibi olan ve düşünen her insan Allah’ın benzeri olmayan azametine şahit olacak ve Rabbimizin şanını yüceltecektir.

 
 
   

Mercek Sayı 15

 

Vücudumuz, iç içe geçmiş milyonlarca mucizeleriyle Allah’ın üstün ve benzersiz yaratma sanatının en güzel örneğidir. Hergün sizin müdahaleniz olmadan hatta siz farkına bile varmadan son derece karmaşık kimyasal olaylar hücrelerinizin içinde gerçekleşmektedir. Midenizde, etleri sindiren asitler salgılarken, kendi kendisini sindirmemesi için özel bir sistemin kurulu olduğunu, kalbinizin içinde bir jeneratör bulunduğunu, bu jeneratör devreden çıktığı anda yedek bir jeneratörün devreye girdiğini, eliniz kesildiğinde kanınızın pıhtılaşması için en az 20 enzimin çok özel bir planlama içinde harekete geçtiğini ve bunlar gibi sayısız mucizeyi öğrendiğinizde, bedeninizin bir Yaratıcısı olduğunu kavrayacaksınız. Bu ay Mercek, kapak konusunda insan bedenindeki işte bu mucizevi sistemlere ışık tutuyor. Dergimizin diğer konuları arasında, vücudumuzdaki posta kodu sistemini, birbirleriyle uyum içinde yaşayan bitkilerle hayvanların ilginç yaşamlarını okuyacaksınız. Evrendeki herşey hassas dengeler üzerine kurulmuştur. Allah canlı, cansız herşeyi en ince hesapla, en kusursuz şekilde yaratmıştır. Her insan etrafına bakıp evrendeki düzeni, canlılardaki üstün tasarımı gördüğünde; benzeri olmayan bir güç sahibinin ve üstün bir aklın herşeyi yarattığını açıkça görecektir. Bunların her biri Yüce Allah’ın yaratışının delilleridir.

 
 
   

Mercek Sayı 14

 

İnsan, sonsuz olan yaşamının dünya hayatındaki bölümünde, eğer Allah’ın ona yol gösterdiği şekilde yaşamını sürdürmezse büyük bir aldanış içerisine düşecektir. Bu aldanış, ahiret hayatının başlangıcı olan ölüm anına kadar sürecektir. Ölüm anında ise, uzun yıllar yaşadığını sandığı dünya hayatının gerçekte “göz açıp kapayıncaya kadar” kısa bir süre sürdüğünü hayretle öğrenecektir. İşte bu ay, derginizin kapak konusunu dünya hayatında “gerçek” kalış süremizin ne kadar olduğu konusuna ayırdık. Allah bize bu metafizik konudaki gerçeği birçok ayette bildirmekte ve bizi dünya hayatının geçiciliğine, zaman ve mekana aldanma tehlikesine karşı uyarmaktadır. İnsanların fikirlerini temelinden değiştiren, onları Allah’a iman etmeye mecbur eden, Kuran’da bahsedilen bütün güzel ahlak özelliklerinin severek ve isteyerek yaşanmasını sağlayan, insanlardaki hırs, rekabet, kin, düşmanlık, kibir gibi duyguları ortadan kaldırarak, sevgi, merhamet, şefkat ve tevazuyu hakim kılan bu olağanüstü önemli gerçeği, yani dünya hayatının geçici, zamanın ve maddenin bir algı olduğu gerçeğini öğrenen ve anlayan insanların sayısı hızla artmaktadır. Bu insanlar bu gerçeği fark ettikten sonra, "Bu kadar açık ve kolay bir gerçeği nasıl olup da bugüne kadar fark edemedim" diye geçmiş düşüncelerini ve önceki yaşantılarını bir ibret örneği olarak anlatmaktadırlar.

 
 
   

Mercek Sayı 13

 

İnsan, fiziksel dünyada üç boyutlu mekan içinde ve zamana bağlı olarak hareket etmektedir. Bu bakımdan insanın tabi olduğu boyut, mekan ve zaman birlikte düşünüldüğünde dörttür. Bu dört boyut, bizim duyu organlarımız vasıtasıyla algıladığımız fiziksel dünyanın hissettirdiği boyutlardır. Elbette ki insanoğlunun sadece dört boyutu hissetmesi mutlak manada sadece dört boyutun var olduğu sonucunu doğurmaz. İşte materyalistlerin düştüğü yanılgı da burada gizlidir. Onlar sadece hissedilen boyutların varlığına inanmakta ve fiziksel dünyadan başka bir boyutun var olmadığını iddia etmekteler. Oysa sınırlı sayıda duyu organına sahip olup, bu duyu organlarıyla sınırlı aralıkları hisseden insanın, “sadece fiziksel olarak hissettiklerim vardır, gerisi yoktur” demesi çok büyük bir yanılgıdır. Kulağı duymayan, gözü görmeyen bir insan, sesin veya görüntünün varlığını ne kadar reddederse reddetsin ses ve görüntü vardır. Kulağı ve gözü sağlıklı olan insanlar bunları algılamaktadır. Bu durumda bizim, fiziksel olarak algıladığımız alanın dışındaki boyutları ifade eden ve “metafizik” olarak adlandırdığımız fizik ötesi boyutlar da, en az hissettiğimiz boyutlar kadar gerçektir. Bu gerçeği akıl yoluyla tespit etmek hiç de güç değildir. Gözlemleyebildiğimiz alanın dışında olduğu için, bu boyutların mahiyeti konusunda İlahi bir bilgi olmaksızın doğru tespiti yapmak olanaksızdır.

 
 
   
   
   1 2 3 4 5 6 7 8