Harun Yahya - Rss Feed RSS Feed
   1 2 3 4 5 6 7 8    
Dergiler
İsme Göre Sırala Tarihe Göre Sırala
Toplam 226 Eser

İlmi Mercek Sayı 16 - Ekim 2005

 

Katrina Felaketi Peygamberimiz (sav)'in haber verdiği bir kıyamet alameti olabilir mi? “On alamet görülmeden kıyamet kopmayacaktır; ... Biri doğuda, biri batıda, bir diğeri de Arap Yarımadası’nda meydana gelecek yere batma hadisesi...” (Müslim, Fiten, 39) Düşünen İnsanlar İçin Rabbimiz'in her canlıda ayrı ayrı yarattığı üstün özellikler insanları düşünmeye teşvik etmektedir. Doğadaki En Dayanıklı Ambalaj: Yumurta Savunmasız yavrular için yaratılmış yumurtaların, gerçekte yavrular dünyaya gelene kadar onlar için konforlu ve dayanıklı birer yuva olduğunu biliyor muydunuz? Melekler ve Şeytan Yüce Allah Kuran-ı Kerim'in çeşitli ayetlerinde meleklerin ve şeytanın özelliklerini detaylı bir biçimde bildirmiştir. Allah'ın İsimleri: Sadık (Vaadine sadık, doğru) "(Bu,) Allah'ın va'didir; Allah, vadinden geri dönmez. Ancak insanların çoğu bilmezler." (Rum Suresi, 6) Antifiriz Sistemiyle Hayatta Kalan Kanarya Bitkisi Ekvator akşamlarının dondurucu rüzgarları arasında hayatta kalabilen mucize bir canlı... Şeytanın İnsanı Sakin Ve Sessiz Şekilde Din Ahlakından Uzaklaştırma Planı "(Şeytan) Dedi ki:"Madem öyle, beni azdırdığından dolayı onlar (ı insanları saptırmak) için mutlaka senin dosdoğru yolunda (pusu kurup) oturacağım." (Araf Suresi, 16) Bir Basitlik Göstergesi:Mesleki Karakter Kuran ahlakına göre yaşamayan toplumlarda, yanlış bir mantık olarak, her insan mesleği, sosyal itibarı ve serveti ölçüsünde değer görür. Peygamberimiz (sav)'in Veda Hutbesi "Müminler! Size bir emanet bırakıyorum ki siz ona sımsıkı sarıldıkça yolunuzu hiçbir zaman şaşırmazsınız. O emanet Allah'ın kitabı Kuran-ı Kerim'dir." Hz. İbrahim'den Asrımıza Dersler Hz. İbrahim'in yaşadığı dönemden Kuran ayetleriyle asrımıza ulaşan kıssaları, tüm Müslümanlar için hikmetli birer örnektir. İmam Rabbani 16. yüzyılın müceddidi İmam Rabbani'nin hayatı, eserleri ve müminlere öğütleri...

 
 
   

İlmi Araştırma Sayı 16 - Ekim 2005

 

Hz. Hızır’dan Hz. Mehdi’ye Ledün İlmi Sahipleri Yüce Allah, Kuran’ın birçok ayetinde peygamberlerine ve bazı elçilerine özel ilimler lütfettiğini bildirmektedir. Gayb bilgisi, ilm-i ledün, hikmet ve anlatım çarpıcılığı gibi üstün ilimleri dilediği kullarına veren Rabbimiz bu rahmetiyle tüm hayatları boyunca olduğu gibi, tebliğleri süresince de elçilerini desteklemiştir. Bediüzzaman’ın Kaleminden Ramazan Ayı’nın Hikmetleri Ramazan Ayı tüm insanlığa Allah sevgisini kardeşliği, barışı, insanların acizliğini hatırlatan ve Müslümanları doğru yola davet eden çok hayırlı bir vakittir. Hayati Önem Taşıyan Bir Doku: Kıkırdak Vücudumuzdaki pek çok organın fonksiyonlarını yerine getirebilmesi için farklı bir yapıya sahip olan esnek bir doku bulunur: Kıkırdak Kim İslam’dan başka bir din ararsa asla ondan kabul edilmez...” (Al-i İmran Suresi, 85) İnsanlar tarafından uydurulmuş sapkın dinlerin içyüzleri...

 
 
   

Türk -İslam Birliği Sayı 03

 

 
 
   

İlmi Araştırma Sayı 15 - Eylül 2005

 

Değerli İlmi Araştırma okurları, Peygamberimiz (sav), Hz. Mehdi'nin İslam dininin ve Müslümanların hayrına yönelik pek çok hizmeti olacağını ve çok önemli faaliyetler yürüteceğini bildirmiştir. Güzel ahlakı ile Peygamberimiz (sav)'e benzetilen Hz. Mehdi, -hadislerdeki bilgilere göre- tüm insanların dünyada ve ahiretteki kurtuluşları için samimi çaba harcayacak, dünyada huzur, barış, bolluk ve bereketin oluşmasına vesile olacaktır. Bu şerefli ve üstün görevinde ise etrafında az sayıda yardımcısının olacağı haber verilmiştir. Hadislerde ve İslam alimlerinin izahlarında Hz. Mehdi'nin yardımcılarıyla ilgili olarak verilen bilgiler aynı zamanda Hz. Mehdi'nin tanınmasına vesile olacak alametlerdendir. Kapak konumuzu oluşturan “Hz. Mehdi ve Yardımcıları” hakkındaki yazımızı ilgiyle okuyacağınızı umuyoruz. New Age Bir Teori: Akıllı Tasarım... Masonlar, insanları İlahi dinlerden uzaklaştırabilmek amacıyla tarifleri karmakarışık pek çok sahte din meydana getirmişler ve bunları 'New Age' adını verdikleri yeni bir akım altında toplamışlardır. Amaç, materyalizmin ve bunun sözde bilimsel dayanağı olan evrim teorisinin, geri dönüşsüz bir yıkıma uğradığı son dönemlerde manevi bir arayış içine giren insanları çeşitli sapkın yollara sürükleyerek onların İlahi dinlere ve özellikle de en son Hak din olan İslam'a yönelmelerini engellemektir. Bir süredir gündemde olan “akıllı tasarım teorisi” de New Age akımının bir ürünüdür. Hz. Yusuf'tan Asrımıza Dersler... Kuran; Allah'ın insanlara rehber olarak indirdiği, içinde en doğru açıklamaların yer aldığı, insanlara müjdeler veren, onları uyarıp korkutan ve onlara Allah'tan bir rahmet olan tek hak kitaptır. Dolayısıyla insanların öncelikli olarak okumaları ve öğrenmeleri gereken kitap Kuran'dır. Kuran'da Allah'ın hükümlerinin yanı sıra pek çok konudaki en doğru bilgiler aktarılır. Hz. Yusuf kıssası da bunlardan biridir. Hz. Yusuf'un hayatı, tebliğ yöntemleri ve örnek tevekkülü, iman edenler için asrımıza ulaşan hikmetli birer örnektir. Allah'ın varlığını ve sonsuz gücünü kavrayan samimi Müslümanlar, güçlü bir imana, asil bir kişiliğe ve düşünce derinliğine sahip olurlar. Hal ve hareketleri her zaman tutarlı olur ve bulundukları ortama ve şarta göre kesinlikle değişmez. Allah'a iman etmeyen insanlarda görülen samimiyetsizlik ise, temelde insanın iç dünyasındaki yüzeysellikten kaynaklanan tavır, düşünce ve konuşma bozukluklarını beraberinde getirir. Bu kişilerde görülen önemli tavır bozukluklarından bir tanesi, farklı ortamlarda farklı karakterlere bürünmeleridir. Konuyla ilgili detayları ve bu kötü ahlaktan kurtulmanın yollarını “Farklı Ortamlarda Farklı Karakter Sergileme” yazısında bulabilirsiniz. Daha pek çok ilgi çekici konuyu içeren derginizle birlikte bu ay, Harun Yahya'nın eserlerinden biri renkli 2 tane kitap, 3 VCD belgesel film ve 1 tane de kitapçık hediye ediyoruz.

 
 
   

İlmi Mercek Sayı 15 - Eylül 2005

 

Değerli okurlarımız, Dergimizin geçen ayki kapak konusunda, yeryüzüne ikinci kez gelecek olan Hz. İsa'nın tanınmasına vesile olacak fiziki ve manevi özelliklerini, Peygamber Efendimiz (sav)'in hadisleri ve İslam alimlerinin görüşleri doğrultusunda incelemiştik. Bu ayki ikinci bölümde ise, yine Hz. İsa'nın geldiğinde tanınmasına vesile olacak alametlerinden bir diğeri olan faaliyetlerini "Hz. İsa Nasıl Tanınacak? – 2" başlığı altında inceleyeceğiz. Allah’ı Aşk ile Sevmenin Önemi... Kuşkusuz her iman sahibi, Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav), diğer peygamberler ve Kuran'da bahsedilen salih müminler gibi güçlü bir Allah sevgisine sahip olmak ister. Bu sevginin kalpte sağlanmasının yolu öncelikle halis bir iman ve samimi bir duadır. Unutmayın ki coşkulu Allah sevgisi ve Allah aşkını, kalplere ilham edecek ve yerleşik kılacak olan yalnızca Yüce Rabbimiz'dir. İslamiyet doğuşundan itibaren her dönemde dünyayı aydınlatan bir ışık oldu. Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav) ve sahabe-i kiram, Kuran ahlakının insanlara kazandırdığı üstün ve modern medeniyet anlayışının en güzel temsilcileri oldular. Bu görkemli medeniyet anlayışının temelinde ise eğitime verilen önem, bilim, kültür ve sanata verilen değer çok büyük rol oynadı. Günümüzde ise, gelişen teknolojik imkanların da aracılığıyla, bilgiye ulaşmanın, öğrenmenin ve başkalarına aktarmanın yolları tarihin hiçbir döneminde görülmediği kadar artmıştır. Bu durum aynı zamanda ahir zamanda olduğumuzun da bir delilidir ve tüm Müslümanlar için önemli sorumlulukları beraberinde getirmektedir. "İslamiyet’te Eğitime Verilen Önem" yazısını ilgiyle okuyacağınızı tahmin ediyoruz. Bediüzzaman’ın Örnek Tevazusu... Kuran ahlakının yaşanmadığı toplumlarda son derece çarpık ve ruhen insanı sıkan bir ahlak anlayışı hakimdir. Kibir, büyüklenme ve samimiyetsizlik üzerine kurulu olan bu ahlak anlayışında, önemli bir erdem olan tevazuya rastlamak mümkün değildir. Oysa kibir ve büyüklenme bir insana zulüm ve sıkıntı yaşatan kötü ahlak özelliklerindendir. Önemli bir mümin vasfı olan tevazu ise, tam aksine, insana huzur ve rahatlık getirir. Yeryüzünde gerçek anlamda tevazuyu yaşayan tek topluluk olan müminler, bu samimi tavırlarıyla çevrelerine örnek olarak aynı zamanda en etkili tebliğ yöntemlerinden birini de uygulamış olurlar. Kalp yaklaşık olarak dakikada 70, günde 100.000 ve yılda 40 milyon kez atar. Ortalama bir ömür boyunca ise yaklaşık iki milyardan daha fazla kez atarak, ortalama 100 tane yüzme havuzunu dolduracak kadar kan pompalar. Peki böylesine mükemmel bir sistemle çalışan kalbinizin atışını neyin sağladığını ve otomatik olarak saatlerce, günlerce, hatta onlarca sene durmaksızın nasıl çalıştığını hiç düşünmüş müydünüz? Bu konuda tüm merak ettiklerinizi "Vücudumuzun Elektrik Saati: Kalp" başlıklı yazımızda bulabilirsiniz. Daha pek çok ilgi çekici konuyu içeren derginizle birlikte bu ay, Harun Yahya’nın eserlerinden biri renkli 2 tane kitap, 3 VCD belgesel film ve 1 tane de kitapçık hediye ediyoruz.

 
 
   

İlmi Mercek Sayı 14 - Ağustos 2005

 

Değerli İlmi Mercek okurları, Hz. İsa, diğer tüm peygamberler gibi insanları doğru yola çağırmakla görevlendirilmiş Allah'ın seçkin bir kuludur. Ancak Hz. İsa'yı diğer peygamberlerden ayıran bazı özellikler vardır. Bunlardan en önemlisi O'nun halen ölmemiş, Allah Katına yükseltilmiş ve yeryüzüne tekrar geri gönderilecek olmasıdır. Hz. İsa’nın kişiliği ve fiziksel özelliklerini incelediğimiz "Hz. İsa Nasıl Tanınacak?-1" başlıklı kapak konumuzu büyük bir ilgiyle okuyacaksınız... Geride bıraktığımız 20. yüzyıl, belaların, acıların, katliamların, sefaletin, büyük yıkımlar getiren savaş ve çatışmaların yüzyılıydı. Milyonlarca insan sapkın ideolojilere hizmet adına öldürüldü, katledildi, açlığa ve ölüme terk edildi. Bakımsız, evsiz ve korumasız bırakıldı. Milyonlarcası insanlık dışı muamelelere maruz kaldı. Tüm bu acıların ve belaların altında ise her zaman despotların ve diktatörlerin imzası oldu. Dünya tarihini kana bulayan bu diktatörlerin farklı ideolojilerinin ise tek bir kaynağı vardı: Darwinizm... "Kan Dökenlerin İlham Kaynağı: Darwinizm" yazısından bu konuda ayrıntılı bilgiye ulaşabilirsiniz. Vicdanınızı Ne Kadar Dinliyorsunuz? Akıl sahibi her insan, bir damla sudan yaratıldığını ve er ya da geç bir gün öleceğini bilir. Allah’ın varlığının, birliğinin, göklerde ve yerdeki hakimiyetinin ve gücünün farkındadır. Niçin dünyada varolduğunu, Allah’a kulluk etmesi gerektiğini ve öldükten sonra Allah’ın huzurunda hesap vereceğini de bilir. Çünkü bütün bunları ona vicdanı söylemektedir. Buna rağmen Allah’a yönelip dönmeyen kimseler ise vicdanlarından gelen bu sesi duymamak için birtakım bahaneler öne sürer ve bu bahanelere sığınabileceklerini düşünürler... 'Akıllı Tasarım' Saptırmacası... 1980'lerin ikinci yarısında ABD'de evrim teorisine karşı 'akıllı tasarım' adı verilen bir teori ortaya atılmıştır. Bu teori tüm canlıların, Darwinizm’in iddia ettiği şekilde tesadüflerle değil, 'akıllı bir tasarım' sonucunda meydana geldiklerini savunmaktadır. Ancak söz konusu hareketin savunucuları, tüm canlıların Yaratıcısının alemlerin Rabbi olan Allah olduğunu açıkça dile getirmemektedirler. "Ben Müslümanım" diyen bir kimsenin böyle bir üslubu kullanması kabul edilebilecek bir durum değildir. "Allah yarattı" demekten sürekli kaçınarak, "bir güç yarattı", "akıllı tasarımın eseri" şeklinde izahlar kullanmak Müslüman bir kimsenin tavrı ve üslubu olamaz. Ayrıca derginizle birlikte her ay olduğu gibi bu ay da 3 VCD belgesel, Kuran Mucizeleri isimli büyük boy renkli bir kitap ve bir kitapçık hediye ediyoruz.

 
 
   

İlmi Araştırma Sayı 14 - Ağustos 2005

 

Değerli okurlarımız, Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav), Allah’ın kendisine öğrettiği İslam ahlakını hayatının sonuna kadar büyük bir gayretle tebliğ etmiştir. Allah'ın izni ile Peygamber Efendimiz (sav)’in samimi bir çabayla tek başına başlattığı bu tebliğ, onun samimiyeti, kararlılığı ve güzel ahlakı vesilesi ile kısa zamanda geniş bir coğrafyaya yayılmıştır. Peygamberimiz (sav)'den sonra da devam eden bu tebliğ milyonlarca kişinin imanına vesile olmuş; insanlar bu sayede Kuran ahlakına dayalı gerçek sevgiyi, barış ve adaleti öğrenmişlerdir. Dergimizin kapak konusunu "Mekke’de Doğan İslamiyet Dünyaya Nasıl Yayıldı?" başlığı altında ilgiyle okuyacağınızı umuyoruz. Türk-Ermeni ilişkileri hakkında dönem dönem tırmandırılmaya çalışılan asılsız iddialar, Türk-İslam Birliği’nin meydana gelmesini ve Kuran ahlakının yaygınlaşmasını istemeyen belli kesimlerin zorlamalarla gündeme getirmeye çalıştığı iftiralardır. Tarih boyunca diğer tüm azınlıklar ve gayrimüslimler gibi Ermeniler de Osmanlı İmparatorluğu’nun bir tebası olarak her zaman hoşgörü, ibadet, inanç ve ticaret özgürlüğü içinde yaşamışlardır. Ermeniler iddia edildiği gibi bir soykırıma uğramamış, aksine devletin her kademesinde, her meslek grubunda önemli görevlere getirilmiş bir topluluktur. Konuyla ilgili ayrıntılı bilgiye "Osmanlı’nın Hoşgörüsü ve Ermeni Sorununun Perde Arkası" başlıklı makaleden sahip olabilirsiniz. Kuran’da Bağışlayıcı ve Hoşgörülü Olmak... İnsan imtihan gereği zayıf yaratılmıştır. Bu nedenle hata yapabilir ya da yanılabilir. Ancak Kuran ahlakından uzak yaşayan, insanın aciz olduğunu ve hata yapabileceğini unutan bazı insanlar, herhangi bir kusur, hata veya kayıp karşısında öfkeye kapılıp, tahammülsüz davranışlar gösterebilirler. Oysa aynı insanlar bir hata yaptıklarında etraflarındaki insanların bu hatalarını affetmesini ve hoşgörmesini isterler. Bağışlama-şefkat ve hoşgörü Kuran’da bildirilen güzel ahlak özelliklerindendir. Tüm insanların bu ahlakı yaşar hale gelmeleri yeryüzünde barış, huzur ve refahın tesis edilmesinde çok büyük önem taşımaktadır. Darwinizm'in materyalist çevreler tarafından ısrarla savunulmasının en önemli nedeni, Darwinizm'in ateist yönüdür. Ateistler, Darwinizm ile birlikte asırlardır cevap veremedikleri "Canlılar ve insan nasıl var oldu?" sorusuna, sözde bilimsel bir cevap bulduklarını sanmışlardır. Ne var ki geçmiş asırların ilkel teknolojisi ve kısıtlı bilimsel verileriyle ortaya atılmış olan Darwinizm ve ateizm yanılgıları, ilerleyen bilim sayesinde artık tamamen çökmüştür. "Darwinizm Ateizme Temel Oluşturur" başlıklı yazıda bu iki ideolojinin bağlantısını ele aldık. Bunlar gibi daha birçok ilgi çekici konuyu da derginizde sizler için hazırladık. Ayrıca her ay olduğu gibi bu ay da 3 VCD belgesel, Kuran Mucizeleri isimli büyük boy renkli bir kitap ve bir kitapçık hediye ediyoruz.

 
 
   

İlmi Mercek Sayı 13 - Temmuz 2005

 

Değerli İlmi Mercek Okurları, Peygamberimiz (sav)'in ahir zamanda meydana gelecek olaylarla ilgili olarak dikkat çektiği bölgelerin başında Ortadoğu gelmektedir. Nitekim şimdiye kadar hadislerde belirtilen alametlerin büyük çoğunluğu da Ortadoğu'da zuhur etmiştir. Bunun yanı sıra Peygamberimiz (sav)'den bölge hakkında çok sayıda başka rivayetler de bulunmaktadır. Bunlara genel olarak bakıldığında dikkati çeken ortak nokta ise Ortadoğu topraklarında karışıklıkların, fitnelerin ve büyük olayların Hz. Mehdi çıkıncaya kadar yaşanmaya devam edeceğidir. Kapak konumuzu oluşturan “Ahir Zamanda Ortadoğu'da Neler Olacak?” başlıklı yazımızı beğeniyle okuyacağınızı umuyoruz. Allah'ın Hz. Musa'ya Lütfettiği Dokuz Mucize... Hz. Musa İsrailoğulları'na elçi olarak gönderilen ve onları putperest dinlerini terk ederek din ahlakını yaşamaya davet eden kutlu bir peygamberdir. Allah, Mısırlılar tarafından esaret altında tutulan İsrailoğulları'nı Firavun yönetiminden kurtarmak üzere peygamber olarak gönderdiği Hz. Musa'yı, tebliği boyunca kardeşi Hz. Harun'la ve birçok mucizeyle desteklemiştir. Kuran'da detaylı olarak bildirilen bu mucizelerin her biri, bunlara şahit olan kimseleri derinden etkilemiş, iman sahiplerinin ise imanlarının kuvvetlenmesine vesile olmuştur. Tapınak Şövalyelerinin Saklanan Yüzü– II... İki bölüm olarak hazırladığımız bu yazımızın ilk bölümünü geçen ay yayınlamıştık. Kısaca hatırlayacak olursak, birinci bölümde Tapınak Şövalyelerinin nasıl ortaya çıktıklarını ve gelişimleri sırasında uyguladıkları sömürgeci ve şiddet dolu stratejiyi ele almıştık. Bu ayki yazımızda ise bu gizli örgütün dağıtılmalarından sonra yeraltında sürdürdükleri karanlık faaliyetleri ortaya koyacağız. Allah, Kuran'da güzel ahlakın nasıl olması gerektiğini detaylı olarak bildirmiştir. İnsanlara, Rabbimiz tarafından, Allah korkusu ve Allah sevgisinin sonucunda verilen aklın ve anlayışın tecellisi olan bu özellikler müminlerin önemli özelliklerinden birkaçıdır. Ancak din ahlakından uzak yaşayan kişilerde eksik olan bu özellikler, onların akıl ve anlayış yönünden eksik olduklarının da açık göstergelerindendir. Genellikle çeşitli şekillerde kendini belli eden bu eksikliklerin bir alameti de “ben bilirim” düşüncesidir. Allah'ın beğenmediği bu üsluptan kaçınmak için “Basitliğin Kirli Bir Sonucu: ‘Ben Bilirim' Düşüncesi” yazısını herkesin dikkatle okumasını öneriyoruz. Evrim Teorisini Açmaza Sokan Balık: 400 Milyon Yıllık Coelacanth... Tam 150 yıldır, evrim teorisinin doğru olduğunu gösteren tek bir delil dahi bulunmadı. Yapılan her bilimsel araştırma ya da kazı evrim teorisini daha da çıkmaza soktu. Ancak, Darwinistler bu darbelere rağmen boş durmadılar ve teorilerini gerçekçi gösterebilmek için sürekli yeni hikayeler buldular. Coelecanth balığı da bu hikayelerin kahramanlarından biriydi... Bu konuların yanı sıra her Müslümanın bilmesi gereken temel imani konular ve daha pek çok konuyu derginizde sizler için hazırladık. Kuşe kağıda basılmış, yaldız, lak ve gofre uygulamalı özelliklerden oluşan renkli bir kitap ve hiçbir yerde bulamayacağınız bir kitapçık, ayrıca her ay olduğu gibi beğeniyle izleyeceğiniz 3 belgesel VCD film de derginizle birlikte hediye...

 
 
   

İlmi Araştırma Sayı 13 - Temmuz 2005

 

 Değerli okurlarımız, Peygamberimiz (sav), Hz. Mehdi'nin ortaya çıkacağı dönemde herkesin bu mübarek şahıstan bahsedeceğini haber vermiştir. Nitekim hadislerde bildirildiği gibi, günümüzde herkes Hz. Mehdi'nin çıkışından bahsetmeye başlamıştır. Kapak konumuzu oluşturan "Mehdiyet Gizlenmesi Değil, Müjdelenmesi Gereken Bir Konudur" başlığı altında ele aldığımız bu konuyu ilgiyle okuyacaksınız. Darwinizm'in insan toplumları için de geçerli olduğunu öne süren Darwin, bu doğrultuda sosyal Darwinizm'e de öncülük etti. Böylece mevcut kötülüklere, acımasız politika ve uygulamalara bir anda sözde bilimsel bir geçerlilik kazandırdı. Özellikle Almanya'da Ernst Haeckel gibi Darwinistler ve ardından 20. yüzyılın kanlı diktatörü Adolf Hitler gibi faşist ırkçılar, sosyal Darwinizm'in acımasız ve merhametsiz kurallarının önde gelen savunucu ve uygulayıcıları oldular. Konuyla ilgili ayrıntılı bilgiyi "Üçlü Faşizm Koalisyonu: Darwin-Haeckel-Hitler" yazısında bulabilirsiniz. İnsanların din ahlakından uzaklaşmaları, onları sonsuz cehennem azabına yaklaştırmakla birlikte, her devirde insan ilişkilerinde büyük bir dejenerasyonun yaşanmasına sebep olmuştur. Bazı insanların dünya hayatına sıkı sıkıya bağlı olmaları yüzünden değer verdikleri unsurlar da dünya hayatının geçici süsleriyle sınırlıdır. Bu nedenle birbirlerini tevazu, akıl, merhamet, şefkat, fedakarlık, cömertlik, kararlılık gibi Kuran ahlakının kazandırdığı üstün özellikler yerine, zenginlik, şöhret, güzellik gibi geçici kriterlere göre değerlendirir hale gelirler. Fakat Kuran'da bildirildiği üzere, "Allah Katında Üstünlük Yalnızca Takvaya Göredir"... İlgiyle okuyacağınız bu yazının olaylara bakışınızda yeniliklere vesile olacağını düşünüyoruz. Hicri 13. asrın müceddidi olan Bediüzzaman Said Nursi çağının en samimi, en açıklayıcı, en hikmetli, vicdana ve akla en çok hitap eden Kuran tefsiri olarak kabul edilen Risale-i Nur Külliyatı'nı yazarak milyonlarca insanın İslam ahlakını benimsemesine vesile olmuştur. Eserlerindeki samimi ve mütevazı üslubuyla ahiret, kader, iman hakikatleri gibi pek çok önemli konuda insanları aydınlatmıştır. "Değerli İslam Alimi: Bediüzzaman Said Nursi"nin günümüze dair verdiği haberlerden bir bölümünü inceleyeceğimiz bu konuyu dikkatle okumanızı tavsiye ediyoruz. Evrim Senaryosundan Bir Sayfa: Atların Evrimi Masalı... Evrim teorisi yaklaşık bir buçuk yüzyıl boyunca o dönemdeki bilim dünyasının ilkel koşulları içinde kabul görmüş, ancak günümüzde bilimsel bulgular doğrultusunda tüm iddiaları çökmüş olan bir aldatmacadır. Evrim aldatmacasının en az iddiaları kadar sahte ve gerçek dışı olan delilleri de bilim dünyasını onlarca yıl oyalamış fakat günümüzde hepsinin asılsızlığı deşifre olmuştur. Bilimsel gerçeklerden tamamen uzak olarak ortaya atılan delillerden atların evrimi masalının da bir aldatmacadan ibaret olduğu ortaya çıkınca alelacele delil olmaktan çıkarılmıştır. Basit Ahlakın Önemli Bir Göstergesi: Bakışlardaki Basitlik... Basitlik, Kuran ahlakından tamamen uzak olan, kişinin Müslümanca yaşamasını engelleyen kirli ve alt bir kültürdür. Ne kadar gizlenmeye çalışılsa da bakışları, bu tür insanların basitliğini açıkça ortaya koyar. Derginizle bu ay 3 belgesel VCD film ile kuşe kağıda basılmış yaldız, lak ve gofre uygulamalı özelliklerden oluşan bir kitap, ayrıca hiçbir yerde bulamayacağınız bir kitapçık hediye ediyoruz.

 
 
   

İlmi Mercek Sayı 12 - Haziran 2005

 

Değerli İlmi Mercek okurları, Kuran'dan edindiğimiz bilgilere göre Hz. Süleyman ve Hz. Zülkarneyn, Allah'ın sınırlarını titizlikle korumuş, İslam ahlakını dünya üzerinde hakim kılmak için ciddi bir çaba sarf etmiş ve bu çabalarının dünyadaki karşılığını güçlü bir hakimiyetle almış olan iki mübarek şahıstır. Hz. Süleyman ve Hz. Zülkarneyn dönemlerinde yaşanan yeryüzü hakimiyetinin dışında bu iki dönemin bir ortak noktası daha bulunmaktadır. Peygamber Efendimiz (sav)'in hadislerinde, bu dönemlerde yaşanan dünya hakimiyetiyle Hz. Mehdi döneminde yaşanacak olan hakimiyetin benzerlikler taşıyacağına dikkat çekilerek Müslümanlara büyük bir müjde verilmektedir. "Hz. Süleyman, Hz. Zülkarneyn ve Hz. Mehdi... Üç Kutlu Şahsın Ahir Zamanı Aydınlatan Benzerlikleri" başlıklı kapak konumuzu büyük bir ilgiyle okuyacağınızı umuyoruz. Tapınak Şövalyeleri, son zamanlarda gündeme gelen birçok araştırma sonucunda aktarılanın aksine, yüzeysel olarak anlatılamayacak kadar gizli yönleri bulunan, komplo dolu bir geçmişi olan bir tarikattır. "Tapınak Şövalyelerinin Saklanan Yüzü" başlığı altında iki bölüm olarak hazırladığımız bu yazı dizisinin ilk bölümünde, bu gizli tarikatın doğuşu ve gelişimi sırasında uyguladıkları sömürgeci ve şiddet dolu strateji; ikinci bölümünde ise dağıtılmalarından sonra yeraltında "masonluk" kılıfıyla sürdürdükleri karanlık faaliyetler ortaya konacaktır. İnancın İnsana Kazandırdığı Gerçek Akıl... İmanın insana kazandırdığı çok önemli bir özellik olan akıl, kişinin sağlıklı düşünebilmesine, doğruyu yanlıştan ayırabilmesine ve en isabetli kararları alabilmesine vesile olur. Akıl sahibi insanlar olayları sağlıklı bir şekilde değerlendirebildikleri için tavırları daha makul, konuştukları sözler dengeli ve hikmetli, yaptıkları işler ise faydalı ve bereketli olur. Üç Semavi Dinde Ortak Olan Ahlaki Değerler... Müslümanların, Hıristiyanların ve Yahudilerin inançları ve ahlaki değerleri pek çok yönden uyum içindedir. Bunun nedeni (her ne kadar tahrif edilmiş olsalar da), İncil ve Tevrat'ın bazı pasajlarında Kuran'la mutabık olan hükümlerin bildirilmesidir. Bu ortak ahlak anlayışı, inananların -bazı görüş ve uygulama farklılıklarına rağmen- ortak ahlaki özellikler sergilemelerini sağlar. Bu ortak değerlerin her biri, bu dinlerin mensuplarının dinsiz ideolojilere karşı neden ittifak etmeleri gerektiğinin önemli delillerindendir. Vücudunuzdaki yüz trilyon hücrenizin her biri adeta birbirlerinden haberdarmış gibi büyük bir uyum içindedir. Siz bu yazıyı okurken bedeninizin hangi bölgesinde hangi hücrelerin neye ihtiyaçları olduğu hesaplanmakta, hangi görevleri yapmaları gerektiği belirlenmekte, hücrelerin ihtiyaçlarını karşılayacak önlemler alınmakta ve hücrelere ne yapmaları gerektiği teker teker bildirilmektedir. Hücrelerin bu olağanüstü bilgi trafiğini hatasızca yönetmek için 24 saat aralıksız çalışan hormonal sistemin detaylarını "Bedenimizdeki Muhteşem Haberleşme: Hormonal Sistem" başlığı altında ilerleyen sayfalarda bulabilirsiniz. Her ay olduğu gibi bu ay da sizlere 3 belgesel VCD film ve ahir zamanla ilgili detaylı bilgi içeren bir kitapçık hediye ediyoruz.

 
 
   

İlmi Araştırma Sayı 12 - Haziran 2005

 

 Değerli okurlarımız, İnsanın duyuları aracılığı ile algılayamadığı, geleceğe ve geçmişe dair olaylar anlamına gelen 'gayb'ı, yalnızca üstün güç sahibi olan Allah bilir. Evrende ve diğer tüm alemlerde meydana gelen her olay, Allah'ın bilgisi dahilinde ve kontrolü altındadır. Peygamberimiz (sav) de mucizelerinden biri olan gayb bilgilerine, Rabbimiz'in dilediği kadarıyla vakıf olmuştur. Peygamber Efendimiz (sav) hem geçmişte meydana gelen ve kimsenin bilmediği olayları, hem de gelecekte gerçekleşecek olan birçok olayı Allah'ın bildirmesiyle öğrenmiş ve kavmine ve sahabelerine tebliğ etmiştir. Kapak konumuzu oluşturan "Peygamberimiz (sav)'e Verilen Gayb Bilgileri"ni ilgiyle okuyacaksınız. İslam Kültürünün Dünya Medeniyetlerini Aydınlatan Işığı... Bilindiği üzere, İslam medeniyetiyle henüz tanışmamış olan Ortaçağ Avrupası'nın teknolojik olanaklardan yoksun ve fakir kalmış halkları, Müslüman Endülüs Devleti'nin ve Osmanlı İmparatorluğu'nun bu coğrafyanın önemli bir kısmına hakim olmasıyla, yaşadıkları karanlık ortamdan kurtulmuşlardır. Allah'ın kendilerine nasip etmesiyle Müslümanlar sanat, tıp ve astronomi gibi alanlarda büyük bir bilgi birikimine ulaşmış ve bu birikimlerini fethettikleri Avrupa ülkelerine de taşımışlardır. Ölüm, her insanın dünyada bir süre yaşadıktan sonra karşılaşacağı kaçınılmaz bir gerçektir. Ancak ölüm bir yokoluş değil sadece dünya hayatının bitişidir. Bu bitişten sonra, ayette ifade edildiği üzere "bitmeyen zamanlar boyu" devam edecek ahiret hayatı başlayacaktır. Her insan doğduğu, diğer bir ifadeyle, Allah onu varlık alemine getirdiği andan itibaren sonsuz hayatına başlamıştır ve bir imtihan süreci yaşamaktadır. Bu sürecin sonunda 'ölüm' adı verilen geçiş anından sonra, mahşer günü Rabbimiz'e hesap verecek ve O'nun takdir ettiği şekilde ahiret hayatında yaşamaya devam edecektir. Her insanı hayatı boyunca en çok üzerinde düşünmesi gereken bu konunun detaylarını "Ölüm Bir Son Değildir" başlıklı yazımızda bulabilirsiniz. İnananların Kuran Ahlakını Yaşamadaki İttifakı... Yeryüzünde kötülerin ittifakına karşı, Müslümanların yapması gereken, yeryüzünde yaşanan olumsuzluklar için kötüleri suçlamayı bir tarafa bırakarak; fesadın ortaya çıkması, hareket sahası bulmasının asıl sebebi olan sürtüşmeleri ortadan kaldırmak olmalıdır. Müslümanların Kuran ahlakını yaşamada ittifak etmesi, Allah'ın izni ile yeryüzünde asırlardır süregelen kötülüklerin sonunu getirmeye vesile olacaktır. Platypus, belki de birçoğumuzun adını ilk kez duyduğu bir canlı... İlk bakışta birçok canlının bir araya getirilmesiyle oluşmuş bir maket gibi duran Platypus, bilimadamlarının "hayvanlar aleminin en harika yaratığı olmaya kesin aday bir hayvan" olarak nitelendirdiği bir canlıdır. Adeta canlılar dünyasının mozaiği olan bu canlı, arka ayaklarında taşıdığı zehiri düşmanlarına karşı kullanarak, su altında avlanarak ve tırnaklarıyla tünel kazarak Yüce Allah'ın örneksiz yaratma ilmini sergileyen delillerden birini oluşturmaktadır. Ayrıca bu ay da okuyucularımıza 3 belgesel VCD film ve ahir zamanla ilgili detaylı bilgi içeren bir kitapçık hediyemiz...

 
 
   

İlmi Mercek Sayı 11 - Mayıs 2005

 

Değerli İlmi Mercek okurları, Bu ayki kapak konumuzu “Sayın Fethullah Gülen Hocaefendi’nin Hz. Mehdi ile ilgili sözlerinden bazı derlemeler”e ayırdık. Bediüzzaman'ın, özellikle son zamanlarda gündeme gelen Hz. Mehdi ile ilgili açıklamaları son derece anlaşılır, açık ve nettir. Bu konuyla ilgili detaylı bilgileri “Bediüzzaman’ın Düşünceleri Eserlerindedir” başlığı altında ilgiyle okuyacağınızı umuyoruz. Son dönemlerde basında Sabetayizm ve Sabetay Sevi’nin hayatı hakkında yapılan yorumlardaki artış dikkat çekmektedir. Bu durum akla önemli bir soruyu getirmektedir. Ortaya çıktıkları tarihin üzerinden 350 yıl geçmesine rağmen hala tepkilere neden olan ve her dönem merak edilen Sabetaycılar, dünyaya kapattıkları kapıların arkasında nasıl bir hayat yaşamaktadırlar? Tüm bu soruların cevaplarını “Sabetayizm ve Türkiye Dönmeleri” başlıklı yazıda bulabilirsiniz. Evrimcilerin Çıkmazlarından Biri: İnsandaki Sanat ve Estetik Duygusu... Evrendeki olağanüstü düzenin ve canlılardaki kompleks sistemlerin kör tesadüfler ve hayali mekanizmalar sonucunda meydana geldiğini iddia eden evrim teorisi, insanın da bu süreçte evrimleştiğini öne sürmektedir. Tamamen bilimdışı olan ve birbirinden çürük temeller üzerine kurulu bu teorinin açıklayamadığı konulara son yıllarda bir yenisi daha eklenmiştir: İnsandaki Sanat ve Estetik Duygusu. Gerçekten de insanda var olan estetik duygusu, sanata ve her türlü güzelliğe olan eğilim, evrimciler açısından içinden çıkılmaz konular olarak iyice belirginleşmiştir. Dünyanın bugünkü medeniyet seviyesine ulaşmasında en büyük paylardan biri bilime aittir. Bilimin tarihi gelişimi incelendiğinde, tarih boyunca keşifler yapmış, bilimsel gelişmenin öncüsü olmuş bilim adamlarının büyük çoğunluğunun güçlü bir Allah inancına sahip olan Müslüman bilim adamları olduğu dikkat çekmektedir. İslam ahlakının yaşandığı bir ortamda yetişmiş, yaşamlarını ve bilime dair çalışmalarının temelini Kuran ayetlerine dayandıran Müslüman bilim adamları, dünyanın bugün sahip olduğu yüksek medeniyete çok büyük katkılarda bulunmuşlardır. “Modern Bilimin Müslüman Öncüleri” başlıklı yazıda tarihe adını altın harflerle yazdırmış bu değerli bilim adamlarını daha yakından tanıyacaksınız. Bu ay da tüm okurlarımıza 3 adet belgesel VCD film hediye ediyoruz. Harun Yahya’nın eserlerinden yararlanılarak hazırlanan bu belgeselleri ilgi ve beğeniyle izleceksiniz...

 
 
   

İlmi Araştırma Sayı 11 - Mayıs 2005

 

Değerli İlmi Araştırma okurları, Bilindiği üzere, son birkaç on yıldır yeryüzünde meydana gelen kargaşa, zulüm, terör ve savaş ortamı, fitneler, kıtlıklar, depremler Hz. Mehdi’nin ortaya çıkışının alametlerindendir. Bu bilgiye sahip olmak da Müslümanları, Hz. Mehdi’nin geliş alametleri ve Hz. Mehdi’nin sıfatları hakkında daha detaylı bilgi edinmeye sevk etmektedir. Bu konuda öğrenilecek her yeni bilgi, Müslümanların heyecanını daha da artıracaktır. Geçen ay Hz. Peygamberimiz (sav)’in hadisleri ışığında manevi özelliklerini ele aldığımız ahir zamanın kutlu şahsı Hz. Mehdi’nin, bu sayımızda da fiziksel özelliklerine yer veriyoruz. Kapak konumuzu oluşturan “Hz. Mehdi Nasıl Tanınacak (Hz. Mehdi’nin Manevi Özellikleri)” başlıklı bu yazıyı büyük bir merakla okuyacaksınız. Ülkemizin değerli yazarlarından biri olan ve ‘Hekimoğlu İsmail’ adıyla tanınan Ömer Okçu’nun Hz. Mehdi ve onun özellikleriyle ilgili yaptığı son derece aydınlatıcı izahları içeren yazısına, “Hz. Mehdi Bulunduğu Asra Bir Baş Tabib Gibi Çıkar, Hastalığı Teşhis EderHz. Mehdi İttihad-ı İslamcıdır” başlığı ile dergimizde yer verdik. Müminlerin Melek Sevgisi... Kuran’da bildirildiği üzere melekler, Yüce Rabbimiz’e gönülden bağlı, itaatkar, O’nun şanını durmaksızın yücelten ve emirlerini eksiksiz yerine getiren üstün ahlak sahibi kullardır. Müminler de, Allah’a, elçilere, kitaplara ve ahirete iman ettikleri gibi meleklerin varlığına da iman eder ve onları içli bir sevgiyle severler. Sömürgecilik, tarihin pek çok döneminde birçok ülke tarafından dünyanın farklı bölgelerinde uygulanmış, bazı acımasız devlet yöneticilerinin yalnızca kendi ülke çıkarlarını gözettikleri politikalar sonucunda zulüm dolu görüntülere neden olmuştur. Sadece kendi halkının üstünlüğüne inanan yöneticiler, sömürüleri altına aldıkları ülke halklarını en acımasız şartlarda çalıştırmış ve bu insanların her türlü kaynağını kendi ülkeleri adına kullanmışlardır. “Modern Tarihin Zulüm Sistemi Sömürgecilik” başlıklı bu yazıyı ilgiyle okuyacaksınız. 15 Maddede Evrim Aldatmacası... Evrim Teorisi, canlıların yeryüzünde ilk ortaya çıkışını, milyarlarca yıllık zaman dilimleri içinde gerçekleşen kör tesadüflerle açıklamaya çalışır. Oysa bunun mümkün olamayacağı çok açıktır. Masal kitaplarına konu olacak bir içeriğe sahip olan Evrim Teorisine, bazı bilim adamlarının hala körü körüne inanıyor olması oldukça düşündürücü ve şaşırtıcıdır. Bu yazımızda evrim aldatmacası hakkındaki gerçekleri maddeler halinde aktarıyoruz. Bu ay da tüm okurlarımıza 3 adet belgesel VCD film hediye ediyoruz. Harun Yahya’nın eserlerinden yararlanılarak hazırlanan bu belgeselleri ilgi ve beğeniyle izleceksiniz...

 
 
   

İlmi Mercek Sayı 10 - Nisan 2005

 

 Değerli İlmi Mercek okurları, Peygamber Efendimiz (sav)'in hadislerinde haber verdiği kıyamet alametlerinden biri "Güneş'in Batıdan Doğuşu"dur. Hadislerde bu alamet gerçekleşmeden kıyametin kopmayacağı bildirilmektedir. Bu ayki kapak konumuzu oluşturan "Kıyamet Alametlerinden Güneş'in Batıdan Doğuşu Yaklaşıyor" yazısında bu olayların nasıl gerçekleşebileceğine dair açıklamaları ilgiyle okuyacaksınız. Bugün dünyanın hemen her yerinde, kendine yer edinmiş televizyon, kitleler arası iletişimin en önemli araçlarından biridir. 1926 yılında icat edilmesinin ardından, özellikle son birkaç on yılda televizyon aracılığıyla toplumlar arasındaki kültürel mesafe kısalmış, her türlü olay hakkında anında haber almak ve pek çok konuda bilgi edinmek mümkün hale gelmiştir. Ancak televizyonun etkileri, olumlu yönleri ile sınırlı değildir. Çünkü televizyon, denetimsiz bir biçimde yapılan bazı yayınlar sözkonusu olduğunda kitleleri yoğun şekilde olumsuz telkinlere maruz bırakan bir araç haline gelebilmektedir. "Şiddet - Gerilim - Dejenerasyonda Televizyonun Etkisi" yazısını beğenerek okuyacağınızı ümit ediyoruz. Bir kişiye söylenebilecek en güzel, en hayırlı sözlerin ne olduğunu düşünmüş müydünüz? Genellikle güzel söz söylemek denince iltifat etmek, sevgiyi dile getirmek ya da umut veren konuşmalar yapmak gibi davranışlar algılanır. Oysa Yüce Allah'ın Kuran'da bizlere bildirdiği güzel söz, her ne kadar bu sayılanları içine alsa da, çok daha farklı ve geniş bir anlam içerir. "Kuran Ahlakına Göre Güzel Söz", tüm okuyanları derin düşünmeye davet edebilecek bir yazı. Kuşlar Neden Gece Göç Ederler? Kuşların çoğu yaşamsal faaliyetlerini gündüz gerçekleştirirler. Fakat uzun seyahatler için geceyi seçerler. Çünkü gece göçü kuşlara birçok avantaj sağlar. Bunlardan en önemlisi düşmanlarından bu yolla kaçabilmeleridir... Yüce Rabbimiz'in canlılarda yarattığı sayısız sistemden birinin anlatıldığı bu yazıyı merakla okuyacağınızı umuyoruz. "Peygamberimiz (sav)'in En Büyük Mucizesi: Kuran-ı Kerim"... Peygamberimiz (sav)'in en büyük mucizesi, bir öğüt ve hidayet rehberi olan Kuran-ı Kerim'dir. Yüce Allah, bundan 14 asır önce, insanlara yol gösterici bir kitap olan Yüce Kuran-ı Kerim'i indirmiş ve tüm insanlığı ona uyarak kurtuluşa ermeye davet etmiştir. İndirildiği günden bu yana tüm çağlarda yaşayan her insan grubunun anlayabileceği, kolay ve anlaşılır bir dile sahip olan Kuran, benzersiz üslup özellikleri ve içerdiği hikmet ile Allah'ın alemlere indirilmiş sözüdür. Beslenme, yaşamımızın çok önemli bir parçasıdır. Ancak bunun için tek yaptığımız, birbirinden faydalı ve lezzetli yiyecekleri yalnızca çiğnemek ve yutmaktır. Peki bir yiyeceği yemeye başlamakla birlikte, yeryüzünün en üstün rafinerisini harekete geçirdiğinizin farkında mısınız? Bu rafinerinin işleyişindeki detayları "Mide Öncesi Adım Adım Sindirim" başlıklı yazıda bulabilirsiniz. Her ay olduğu gibi bu ay da 3 adet belgesel VCD film hediye ediyoruz, ayrıca bir adet büyük boy renkli İngilizce Harun Yahya kitabı ve yine Harun Yahya eseri olan bir adet cep kitabını bayinizden ücretsiz olarak derginizle birlikte alabilirsiniz...

 
 
   

Türk -İslam Birliği Sayı 01

 

Türk İslam Dünyası’nın birliği, Allah’ın izni ve lütfu ile, 21. yüzyılda yeryüzüne özlenen barışı ve huzuru getirecek olan bir birlikteliktir. Sevgi, kardeşlik, şefkat, hoşgörü, dayanışma ve muhabbet temeli üstüne kurulacak olan bu birlik, yaşandığı bölgeye ekonomik refahı, demokratik yaşamı, adaleti getirmeyi hedeflemektedir. Manevi değerlerin yüceltilmesini, sanatın, teknolojinin, bilimin en üst seviyelerine çıkmasını sağlayacak olan bu birlikteliğin adı Türk İslam Birliği’dir.

 
 
   

İlmi Araştırma Sayı 10 - Nisan 2005

 

 Değerli Okuyucularımız, Gerçekleşen alametlerden de anlaşılacağı üzere, ahir zaman tüm şiddetiyle yaşanıyor. İnsanlar her geçen gün daha da artan olumsuz olaylardan kurtulmanın yollarını ararken, Allah çok yakın bir gelecekte, güzel ahlaktan uzaklaşan insanları, dejenerasyona uğrayan toplumları doğru yola iletmek için 'Hz. Mehdi', diğer bir ifadeyle 'doğruya götüren' sıfatını taşıyan üstün ahlaklı bir kulunu vesile kılacaktır. Peygamberimiz (sav)'in birçok hadisinde Hz. Mehdi'nin çeşitli özellikleri tarif edilmiştir. Bu hadisler doğrultusunda inceleyeceğimiz Hz. Mehdi'nin manevi özellikleri, ahir zamanın bu büyük şahsını tanıyabilmek için önemli birer yol gösterici niteliğindedir. Geniş bir araştırmanın sonucu olan bu ayki kapak konumuz "Hz. Mehdi Nasıl Tanınacak? - Hz. Mehdi'nin Manevi Özellikleri" yazısını beğenerek okuyacaksınız. Kuran'da bildirildiği üzere, Müslümanlar son derece asil ve vakarlı insanlardır. Asıl ve yegane amacı Allah'ın rızasını kazanmak olan müminlerin her davranışlarına yansıyan bu ahlak, Kuran ahlakını yaşamayan kimselerin basit karakterlerinden tamamen uzaktır. Tamahkar, diğer bir deyişle cimri, açgözlü bir tutum ise basitliğin en önemli göstergelerinden biridir. Detaylı olarak ele aldığımız basit karakterin özelliklerini "Tamahkarlık" başlığı altında ilgiyle okuyacaksınız. "Evrim Sahtekarlıkları Tarihinde Yeni Bir Sayfa"... Ortaya atılmasından itibaren pek çok sahtekarlık yöntemiyle gerçekmiş gibi kabul ettirilmeye çalışılan evrim teorisi ve savunucuları, son zamanlarda yine bu tür bir yalanın ortaya çıkmasıyla çıkmaza girdi. Evrimci bir antropoloji profesörünün bazı önemli fosillerin yaşı hakkında otuz yıldan beri sahte bilgiler verdiği ortaya çıktı. Ayrıca evrimcilerin sık sık başvurdukları sayısız sahtecilik yöntemlerinden birkaç tanesini sizler için biraraya getirdik. Bu ayki ahir zamanla ilgili ve son derece önemli bir başka konuya ise "Ahir Zaman Alametleri Bir Bütündür" başlıklı yazımızda yer verdik. Değerli İslam alimleri tarafından da ittifakla kabul edildiği üzere içinde bulunduğumuz dönem, Peygamber Efendimiz (sav)'in ahir zamana dair hadislerinde bildirdiği önemli olaylara sahne olmaktadır. Ancak bazı kimseler ahir zaman alametleri olarak adlandırılan bu olayları, küçük ve büyük alametler olarak değerlendirmektedirler. Yapılan bu yanlış değerlendirmenin aksine, tüm alametler birbirinden ayırt edilemeyecek derecede önem taşımakta ve İslam dünyasının geleceğine ışık tutmaktadır. Zamanın yıpratıcı etkisi herşeyde gözle görülür biçimde fark edilir. En son model diye alınan bir araba birkaç sene içinde kaçınılmaz olarak eskir. Çok beğenilen bir ev, 5-10 sene sonra eğer bakım yapılmazsa eski görünümlü bir yere dönüşür. Ancak tüm bunların yanında insan, en büyük yıpranmaya kendi bedeninde şahit olur; geçen yıllarla birlikte insanın çok değer verdiği vücudu, geri dönülemez bir biçimde hasar görür. "Geçen Zamanın Silinmeyen İzi: Yaşlılık" yazısını dikkatle okumanızı tavsiye ediyoruz. Bunların yanı sıra Allah'ın yaratışındaki benzersizliğe ve ihtişama şahit olacağınız iman hakikatleri de bu ayki konularımız arasında... Her ay olduğu gibi bu ay da 3 adet belgesel VCD film hediye ediyoruz, ayrıca bir adet büyük boy renkli İngilizce Harun Yahya kitabı ve yine Harun Yahya eseri olan bir adet cep kitabını bayinizden ücretsiz olarak derginizle birlikte alabilirsiniz...

 
 
   

İlmi Mercek Sayı 09 - Mart 2005

 

Değerli İlmi Mercek Okurları, Öncelikle 2004 yılının Temmuz ayından bu yana çıkan İlmi Mercek dergisine göstermiş olduğunuz yoğun ilgiden ötürü teşekkür eder, 2005 yılının tüm Müslüman dünyası için hayırlara vesile olmasını Yüce Rabbimiz’den dileriz. Müslümanların yol göstericisi olan Yüce Kuran’ın birçok ayetinde, Müminlerin birbirlerine olan sevgilerinden, bağlılıklarından, merhametlerinden ve dayanışmalarından bahsedilmektedir. Cennet ehlinin özelliği olan sevgi, Allah’ın insanlara verdiği ve müminlerin bu dünyadayken birbirlerine yöneltmeleri gereken en önemli nimetlerden biridir. “Müminlerin Birbirlerine Olan Sevgileri” başlığı altında hazırladığımız kapak konumuzu beğeni ile okuyacağınızı umuyoruz. Günümüzde dünya çapında yaşanan olaylar, insanların huzur ve barış dolu bir yaşam sürme özlemini her geçen gün biraz daha artırmaktadır. Bunun için inançlı, samimi, vicdanlı ve sağduyulu Müslümanlara, Hıristiyanlara ve Yahudilere düşen görev, kötülüklere ve kötülere karşı yardımlaşmak, ortak bir fikri mücadele yürütmek, birlik ve beraberlik içinde çalışmaktır. Kuran ayetleri ışığında hazırlanan “Üç İlahi Dinin Mensupları Arasındaki Anlayış, Yeryüzünde Barışı ve Sevgiyi Hakim Kılacaktır” başlıklı yazımızı beğeneceğinizi ümit ediyoruz. “Kuran’da Bildirilen Peygamberlerimizin Duaları”, Allah’a ulaşabilmek için müminlere hikmetli birer örnektir. Peygamber Efendimiz (sav)’in ve diğer tüm peygamberlerin dualarında, hem Allah’a olan teslimiyetlerini, Allah’ı tek dost ve yardımcı olarak gördüklerini, hem de Rabbimiz’in şanını en güzel isimleri ile yücelttiklerini görmekteyiz. Ahiret gününe iman, İslamiyet’te olduğu gibi, İslam’dan önceki hak dinlerde de (korunmuş olan inanç esaslarının arasında) yer alır. Ehl-i Kitab’ın –bazı değişikliklere uğramış olmakla birlikte- korunmuş olan inançlarından biri olan ahiret gününe iman konusunu “Yahudilikte Ahiret İnancı” başlığı altında okuyabilirsiniz. Değerli okurlarımız, dergimizle birlikte bu ay da sizlere Harun Yahya’nın eserlerinden yararlanılarak hazırlanan birbirinden değerli 3 belgesel VCD armağan ediyoruz. Ayrıca bir solukta okuyacağınızı düşündüğümüz iki kitapçık da derginizle birlikte vereceğimiz armağanımız... Bir sonraki sayımızda yeniden buluşmak dileğiyle...

 
 
   

İlmi Araştırma Sayı 09 - Mart 2005

 

Değerli İlmi Araştırma okurları, Bu ayki kapak konumuzu "Hz. İsa'yı Sevenler 'Savaş' Değil 'Barış' ile Yükümlüdür" başlıklı yazımız oluşturuyor. Hz. İsa'nın Allah'ın izniyle yeryüzüne tekrar gelmesini büyük bir heyecanla beklediğimiz bu dönemde, Hz. İsa'yı sevenler ve izleyenlere düşen önemli bir sorumluluk vardır. Bu sorumlukların başında, O'nun yaptığı gibi, insanlara sevgi ile yaklaşmak esas alınmalıdır. Allah'a iman eden ve Hz. İsa'yı da üstün bir peygamber olarak çok seven Müslümanlara karşı, bazı Hıristiyanlar, savaş ve kan dökme eğiliminde olmamalıdır. Onlar gerçek dindarların yapacağı gibi sevgi, barış, dostluk ve uzlaşma tavrı içinde bulunmalı, Hz. İsa'nın kendilerine, "Ne mutlu sulh edicilere" (Matta 5/9) sözleri ile belirttiği gibi, yeryüzünde barış elçileri olmayı emrettiğini hiçbir zaman unutmamalıdırlar. Dünya Hayatının Düşündürdükleri... Günümüzde ortalama 60 yıl olan insan ömrünün, doğum anından itibaren her safhası birçok acizlik içermektedir. Bu sürenin yaklaşık 15 yılının uykuda geçirilmesi, trafikte harcanan saatler, yemek hazırlayıp yemek ve temizlik gibi işlere ayrılan süreler, geçirilen hastalıklar dünya hayatının ne denli yorucu ve zahmetli olduğunun, ayrıca sonsuz ahiret hayatı yanında da ne kadar değersiz olduğunun göstergelerinden yalnızca birkaçıdır. Kuran'da inananlara vaad edilen cennetin özellikleri belirtilirken dikkati çeken nokta ise cennet ehlinin tüm bu acizliklerin hiçbirini yaşamamasıdır. Bu nedenle dünya hayatının en büyük hikmetlerinden biri, müminlerin ahirete duydukları özlemin her an daha da artmasına vesile olmasıdır. Hz. Muhammed (sav), Yahudilere ve Hıristiyanlara karşı her zaman son derece adil ve merhametli davranmış, İlahi dinlerin mensupları ile Müslümanlar arasında uzlaşmaya dayalı bir ortam oluşmasını sağlamıştır. Müslümanların Kitap Ehli'ne olan tutumlarında, her konuda olduğu gibi, en güzel örneği teşkil etmiştir. "Hz. Muhammed (sav) Kitap Ehli'ne Adaletle Hükmetti" konusunu ilerleyen sayfalarda bulabilirsiniz. Toplum içerisinde adeta salgın bir hastalık gibi her geçen gün yayılan ve pek çok kimsenin dışarıya yansıtmadan kendi içinde yaşamaya çalıştığı gizli azap adı verilen stres, depresyon gibi rahatsızlıklardaki artış dikkat çekmektedir. Gerçek huzur ve mutluluğu yaşamayan çok sayıda insanda görülen bu azapların nedeni ise Kuran ahlakını gerektiği gibi yaşamamalarıdır. Bu gizli azaplardan kurtulmanın tek yolu ise Kuran ahlakını yaşamaktır. "Gizli Azaba Sürükleyen Tavır Bozuklukları" başlıklı yazımızı ilgiyle okuyacağınızı umuyoruz. Değerli okurlarımız, bu ay dergimizle birlikte Harun Yahya'nın eserlerinden yararlanılarak hazırlanan 3 adet belgesel VCD, 1 adet Harun Yahya kitabı ayrıca "Risale-i Nur Külliyatı'nda Hz. İsa ve Hz. Mehdi Gerçeği" isimli önemli bir kitap hediye ediyoruz.

 
 
   

İlmi Mercek Sayı 08 - Şubat 2005

 

Sevgili okurlarımız, Derginizin bu sayısında size güncel konulardan iman hakikatlerine, Kuran ahlakındaki hikmetlerden evrim teorisinin geçersizliğinin kanıtlarına kadar geniş bir içerik sunuyoruz. Din ahlakının yaşanmaması bir toplum için olabilecek en önemli tehlikelerden biridir. Zira, din ahlakının yaşanmadığı toplumlarda, hızla ahlaki çöküntü yaşanır, toplum huzuru ve düzeni bozulur. Üstelik bundan toplumun hemen hemen tüm bireyleri zarar görür. Yakın geçmişte dünyanın çeşitli ülkelerinde bu durumun ibret verici örneklerine rastlanmıştır. "Asıl Tehlike: Organize Olmayan Dinsizlik" başlıklı kapak konumuzu ilgiyle okuyacağınızı umuyoruz. Ahir zamanda gelecek olan şahıslar ve bu dönemde yaşanacak olaylar insanlığın yüzyıllardır büyük merakla beklediği önemli konulardandır. Tüm dünyaya barış ve adalet getirecek bu dönemin önemli şahıslarının çıkacakları yerin Medine, Horasan, Kudüs, Şam veya İstanbul olduğuna dair pek çok değişik rivayet bulunmaktadır. Ancak özellikle Peygamber Efendimiz (sav)’in hadislerinde ve İslam alimlerinin açıklamalarında, Hz. Mehdi’nin, Hz. İsa’nın ve Deccal’in çıkacağı yer konusunda üzerinde daha çok durulan üç ayrı şehir bulunmaktadır: Şam, Kudüs ve İstanbul…"Hz. Mehdi Hangi Şehirden Çıkacak?" başlıklı yazımızda bu konuyu detaylı olarak inceledik. Değerli bir İslam büyüğümüz olan Bediüzzaman Said Nursi, hicri 13. asrın Müceddid’i (insanları dinin özüne yönlendiren görevlendirilmiş alim) olarak, İslam’a yaptığı hizmet ve Müslümanlara gösterdiği ışık, bir güneş gibi parlak, nurlu ve geleceği de aydınlatan özelliktedir. Eserlerindeki hikmetli üslup ve anlatım çarpıcılığı ile yaratılış hakikatlerinin, akıllara ve vicdanlara yerleşmesine vesile olmuştur. Yüce Kuran’ın tefsirini ve Resulullah (sav)’ın ahlakının örneğini Müslümanlara aktaran büyük bir alim olarak, hayatı boyunca pek çok sıkıntıya göğüs germiş, çileli ve mücadelelerle dolu yaşamı onu daha da derinleştirmiş, tefekkürleri, Müslümanların Allah’a olan derin sevgi ve yakınlıklarının daha da artmasına vesile olmuştur. Kulak ve ses, Allah’ın izni ile insan hayatına çok önemli katkısı olan büyük birer nimettir. İşitmenin tüm aşamalarında görülen eşsiz tasarım, Yüce Allah’ın sonsuz kudretinin tecelli ettiği örneklerdendir. "İşitme Mucizesi" yazısını okurken siz de bu nimetin farkına varacaksınız. Değerli okurlarımız, bu ay da dergimizle birlikte Harun Yahya’nın eserlerinden yararlanılarak hazırlanan 3 belgesel VCD ve 1 renkli kitap hediye ediyoruz. Gelecek ay yeniden buluşmak dileğiyle...

 
 
   

İlmi Araştırma Sayı 08 - Şubat 2005

 

Değerli İlmi Araştırma okurları, Ahir zamanın tüm şiddetiyle yaşandığına şahit olduğumuz bugünlerde, üzerinde önemle durulması gereken bir konu vardır. Bilindiği gibi ahir zaman, iki dönemden oluşmaktadır. Ahir zamandan bahsederken yalnızca bu dönemin alametleri olan zorlukları, darlıkları, felaketleri anmak, ancak tüm bu karanlıkların aydınlığa döneceğinden hiç bahsetmemek yanlış olur. Ahir zamanda da, Allah’ın izniyle, darlıklar bolluklara, zorluklar kolaylıklara dönecek, tüm sıkıntılar çözüme kavuşacaktır. "Ahir Zamana Dürüstçe Bakmak" başlığı altında ele aldığımız bu konuyu ilgiyle okuyacağınızı umuyoruz. "Kayıp Halka Asla Varolmadı"… 20. yüzyıl evrim teorisinin her konuda hezimete uğrayarak yıkıldığı bir yüzyıl oldu. Bu hezimetlerden biri de fosil kayıtları konusunda yaşandı. Evrimciler 19. yüzyılın ortasından bu yana dünyanın dört bir yanında kayıp fosil kayıtlarına ulaşmak umuduyla araştırmalar yaptılar. Ancak tüm bu araştırmalara rağmen, evrimin öne sürdüğü ve canlıların ilkel türlerden gelişmiş türlere kademe kademe evrimleştiği iddiasını destekleyecek "ara geçiş formlarına" hiçbir zaman rastlanamadı. Türk-İslam tarihi incelendiğinde, çeşitli dönemlerde Müslümanların güçlü bir birlik kurdukları, tek bir vücut halinde hareket ettikleri, kimi dönemlerde ise bu birliğin çeşitli nedenlerle oluşturulamadığı ancak önündeki engellerin aşılmaya çalışıldığı görülmektedir. Günümüzde ise İslam Birliği kaçınılmaz bir ihtiyaç olarak karşımıza çıkarken, gerçekleşecek olan bu birlik, din ahlakının yeryüzünde hakim olduğu aydınlık bir geleceğin oluşmasını da sağlayacaktır. Dünya gündeminde önemli bir yer tutan bu konunun tarihteki örneklerini "Tarihten Günümüze İslam Birliği" yazımızda bulabilirsiniz. İnsan vücudu incelendiğinde birbirinden kompleks sayısız sistemle karşılaşılır. Bunların her biri biz günlük yaşamımıza devam ederken, hiç farkında olmadığımız halde durmadan devam eder. Örneğin bir yerinizi yaraladığınızda, yaralanan yerde gerçekleşen işlemlerin farkında bile olmazsınız. Oradan akan kanın bir süre sonra duracağından ve birkaç hafta içinde yaranın tamamen kapanıp ortadan kaybolacağından eminsinizdir. Kanın pıhtılaşmasındaki detayları incelediğimiz "Bir Yaralanmanın Ardından" yazısını okurken, Allah’ın yaratışındaki üstünlüğe bir kez daha şahit olacak, sahip olduğunuz nimetlere şükretmenin önemini bir kere daha düşüneceksiniz. Değerli okurlarımız, bu ay da dergimizle birlikte Harun Yahya’nın eserlerinden yararlanılarak hazırlanan 3 belgesel VCD ve 1 renkli kitap hediye ediyoruz. Bir sonraki sayımızda buluşmak dileğiyle…

 
 
   

İlmi Mercek Sayı 07 - Ocak 2005

 

Değerli İlmi Mercek Okurları, Müslümanların yol göstericisi olan Yüce Kuran’ın birçok ayetinde, Müminlerin birbirlerine olan sevgilerinden, bağlılıklarından, merhametlerinden ve dayanışmalarından bahsedilmektedir.Cennet ehlinin özelliği olan sevgi, Allah’ın insanlara verdiği ve müminlerin bu dünyadayken birbirlerine yöneltmeleri gereken en önemli nimetlerden biridir. “Müminlerin Birbirlerine Olan Sevgileri” başlığı altında hazırladığımız kapak konumuzu beğeni ile okuyacağınızı umuyoruz. Günümüzde dünya çapında yaşanan olaylar, insanların huzur ve barış dolu bir yaşam sürme özlemini her geçen gün biraz daha artırmaktadır. Bunun için inançlı, samimi, vicdanlı ve sağduyulu Müslümanlara, Hıristiyanlara ve Yahudilere düşen görev, kötülüklere ve kötülere karşı yardımlaşmak, ortak bir fikri mücadele yürütmek, birlik ve beraberlik içinde çalışmaktır. Kuran ayetleri ışığında hazırlanan “Üç İlahi Dinin Mensupları Arasındaki Anlayış, Yeryüzünde Barış ve Sevgiyi Hakim Kılacaktır” başlıklı yazımızı beğeneceğinizi ümit ediyoruz. “Kuran’da Bildirilen Peygamberlerimizin Duaları”, Allah’a ulaşabilmek için müminlere hikmetli birer örnektir. Peygamber Efendimiz (sav)’in ve diğer tüm peygamberlerin dualarında, hem Allah’a olan teslimiyetlerini, Allah’ı tek dost ve yardımcı olarak gördüklerini, hem de Rabbimiz’in şanını en güzel isimleri ile yücelttiklerini görmekteyiz. Ahiret gününe iman, islamiyet’te olduğu gibi, islam’dan önceki hak dinlerde de (korunmuş olan inanç esaslarının arasında) yer alır. Ehl-i Kitab’ın –bazı değişikliklere uğramış olmakla birlikte korunmuş olan inançlarından biri olan ahiret gününe iman konusunu “Yahudilikte Ahiret inancı” başlığı altında okuyabilirsiniz.

 
 
   

İlmi Araştırma Sayı 07 - Ocak 2005

 

Değerli ilmi Araştırma Okurları, 2005 yılının ilk sayısında sizlere yine yepyeni ve zengin içerikli bir dergi sunuyor, bu yılın tüm islam alemine hayırlar getirmesini Allah’tan umut ediyoruz. Bu ayki kapak konumuzu “Devlet, Millet Yıkan Dinsizlik Tehlikesi” başlıklı yazımız oluşturuyor. Din ahlakının yaşanmadığı toplumlarda ahlaki ve ailevi değerler zamanla geçerliliğini yitirir. İyilik ve kötülük kavramları kişisel menfaat ve beklentilere göre şekillenmeye başlar. Bu nedenle de zaman içinde rüşvet, hırsızlık ve devlete itaatsizlik gibi ahlak dışı davranışlar yayılarak devletin ve milletin güvenliğini ve bütünlüğünü tehdit eden bir unsur haline gelir. Bir ülkenin bekası için milli ve manevi değerlerin korunması ve güçlendirilmesi hayati öneme sahiptir. Dünyanın pek çok ülkesinde yaşanan çeşitli sorunların asıl kaynağı iman zafiyetidir. insanların asıl ihtiyacı olan, imanlarının kuvvetlenmesi, maneviyatlarının takviye edilmesidir. Bu durumda öncelikle yapılması gereken, iman zafiyetini ortadan kaldırmaktır. “Bütün Sorunların Çözümü: iman Zafiyetini Ortadan Kaldırmak” başlığı altında bu konuda detaylı bilgiye sahip olabilirsiniz. Müminlerin, kalplerinde derin bir coşku ile yaşadıkları, herşeyi yoktan var eden Yüce Rabbimiz’e olan sevgilerine değindiğimiz “Allah Sevgisi” isimli yazıyı beğeni ile okuyacağınızı düşünüyoruz. Gündüz aşırı sıcak, gece ise dondurucu bir soğuk... Aylar boyu süren kuraklık ve son derece sınırlı beslenme imkanları... Böylesine ağır şartların hüküm sürdüğü çöllerde yaşamak son derece zordur. Ancak tüm bu zor koşullara rağmen, çölde yaşamını sürdüren pek çok canlı bulunmaktadır. “Çölde Yaşayan Mucizevi Canlılar” konusunu ilgiyle okuyacaksınız.

 
 
   

İlmi Mercek Sayı 06 - Aralık 2004

 

Değerli ilmi Mercek okurları, Dergimizin bu ayki kapak konusunu “Nefse Uygun Din Planları” başlıklı yazımız oluşturuyor. Bilindiği gibi kimi insanlar, Allah’tan gereği gibi korkmamaları sebebiyle Kuran’ı kendilerine olması gerektiği şekilde rehber edinmez ve Allah’ın bildirdiği ahlakı tam olarak yaşamazlar. Kuran’a Allah’ın indirdiği şekliyle tabi olmak ve bu nimetten istifade etmek yerine; dini, kendi akılları, nefisleri ya da din ahlakından uzak yaşayan toplumların belirli kuralları doğrultusunda yorumlamaya çalışırlar. Bu yolla, hak dinden uzaklaşmış farklı ve batıl bir din anlayışının savunuculuğunu yaparlarş. ‘Nefse uygun din’ olarak da adlandırabileceğimiz bu din anlayışının en önemli özellikleri ise, kişilerin nefsi istekleriyle ve dünyadaki menfaat beklentileriyle çatışmayacak bir inanç şekli olmasıdır. Bugün islam dünyasının önündeki en büyük engel, “tek bir güç altında toplanamamaktır”. Tüm dünyayı kucaklayan, barış ve dostluk yanlısı, demokratik esaslara ve hukukun üstünlüğü prensibine dayanan merkezi bir islami otoritenin ve bir islam Birliği’nin kurulması, islam dünyasının mevcut sorunlarının giderilmesinde çok önemli bir adım olacaktır. “İslam Birliği’nin Önündeki Engeller Kaldırılmalıdır” başlıklı yazımızda bu konudaki ayrıntıları bulacaksınız. Yüce Rabbimiz'in Kuran'da bildirdiği ahlaktan hiçbir koşulda taviz vermeyen müminlerin, en önemli sorumluluklarından biri "iyiliği emredip kötülükten sakındırmak"tır. Bu sorumluluğun gereği olarak müminler çevrelerindeki insanları, Allah'ın emrettiği şekilde yaşamaları için teşvik etmelidirler. Bu konuyla ilgili yazımızı beğeniyle okuyacağınızı tahmin ediyoruz. Allah’ın şanını gerektiği gibi tanıyıp takdir etmeyerek böbürlenenlerin göreceği karşılık, sonsuz cehennem azabıdır. Bu çok önemli konuyu “Bütün Zamanlar Boyunca Sürecek Cehennem” başlıklı yazımızda okuyabilirsiniz. Firavun döneminde her türlü tehdit ve baskıya rağmen iman eden kişiler, cesaret ve kararlılıklarıyla örnek bir ahlak sergilemişlerdir. “Firavun’un Tehditlerine Rağmen iman Edenler” başlıklı yazımızda bu konuyu detaylarıyla okuyabilirsiniz. Yaşamınızın her anında, siz hiç farkında olmadan, kalp atışlarınız düzenlenir, kanınızdaki oksijen miktarı çok hassas bir seviyede sabit tutularak nefes alıp vermeniz sağlanır, vücut ısınız korunur. Kısacası yaşamanızı sağlayan tüm işlemler, vücuttaki bütün işlemlerin kontrol edildiği bir merkez tarafından yönetilir. Bu merkez, Yüce Allah'ın benzersiz bir tasarımla yarattığı beyindir. Beynimizin olağanüstü özelliklerini ilgiyle okuyacağınızı tahmin ediyoruz

 
 
   

İlmi Araştırma Sayı 06 - Aralık 2004

 

Değerli ilmi Araştırma okurları,  Dünya gündeminin yoğun olduğu bu günlerde, televizyonlarda her gün yeni savaş, çatışma ve karmaşa haberleri yer almakta... Arkası kesilmek bilmeyen bu durumun tek çözümü din ahlakının yayılması ve yaşatılmasıdır. Bunun geçmişte çok güzel örnekleri yaşanmıştır. İşte bu ayki kapak konumuzu bunun güzel bir örneği olan "Dört Halife Dönemi"ne ayırdık. Hz. Muhammed (sav)'in vefatından sonra yaşanan "Dört Halife Dönemi", islam ahlakının Arap Yarımadası’nın sınırlarını aşarak yaygınlaştığı bir dönemdir. Parlak zaferlerin kazanıldığı ve Müslümanların huzur ve refah içinde bir hayat sürdürdükleri bu dönem, Peygamberimiz (sav)'in müjdelediği Altınçağ'ın geçmişteki güzel bir örneğidir. Bir insan Allah'ın her an kendisini gördüğünü; yaptıklarından, tüm düşüncelerinden haberdar olduğunu ve bunların kendi adına Allah Katında kaydedildiğini kavrıyorsa, sahip olduğu Allah korkusu, onu Kuran ahlakını en mükemmel şekliyle yaşamaya yöneltir. Bu anlayışı ona, hem davranışlarından hem de düşünce şeklinden rahatça fark edilebilecek özel bir kalite getirir. İslam ahlakındaki bu üstün kalite anlayışını, "İslam Düşmanı Gizli Bir Güç: Kalitesizlik-II" başlığıyla ilerleyen sayfalarda bulabilirsiniz. Bu ayki sayımızda "gaybe iman" konusunu da inceledik. Her an her yerde Yüce Allah’ın kontrolünde olduklarını bilen müminler, kainatta insanın tam olarak kavrayamadığı başka hakikatlerin de olduğunun bilincindedirler. Her insan ancak belli şeyleri görebilir, belli şeyleri duyabilir, aklının alabildiği, Yüce Allah’ın izin verdiği kadarını anlayabilir. Bu acizliklerinin farkında olan ve Allah’a gönülden iman eden müminler, bu nedenle, Allah’ın Kuran’da kendileri için gayb olduğunu bildirdiği hakikatlere de gönülden iman ederler. Din ahlakının gerektirdiği adalet, merhamet ve şefkat gibi güzel ahlak özellikleri yaşanmadığında ortaya çıkan zulüm, her çağda insanlığa büyük acılar yaşatmıştır. Özellikle 20. yüzyılda ortaya atılan Sosyal Darwinizm iddiasını hayata geçirmek adına soykırım, insanları topluca kısırlaştırma, yaşlıları, zihinsel özürlüleri toplumdan tecrit edip katletme gibi insanlık adına utanç verici uygulamalar yapılmıştır. Öjeni uygulamasının bu utanç verici öyküsünü dergimizde bulabilirsiniz. Şu anda bedeninizde sizi yaşatmak için büyük bir çaba sarf edilmektedir. Sizi yaşatmak için programlanmış moleküller, size fark ettirmeden, hata yapmadan, sıkılmadan, dinlenmeden -Allah’ın ilhamı ile- görev başındadırlar. Bu moleküller arasında bazıları vardır ki, henüz tıp dünyasında taklit dahi edilememiştir: Hemoglobin. Bu yazıyı ilgiyle okuyacağınız tahmin ediyoruz.

 
 
   

İlmi Mercek Sayı 05 - Kasım 2004

 

Değerli İlmi Mercek Okurları, Bu ayki kapak konumuzu, Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav)'in ve pek çok İslam aliminin dikkat çektiği Kehf Suresi'ne ayırdık... Bu ayki sayımızda yer alan bir diğer yazının konusu ise Avrupa'nın ilk kapitalist kurumlarını icat eden Tapınak Şövalyeleri... Bir kişinin gerçek İslam ahlakını yaşaması, Kuran ahlakını ve Peygamber Efendimiz (sav)'in sünnetlerini eksiksiz olarak yaşamasıyla mümkündür... Kendisine hüküm, hikmet ve büyük bir mülk verilmiş mübarek bir insan; Hazreti Lokman... İlginç yaşamları ve uzun göçleri ile okyanusların en dikkat çekici canlılarından biri olan deniz kaplumbağaları...

 
 
   

İlmi Araştırma Sayı 05 - Kasım 2004

 

Değerli İlmi Araştırma Okurları, Hey ay olduğu gibi bu ay da sizlere birbirinden güzel konulardan oluşan zengin bir içerik hazırladık: İslam alimlerinin büyük çoğunluğunun görüşlerine göre, peygamber olması kuvvetle muhtemel olan, hikmet ve ilim sahibi mübarek bir şahıs olan Hazreti Hızır Aleyhisselam... İslam dünyasını bir araya getirecek, Müslümanlara yol gösterecek çağdaş bir merkezi otorite için öncelikle Türkiye başta olmak üzere, ortak bir tarihi, dili ve dini paylaşan Türk Devletleri arasında sağlanacak öncü bir birliktelik... Peygamber Efendimiz tarafından 1400 yıl önce bildirilen ahir zaman alametleri... Üstün kaliteli bir kişilik için Kuran ahlakının yaşanması... Yüce Rabbimiz'in mükemmel yaratışının sonsuz delillerinden biri olan savunma sisteminin her bir ayrıntısındaki mucizevi özellikler...

 
 
   

İlmi Mercek Sayı 04 - Ekim 2004

 

Değerli  okurlarımız, Mübarek Ramazan ayının yaşandığı bugünlerde, tüm İslam alemine sevgi, barış, dostluk ve kardeşlik dileklerimizi bu vesileyle iletir, yeryüzünün adaletle dolacağı aydınlık günlerin duasını sizlerle paylaşmak isteriz. Bu ayki kapak konumuzu, yeryüzünün sevgi ve adaletle dolacağı İslam ahlakının dünya hakimiyeti müjdesine ayırdık...

 
 
   

İlmi Araştırma Sayı 04 - Ekim 2004

 

Değerli okuyucularımız, Müslüman dünyasının heyecanla beklediği Mübarek Ramazan ayının yaşandığı bugünlerde, tüm İslam alemine sevgi, barış, dostluk ve kardeşlik dileklerimizi bu vesileyle iletir; yeryüzünün adalet ve güzelliklerle dolacağı aydınlık günlerin duasını sizlerle paylaşmak isteriz. Bu ay sizlere yine dopdolu bir içerik hazırladık. Kapak konumuzu, eşiğinde olduğumuz Altınçağ'ın müjdesine ayırdık...

 
 
   

İlmi Araştırma Sayı 03 - Eylül 2004

 

Değerli okurlarımız, Geçen aylarda olduğu gibi,  bu ay da dergimize gösterdiğiniz yoğun ilgi ve teveccüh için teşekkür  ederiz. Bu ay sizlere; Mesih Deccal’in sessizce faaliyetlerine başlamasından Osmanlı Padişahlarının Resulullah (sav) sevgisine, Hz. Nuh’un gemisinin nerede olduğundan Kuran’ın Allah’ın sözü olduğunu bir kez daha kanıtlayan yeni tarihi mucizelerine kadar uzanan oldukça zengin bir içerik hazırladık.

 
 
   

İlmi Mercek Sayı 03 - Eylül 2004

 

Sevgili okurlarımız, Bu ay sizlere yine birbirinden ilginç konularla dolu zengin bir içerik hazırladık. Bu ay kapak konusunu ‘İttihad-ı İslam (İslam Birliği)’ başlıklı yazıya ayırdık. Kuran ahlakının tüm dünyaya hakim olması, Kuran-ı Kerim'de bildirilen, Peygamber Efendimiz (sav)'in hadis-i şeriflerinde haber verdiği ve İslam alimlerinin de eserlerinde yer verdiği büyük bir müjdedir. Peygamberimiz (sav), Allah'ın Hz. Mehdi'yi vesile kılarak İslam ahlakını tüm dünyaya hakim kılacağını haber verdiği hadislerin ışığında hazırladığımız yazımızı ilgiyle okuyacağınızı umuyoruz.

 
 
   
   
   1 2 3 4 5 6 7 8