Harun Yahya - Rss Feed RSS Feed
   1 2 3 4 5 6 7 8 9 10    
Kitaplar
İsme Göre Sırala Tarihe Göre Sırala
Toplam 289 Eser

Darwin'i Yıkan Kafatasları

 

Darwin'in insanlarla maymunların ortak bir atadan geldikleri tezi, ortaya ilk atıldığı dönemde de sonraki dönemlerde de bilimsel bulgularla desteklenemedi. O zamandan bu yana, yaklaşık 150 yıldır, insanın evrimi masalını desteklemek için gösterilen bütün gayretler boş çıktı. Elde edilen fosiller, maymunların hep maymun, insanların da hep insan olarak var olduklarını, maymunların insanlara dönüşmediklerini ve maymunla insanın ortak bir ataya sahip olmadıklarını ispatladı. Gerek maymunların, gerek diğer canlıların, gerekse geçmişte yaşamış farklı ırklara ait insanların kafatasları üzerinde yapılan incelemeler, bu canlıların sahip oldukları tüm özelliklerle var olduklarını ve tarih boyunca hiç değişikliğe uğramadıklarını göstermiştir. Bunun anlamı, canlıların evrim geçirmedikleri, hepsini Yüce Allah'ın yarattığıdır. Elinizdeki kitapta bu gerçeğin delilleri olan kafatası fosil örneklerini görecek, Darwinizm'in çöküşüne tanıklık edeceksiniz.

 
 
   

Darwinizm

 

Temiz bir akıl ve vicdanla düşünen insan Allah'ın varlığını kolaylıkla fark edebilir. Hayat, evrendeki mükemmel dengenin kurucusu Allah tarafından yaratılmış, her canlı kendine has özelliklerle donatılarak varedilmiştir. Modern çağın insanı, apaçık olan yaratılış gerçeğinin yanında, sözde ona alternatif olarak öne sürülen ikinci bir iddia ile karşılaşır. Buna göre, insan ve diğer tüm canlılar, yaratılışın sonucunda değil, milyonlarca tesadüfün art arda gelmesiyle var olmuşlardır. Bu iddianın adı, evrim teorisidir. Ancak modern bilim göstermektedir ki, evrim teorisi alternatif bir varoluş açıklaması olmak bir yana, en ufak bir tutar yanı bulunmayan bir dogmatik inanıştan başka bir şey değildir. Bilimsel veriler, sürekli olarak evrim teorisinin iddialarının imkansızlığını göstermektedirler. Evrim teorisinin tüm bunlara rağmen bilimsel bir gerçek gibi tüm dünyada savunulmasının ardında ise, bazı siyasi ve sosyal hedefler yatar. Bu kitapçıkta, evrim teorisinin bilim tarafından nasıl yalanlandığını ve buna rağmen hangi amaçlarla savunulduğunu inceleyeceğiz.

 
 
   

Darwinizm Dini

 

İnsanların büyük bir çoğunluğu evrim teorisinin ispatlanmış bilimsel bir gerçek olduğunu zanneder, dünya üzerindeki etkisinin altında da bu sözde "bilimselliğin" yattığına inanırlar. Bu düşünüş şekli birbirini takip eden bir dizi yanılgı üzerine kurulmuştur. Bu kitabın yazılmasındaki amaç da bu yanılgıları ortaya koymak, bilimsellik imajının hayali bir etkiden öteye gidemediğini yanılgıya düşen insanlara göstermektir. Çünkü evrim teorisi; kurucusuyla, kutsal kitabıyla, takipçileriyle, canlılığın oluşumuna getirdiği sözde cevaplarla, putlarıyla, inançlarıyla, farklı açıklamalara, eleştirilere ve bilimsel gelişmelere kapalı yapısıyla Allah'ın varlığını inkar eden pagan (putperest) bir dindir. Bu kitapta da görüleceği gibi, Darwinizm'in Allah'ın varlığını inkar üzerine kurulu, putperest bir din olduğu gerçeği artık pek çok kişi tarafından yüksek sesle dile getirilmekte, yazılarda, makalelerde ve kitaplarda –hatta çoğu zaman bizzat bu dinin tabileri tarafından- belgeleriyle ortaya konmaktadır.

  Satış Sitesi Linkleri : Satın Al  
 
   

Darwinizm İle İlmi Mücadelenin Önemi

 

Günümüzde insanlığın huzurunu bozan, güvenlik ve barış ortamının yaşanmasına engel olan akımların temelinde Darwinizm vardır. İnsanlığın Darwinizm'in tehlikelerine ve aldatmacalarına karşı uyarılması, bu tehlikeli zihniyetin fikren etkisiz hale getirilmesi hayati öneme sahiptir. Samimi Müslümanların da bu gerçeğin bilincinde olmaları, bu tehlikeyi göz ardı etmek yerine, tüm imkanlarını seferber ederek söz konusu tehlikeyi fikren ortadan kaldırmak için gayret etmeleri gerekir. Ne var ki, Darwinizm'i ve sebep olduğu tehlikeleri kavrayamayanlar, Darwinizm'e karşı yürütülen ilmi mücadelenin de önemini anlayamamaktadır. Bu kitapta, hem Darwinizm'le ilmi mücadelenin önemi üzerinde durulacak, hem de bu büyük fikri mücadeleden kaçınanların öne sürdükleri mazeretler cevaplanacaktır.

  Satış Sitesi Linkleri : Satın Al  
 
   

Darwinizm'in İnsanlığa Getirdiği Belalar

 

Geride bıraktığımız 20. yüzyıl, belaların, acıların, katliamların, sefaletin, büyük yıkımlar getiren savaş ve çatışmaların yüzyılıydı. Tüm bu acıların ve belaların altında ise hemen her zaman despotların ve diktatörlerin imzası oldu: Stalin, Lenin, Trotsky, Mao, Pol Pot, Hitler, Mussolini, Franco… Sonuçta 20. yüzyılın özeti şudur; karşıt fikirleri savunan birkaç ideoloji ve bu ideolojilerini savunmak uğruna insanlığı acıya ve kana boğan insanlar. Bu kanlı ideolojilerin hepsi tek bir fikri kaynaktan beslenmektedir. İşte bu kaynak materyalist felsefe ve onun tabiata uyarlanmış hali olan Darwinizm'dir. Bu kitapta tüm delilleri ile görüleceği gibi, Darwinizm, birçok insanın sandığı gibi sadece canlılığın kökenine dair bir açıklama getirmek ile uğraşan ve sadece bilimin ilgi alanına giren bir teori değildir. Darwinizm, bilimsel olarak geçersizliği kesin olarak ispatlanmış olmasına rağmen bazı ideolojilerin taraftarlarınca hala körü körüne savunulan bir dogmadır. Günümüzde birçok bilim adamı, siyasetçi, fikir adamı, Darwinizm'in karanlık yüzünü bilerek veya bilmeyerek bu dogmanın savunuculuğunu yapmaktadır. Bu kitabın yazılış amacı, karanlık yüzünü görmeden Darwinizm'in savunuculuğunu yapanlara, bilerek ya da bilmeden aslında nelere destek verdiklerini göstermek ve gerçekleri görmezden geldikleri müddetçe nasıl bir sorumluluk altına gireceklerini açıklamaktır. Bir diğer amacı ise, Darwinizm'e inanmayan, ancak Darwinizm'i insanlık için bir tehlike olarak görmeyenleri uyarmaktır.

  Satış Sitesi Linkleri : Satın Al  
 
   

Darwinizm'in Kanlı İdeolojisi Faşizm

 

Tarihteki en kanlı ideolojilerden olan faşizmin başlattığı II. Dünya Savaşı, insanlık tarihinin en büyük felaketlerinden biri olmuş ve ardında 55 milyon ölü bırakmıştır. Ancak faşizm geçmişte kalan ve bugün sadece tarih sayfalarında karşılaştığımız bir ideoloji değildir. Her ne kadar bugün faşizmi adı konmuş bir rejim olarak açıkça uygulayan devletler olmasa da, faşist ruha sahip iktidarlar, siyasi gruplar ve partiler hala dünyanın birçok ülkesinde isim ve taktik değiştirerek etkin durumdadır ve insanlara benzer bir zulmü yaşatmaktadır. Gelecekte faşizmin daha da güçlenmesine imkan tanıyacak sosyal şartların gelişmesi de ihtimal dahilindedir. Bu yüzden faşizm hala dünya için bir tehlike olmaya devam etmektedir. Elinizdeki çalışma, bu tehlikeye karşı kaleme alınmıştır. Böylece, dünyada bugün farklı yöntem ve kılıklarla insanların karşısına çıkan faşist akımların tanınması, bunların gerçek kökeninin ve amaçlarının görülmesi amaçlanmıştır. Kitabın kaleme alınmasındaki bir diğer amaç da, kimi zaman "dindar" görünümüne bürünen faşizmin bu maskesinin indirilmesi, faşizmin gerçekte tamamen hak dine karşı bir sistem olduğunun ortaya çıkarılmasıdır. 

  Satış Sitesi Linkleri : Satın Al  
 
   

Darwinizm'in Karanlık Büyüsü

 

Darwinizm'de amaç, insanların son derece açık ve kesin bir gerçek olan yaratılış gerçeğini inkar etmelerini ve akıl dışı bir safsata olan evrim teorisine inanmalarını sağlamaktır. Adeta büyülenmiş gibi Darwinizm’in etkisi altına giren bir insan aynı zamanda evrim teorisini savunan kişilerin kontrolü altına girmiş demektir. Darwinizm ya da evrim teorisi, inanılması imkansız, akıl ve mantık dışı bir inançtır. Ancak son 150 yıldır, sayısız insan bu fikre garip bir şekilde bağlanmıştır ve hiçbir şey onları bu inançlarından vazgeçirememektedir. Gözlerinin önüne serilen tüm bilimsel deliller, apaçık gerçekler onların üzerindeki bu büyüyü kaldıramamıştır. Belki de şu an aklınızdan Darwinistlerin içinde bulunduğu durumu büyü yerine akıl veya kavrayış yetersizliği ile açıklamak daha yerinde olur diye geçiriyor olabilirsiniz. Ancak Darwinizm'e inanan insanların içinde eğitimli, profesör ünvanına sahip, hatta Nobel ödülü alan insanlar dahi olması, onların kavrayış yetersizliğinden ziyade adeta "bir büyünün etkisi altında" olduklarını göstermektedir. Bu kitabın amacı, Darwinizm büyüsünün yöntemlerini ve aynı zamanda bu büyünün etkisinin kaybolmaması için çaba harcayan Darwinistlerin tutumunu deşifre ederek, insanları bu olumsuz etkiden kurtarmaktır. Aynı zamanda bu insanların akıl ve vicdanları ile kendi iradelerini kullanarak düşünebilmelerine ve apaçık olan yaratılış gerçeğini görmelerine yardımcı olmaktır.

  Satış Sitesi Linkleri : Satın Al  
 
   

Darwinizm'in Sonu

 

Dünya üzerinde bir milyonu aşkın farklı canlı türü yaşar. Hepsi son derece farklı özelliklere ve mükemmel sistemlere sahip olan bu canlılar nasıl ortaya çıkmışlardır? Bu soruyu sağduyu ile inceleyen her insan, tüm bu canlılığın üstün ve kusursuz bir yaratılışın ürünü olduğunu görür. Evrim teorisi ise, canlıları Allah’ın yarattığı gerçeğini reddeder. Teori, yeryüzündeki tüm canlı türlerinin tesadüflere dayalı bir süreç sonucunda birbirlerinden türediklerini öne sürmektedir. Köhne bir düşünceden ibaret olan evrim teorisi, ilkel bir bilim anlayışına dayanmaktadır. O dönemde biyokimya, mikrobiyoloji gibi bilim dalları olmadığı için, evrimciler canlıların tesadüflerle oluşabilecek kadar basit yapıda olduklarını sanmışlardı. Genetik kanunları bilinmediği için, canlı türlerinin kolaylıkla birbirlerine dönüşebilecekleri zannedilmişti.    Bu kitapta gelişen bilimin, bu efsanelerin hepsini yıktığı ve gerçekte canlıların üstün bir yaratılışın ürünü olduklarını ortaya çıkardığı anlatılmaktadır. Dünya üzerinde bir milyonu aşkın farklı canlı türü yaşar. Hepsi son derece farklı özelliklere ve mükemmel sistemlere sahip olan bu canlılar nasıl ortaya çıkmışlardır? Bu soruyu sağduyu ile inceleyen her insan, tüm bu canlılığın üstün ve kusursuz bir yaratılışın ürünü olduğunu görür. Bu kitapta gelişen bilimin, bu efsanelerin hepsini yıktığı ve gerçekte canlıların üstün bir yaratılışın ürünü olduklarını ortaya çıkardığı anlatılmaktadır.

  Satış Sitesi Linkleri : Satın Al  
 
   

Darwinizm Nasıl Bir Açmaz?

 

Evrim teorisinin her türlü bilimsel dayanaktan yoksun olmasına rağmen hala varlığını sürdürmesinin en önemli nedenlerinden biri, bu teoriye ön yargıyla bağlanmış kişilerin ısrarlarıdır. Bilim dünyasında ve medyada görev yapan pek çok kişi, evrim teorisinin bilimsel bir gerçek olduğu yanılgısına dair hayatları boyunca yoğun bir telkine maruz kalmıştır. Bazıları hala da bu telkinin etkisindedirler. Örneğin hala "insan embriyosunda solungaçlar olduğu" veya "kuyruk sokumu kemiğinin maymunlardan miras kaldığı" gibi modern bilimin reddettiği iddialara inanmaktadırlar. Oysa bunlar, "dünyanın öküzün boynuzları üzerinde durduğu" efsanesi kadar bilim dışı batıl inançlardır.Dahası, söz konusu evrimciler, bu batıl inançları topluma da kabul ettirmek için ellerinden geleni yapmaktadırlar.Bu nedenle evrimcilerin kendilerince "bilimsel gerçek" sandıkları batıl inançları tek tek ele alıp geçersizliklerini göstermek gerekmektedir. Elinizdeki kitapta yapılan budur. Kitapta, son bir kaç yıl içinde Bilim ve Teknik, Bilim ve Ütopya, Focus, Aktüel gibi dergilerde; Hürriyet, Milliyet, Cumhuriyet gibi günlük gazetelerde veya bu gazetelerin bazı köşe yazarlarının sütunlarında yer alan evrimci yanılgılar tek tek ele alınmıştır. Evrimciler de bu kitabı okumalıdır. Böylece belki yıllardır büyük bir ön yargıyla savundukları Darwinist dogmanın bir aldatmacadan ibaret olduğunu görebilirler.

  Satış Sitesi Linkleri : Satın Al  
 
   

Darwinstlerin Bilmek İstemedikleri Gerçekler

 

Charles Darwin’in 19. yüzyılın ortalarında ortaya attığı evrim teorisi, 150 yıldır insanlara canlılığın kökeninin tek açıklaması gibi sunulmaktadır. Hiçbir bilimsel delile dayanmamasına, hiçbir yönden ispatı olmamasına rağmen, yoğun bir propaganda ile korunmaya ve insanlara kabul ettirilmeye çalışılmaktadır. Bunun temelindeki sebep elbette ideolojiktir. Darwinistler tarafından bu teorinin savunulmasının ve bu yönde yapılan propagandaların tek sebebi evrim teorisinin tüm evreni ve canlıları Allah’ın yarattığı gerçeğine karşı bir alternatif görünümünde sunulmasından başka bir şey değildir. Bu nedenle Darwinizm'in etki alanı bilim dünyasının dışına da taşmıştır. Ateist, materyalist ve pozitivist akımlar, kendilerine Darwinizm'i dayanak olarak almışlar ve dine karşı verdikleri mücadeleyi haklı çıkarmaya çalışmışlardır. Bütün bu etki alanı dikkate alındığında, evrim teorisinin temelinden geçersiz ve dayanaksız bir teori olduğunun ilan edilmesi, teoriyi ayakta tutmak için ortaya atılan iddiaların birer sahtekarlık olduğunun delillendirilmesi oldukça büyük bir önem taşımaktadır. Evrim teorisinin geçersizliğine dair deliller birer birer ortaya konulduğunda, Darwinist, materyalist ve ateist çevrelerin ideolojilerini dayandırdıkları fikir, temelinden çökmüş olacaktır. Günümüzde insanların büyük bir çoğunluğunun, evrim teorisinin tarihin en büyük saçmalıklarından bir tanesi olduğu gerçeğini kabul ettikleri de dikkate alındığında, çok kısa bir süre içinde Darwinizm taraftarlarının "Yaratılış Gerçeği"ne karşı başlattıkları bu mücadelenin artık hiçbir etki uyandıramayacağı da rahatlıkla anlaşılmaktadır.

  Satış Sitesi Linkleri : Satın Al  
 
   

Deccalin Ayini: Terör

 

Deccal, ahir zamanda (dünyanın son devirlerinde) ortaya çıkacak en büyük negatif gücün adıdır. Peygamberimiz (sav)'in hadislerinde genelde bir kişilik olarak tasvir edilmektedir, ancak bu bir kişi olabileceği gibi, şiddete ve vahşete eğilimli, şeytani özelliklere sahip ve insanlara zulmeden bir ideoloji de olabilir. Bu fikir akımı, adeta bir büyü gibi kitlelere etki eden, tüm saçmalığına ve yanlışlığına rağmen takipçileri olan ve hatta kendi içinde çeşitli mezhepleri bulunan bir akımdır. Söz konusu akımın, hedefine ulaşmak için en yoğun şekilde kullandığı yöntemlerden biri, savunmasız insanlara yönelik olan şiddet ve terör eylemleridir. Diğer bir deyişle terör, Deccal sisteminin en önemli aracıdır. Bu araç, Deccal sisteminin takipçileri tarafından adeta bir ayin şeklinde, yani büyük bir histeri ve feveran içinde kullanılır. Bugün halen dünyanın çeşitli bölgelerinde devam eden savaşlar, çatışmalar, kanlı terör eylemleri, vahşi katliamlar, cinayetler ve soykırımlar, Deccal'in eseridir. Bu sistemin ana hedefi, insanları imandan, güzel ahlaktan, sevgiden, şefkatten uzaklaştırıp, onları sevgisiz, saldırgan, vahşetten ve şiddetten zevk alan vahşi birer hayvan haline getirmek ve bu şekilde dünyayı kanlı bir arenaya çevirebilmektir. Ancak bu planın hiçbir zaman galip gelemeyeceği ve Deccal'in sisteminin mutlaka yok olacağı asla unutulmamalıdır. Oluşturduğu kaosun ve meydana getirdiği fitnenin boyutları her ne olursa olsun, Deccal'in fikir sistemi, hak olmayan tüm diğer fikir akımları gibi Allah'ın bir kanunu gereği yenilmeye ve yok olmaya mahkumdur.

  Satış Sitesi Linkleri : Satın Al  
 
   

Deccal Nasıl Öldü? ''150 yıl süren Darwinist aldatmacanın sonu''

 

Canlıların tesadüfen meydana geldiğini iddia eden, insanın maymun ataları olduğunu savunan, insanı yeryüzünde sorumsuz bir hayvan olduğuna inandırmaya çalışan, güçlü olanın zayıf olanı ezmesi gibi sapkın bir fikirle yola çıkarak kitleleri katleden, savaşları başlatan, insanları küçük ve aşağılık gören dünyaya hakim olmuş sahte inanç sistemi, deccalin en büyük oyunlarından biri olan Darwinizm'dir. Darwinizm, tarihin en sapkın ve en büyük kitle aldatmacasıdır. 150 yıl boyunca devam etmiş olan bu kitle aldatmacası, şu an Darwinistlerin şaşkın bakışları altında çöküşe uğramaktadır. İnsanlar 150 yıldır aldatılmış olmanın şokunu yaşamaktadırlar. Deccalin oyunu bitmiştir. Deccal artık ölmüştür. Kitle aldatmacası son bulmuştur. Batıl olan din, Allah'ın hak dini karşısında yerle bir olmuştur. Elinizdeki kitap, deccalin en büyük oyununun kesin yıkılışın delillerini sunmaktadır.

 
 
   

Derin Düşünmek

 

Dünyaya gelmeden önce yok olduğunuzu ve yokken bir anda var olduğunuzu hiç düşündünüz mü? Salonunuzda her gün gördüğünüz çiçeğin kapkara, çamurlu bir topraktan, nasıl olup da mis gibi bir kokuyla ve rengarenk çıktığını hiç düşündünüz mü? Muzun, karpuzun, kavunun, portakalın kabuklarının kaliteli birer ambalaj görevi gördüğünü, bu meyvelerin tadlarının ve kokularının korunması için özellikle bu ambalajların içine paketlendiklerini hiç düşündünüz mü? Hayatınızın büyük bir hızla akıp gittiğini, bir gün güçten düşerek yaşlanacağınızı, güzelliğinizi, sağlığınızı, gücünüzü yavaş yavaş kaybedeceğinizi hiç düşündünüz mü? Bir gün, hiç beklemediğiniz bir anda Allah'ın görevlendirdiği ölüm meleklerini karşınızda görerek bu dünyadan ayrılacağınızı hiç düşündünüz mü? Peki insanların kısa sürede terk edecekleri bir dünyaya neden bu kadar çok bağlandıklarını ve asıl yapmaları gerekenin ahiret için çaba göstermek olduğunu hiç düşündünüz mü? İnsan Allah'ın düşünme yeteneği ile yarattığı bir varlıktır. Ne var ki, insanların çoğunluğu bu çok önemli yeteneği gereği gibi kullanmaz. Hatta hemen hemen hiç düşünmeyen insanlar bile vardır. Bu kitabın amacı insanları "gereği gibi düşünme"ye davet etmek ve "gereği gibi düşünme"nin yollarını göstermektir.

  Satış Sitesi Linkleri : Satın Al  
 
   

Devlete Bağlılığın Önemi

 

Devlet müessesinin önemini, görevlerini ya da işlevlerini anlatan kitaplar genellikle siyaset bilimi kitaplarıdır. Bu kitaplar çoğunlukla öğrencilere bilgi aktarmak amacını güderler. Ama elinizde tuttuğunuz kitap, bunlardan farklı bir kitaptır. Çünkü temel amacı, toplumda zaman zaman görülen bir kısım "devlet karşıtı" akım ya da fikirlerin ne kadar büyük bir yanılgı içinde olduklarını göstermek ve Türk Milleti’nin her ferdini devletine sahip çıkmaya çağırmaktır. Bu kitapta devlete karşı tavır alan kesimlerin ne kadar büyük bir yanılgı içinde oldukları ve Türk Milleti'nin geleceği için güçlü, etkili bir devlet yapısının ne kadar çok gerekli olduğu gerçeği ortaya koyulacaktır. Vatanını ve milletini seven herkesin, bu gerçek üzerinde düşünmesi ve siyasi düşüncelerini buna göre düzenlemesi yerinde olacaktır.

  Satış Sitesi Linkleri : Satın Al  
 
   

Dinde Pasifizm

 

"Pasif insan" dediğimizde yapı olarak şevksiz, çevresindeki olaylara karşı ilgisiz, insanların sıkıntıları ve sorunlarıyla ilgilenmeyen, etrafındaki aksaklıklara çözüm arayışı içinde olmayan, içine kapalı, kendi küçük dünyasında yaşayan bir insan modeli akla gelmektedir. Bu kitapta, söz konusu durağan yapıyı kasten sergileyerek bu çirkin modeli sinsice Müslümanlar arasında yaşatmaya çalışan insan karakteri anlatılmaktadır. Müslümanları pasifize etmeyi amaçlayan bu insanlar, müminlerle birlikte yaşayan, iman ettiğini söyleyen ancak münafıkane tavırlar gösteren veya kalplerinde hastalık olan insanlar olabilir. Veya henüz imanı tam olarak kavrayamamış, Allah'ı gereği gibi takdir edemeyen zayıf imanlı kimseler olabilir. Bu insanlar, müminlerin arasında olmalarına rağmen din ahlakını anlamakta ve yaşamakta çekimser, gevşek davranır, diğer müminlerin de kendileri gibi olmalarını isterler. Bunların yanısıra, cahiliye ahlakını yaşayan veya inkar edenler arasında da Müslümanların güçlerini zayıflatmak, heyecanlarını yok etmek isteyen kimseler olabilir ve bu insanlar da müminleri engelleyebilmek için vargüçleriyle çalışırlar. Kendilerine Kuran-ı Kerim'i ve Peygamberimiz (sav)'in sünnetini rehber edinen salih Müslümanlar, Allah'ın izniyle, bu telkinlerin etkisi altında kalmayacak, büyük bir şevk ve heyecanla Allah yolunda fikri çalışmalarına devam edeceklerdir. Allah, samimi müminleri kendilerinden öncekiler gibi başarıya ulaştıracağını vaat etmiştir ve bu vaat, müminlerin şevklerini, azimlerini ve kararlılıklarını güçlendiren çok önemli bir müjdedir.

  Satış Sitesi Linkleri : Satın Al  
 
   

Dinimizi Öğrenelim

 

Sevgili çocuklar, bu kitapta çok önemli konular anlatılıyor. Bu hayati konular üzerinde düşünmeniz ve neden önemli olduğunu anlamanız gerekiyor. Büyüdüğünüzde rahat etmek için meslek sahibi olmak, meslek sahibi olmak için de okula gitmek zorundasınız. Aynı şekilde dünyadan sonraki gerçek yaşamınız olan ahirette mutlu bir hayatınız olması için de yapmanız gerekenler var. İlk olarak, hemen şimdi sizi ve tüm insanları yaratan Yüce Allah’ı tanı-maya ve Rabbimiz olan Allah’ın neler yapmanızı, nasıl davranmanızı istediğini öğrenmeye başlamanız gerekir. İşte, bu kitapta size, sizi, annenizi, babanızı, arkadaşlarınızı, bütün insanları, bütün hayvanları, bü-tün canlıları, Dünya’yı, Güneş’i, Ay’ı, bütün evreni yaratan Allah’ın gücü anlatılmaktadır. O’nun büyüklü-ğünden, sonsuz ilminden, yapmamızı ve yapmamamızı istediği şeylerden bahsedilmektedir. Unutma-yın, bu bilgiler, sizin için çok önemli ve size çok şey kazandıracak!

  Satış Sitesi Linkleri : Satın Al  
 
   

Dinler Terörü Lanetler

 

20. yüzyıl şiddetin ve terörün yüzyılı oldu. Büyük savaşlar, bölgesel çatışmalar ve çeşitli terör olayları bu yüzyıla damgasını vurdu. Eğer gereken önlemler alınmaz ve köklü çözümler uygulamaya geçirilmezse, 21. yüzyılda da aynı 20. yüzyılda olduğu gibi şiddet ve terör devam edecektir. Bunun için terörle fikri mücadelenin çok büyük bir hızla ve çok geniş kitleleri kapsayacak şekilde başlatılması gerekmektedir. Söz konusu bu fikri mücadele, cahillikten ve şiddetten kuvvet bulan teröristlerle, Allah’a iman eden, şefkatli, sevgi dolu, affedici, merhametli ve vicdanlı insanlar arasında gerçekleşecektir. Hangi dinden olursa olsun, iman sahibi her insana çok büyük bir sorumluluk düşmektedir. Yahudiler Eski Ahit’te yer alan ve insanlığı barışa ve hoşgörüye çağıran açıklamaları göz ardı etmemeli, tüm Yahudileri terörün karşısında durmaya davet etmelidirler. Hıristiyanlar da Allah’ın hoşnut olacağı güzel ahlakı kendilerine rehber edinerek, tüm Hıristiyanları terörizmle mücadeleye davet etmelidirler. Müslümanlar da Allah’ın Kuran’da öğrettiği güzel ahlak ilkelerine daha güçlü sarılmalı ve İslam adına terörizme zemin hazırlamak isteyen çarpık anlayışlara karşı dikkatli olmalıdırlar. Kuşkusuz bu mücadele, teröre zemin oluşturan ideolojilerle fikri alanda yapılacak olan bir mücadeledir. Bir yandan bu ideolojilerin çelişkilerini, bir yandan da hiçbir fikrin şiddetle, baskıyla, zulümle hakim olamayacağını, zorbalığın asla bir güzellik oluşturamayacağını anlatmalıdırlar.

 
 
   

Dinsizliğin Dini İle Mücadele

 

Bu kitapta dünya üzerinde hakim olan materyalizm, komünizm gibi ideolojileri, bunların kendilerine sözde bilimsel bir dayanak olarak gördükleri Darwinizm'i ve bunların dışında da dinsizliğe dayalı tüm sistemleri "dinsizliğin dinleri" olarak tanımladık. Çünkü bu ideolojiler, inançlarıyla, uygulamalarıyla, günlük hayata yönelik kurallarıyla dinsiz bir din halini almışlardır. Her birinin adeta ilah olarak gördükleri önderleri, her bir kelimesini ezbere bildikleri ve asla değiştirilemeyecek birer gerçek olarak kabul ettikleri kitapları vardır. Bu sahte dinler çok büyük bir hızla yayılmakta, takipçilerinin sayısı günden güne artmaktadır. Çünkü bunların peşinden gidenler "dinsizliğin dini" ni hakim kılmak için çok ciddi bir çaba içindedirler. Böyle bir ortamda Allah'ın vahyine uyan samimi Müslümanların üzerine çok büyük bir sorumluluk düşmektedir. Bu batıl dinlerin geçersizliğini anlatma hizmetini üzerine alacak, bu uğurda çok ciddi bir şekilde çaba sarf edecek, elindeki tüm imkanları bu yolda kullanacak inançlı kişilere ihtiyaç duyulmaktadır. Kuran'da tarif edilen bu şerefli mücadele içinde yer almak, dinsizliğin dininin tüm dayanaklarını fikri anlamda geçersiz kılmak çok büyük bir önem taşımaktadır.

  Satış Sitesi Linkleri : Satın Al  
 
   

Dinsizliğin İlkel Mantığı

 

Allah, Kuran’da, dinden uzak olan insanları "cahil" olarak isimlendirir. Burada kullanılan "cahil" sıfatı, halk arasında bilinenden farklı bir anlam içerir. Halk arasındaki cahil tanımlaması, genellikle okuma yazma bilmeyen, iyi bir eğitimi ve tahsili olmayan, görgüden yoksun insanlara yapılan bir yakıştırmadır. Kuran’da ifade edilen cahillik ise kişinin, yaratılış amacından, Yaratıcısı’nın vasıflarından, kendisine gönderilen kitaptaki bilgi ve hikmetten, sonsuz yaşamını ilgilendiren konulardan habersiz olması ve bu cehaletin doğurduğu şuursuz bir yaşam biçimini benimsemesidir. Cahiliye insanına göre, dünya hayatı insanlar arasındaki bir yarış ve çekişmeden ibarettir. Başarılı ve güçlü olmak için, kişinin her zaman öncelikli olarak kendisini düşünmesi ve bencilce hareket etmesi temel prensiptir. Bu hayat şeklinin ne denli ilkel ve çarpık olduğu ise ancak Kuran’da belirtilen yaşam biçimi, üstün düşünce ve ahlak yapısı ile kıyaslandığında ortaya çıkar. Bu kitabın amacı da, bu kıyası belirginleştirerek, "cahiliye toplumları"nın dinden uzak olmalarından dolayı ne denli "ilkel bir mantık" içerisine düştüklerini gözler önüne sermektir. Ayrıca bu mantığın getirdiği ahlak modelini her yönüyle ortaya koymak ve bu yapıdan kurtulmanın tek çözümünün de ancak Allah’ın insanlar için seçip beğendiği din ahlakına uymakla mümkün olduğunu göstermektir.

  Satış Sitesi Linkleri : Satın Al  
 
   

Dinsizliğin Kabusu

 

Kötülük, haksızlık, üzüntü, karamsarlık, sıkıntı, yalnızlık, korku, stres, güvensizlik, vicdansızlık, endişe, öfke, kıskançlık, kin, uyuşturucu bağımlılığı, ahlaksızlık, kumar, fuhuş, açlık, fakirlik, yolsuzluk, hırsızlık, kavga, düşmanlık, cinayet, savaş, çatışma, zulüm... Tüm bunlar, hemen her gün gazete ve televizyonlarda gördüğünüz, günlük hayatta karşılaştığınız hatta bizzat yaşadığınız sorunlardır. İnsanların ve toplumların yaşadıkları bu tür olumsuzluklar, dünya üzerinde yüzyıllardan beri hakimdir. Peki insanlar bu kötülüklerle şimdiye dek mücadele etmişler midir ya da kurtulmak için bir gayretleri var mıdır? Elbette, dünyanın hemen her döneminde insanlar bu sayılan olumsuzluklarla karşı karşıya kalmışlar, bunlarla mücadele etmişler, ancak çareyi hep yanlış yöntemlerde aradıkları için bir türlü çözüm bulamamışlardır. Şüphesiz bu olumsuzlukların tek çözümü "gerçek din ahlakı"nın yaşanmasıdır. Din ahlakı yaşanmadığı sürece insanlar bu olumsuzluklara mahkumdur. Çünkü bu, "dinsizliğin kabusu"dur. Bu kitapta, Allah'ın insanlara indirdiği dinin tarif ettiği "güzel ahlak" modeli yaşandığı takdirde "dinsizliğin kabusu"nun yani kötülüklerin, karamsarlıkların, toplumsal huzursuzlukların ne şekilde engelleneceği, olumsuzlukların nasıl ortadan kalkacağı, insanların maddi manevi ne gibi kazançlar sağlayacağı ve tüm bu olumsuzluklardan kurtulabilmek için de din ahlakını yaşamanın tek alternatif çözüm olduğu anlatılmaktadır.

  Satış Sitesi Linkleri : Satın Al  
 
   

DNA’daki yaratılış mucizesi

 

İnsanlık tarihinin önemli bir dönüm noktasında yaşıyoruz. Bu dönüm noktasının en önemli özelliklerinden biri, bir zamanlar bilimsellik maskesi altında tüm dünyaya empoze edilen materyalist felsefenin, bizzat bilim tarafından yıkılmasıdır. Materyalizm, yani herşeyin maddeden ibaret olduğunu zanneden ve Allah’ın varlığını inkar eden felsefe, aslında putperestliğin çağdaş şeklidir. Bilindiği gibi eski putperestler taştan ve tahtadan yapılma totemlere, yani cansız maddi varlıklara tapınır, bunları ilah kabul ederlerdi. Materyalist felsefe ise, insanın ve tüm canlıların atomlar ve moleküller tarafından yaratıldığı inancına dayanmaktadır. Yani yine cansız maddi varlıkları "ilah" kabul etme söz konusudur. Materyalizmdeki bu batıl inanca göre, cansız atomlar her nasılsa tesadüfen kendi kendilerini düzenlemişler, zamanla hayat ve bilinç kazanmışlar ve son olarak da insanı var etmişlerdir. Materyalizmin bu batıl inancına "evrim" adı verilir. İlk kez eski Sümer’deki ve sonra da Eski Yunan’daki putperest kültürlerde ortaya atılan "evrim" inancı, 19. yüzyılda bir grup materyalist bilim adamı tarafından adeta diriltilmiş ve dünyanın gündemine getirilmiştir. Charles Darwin bu bilim adamlarının en ünlüsüdür. Ortaya attığı evrim teorisi, 150 yıl boyunca bilim dünyasını oyalamış, yanlış olduğu görülmesine rağmen ideolojik nedenlerle yaşatılmıştır.

  Satış Sitesi Linkleri : Satın Al  
 
   

DNA'nın Darwin'e Uyarısı

 

19. yüzyıla yön veren üç materyalist fikir adamı olduğu söylenir: Freud, Marx ve Darwin. İlk ikisinin teorileri geçtiğimiz 20. yüzyıl içinde denenmiş, incelenmiş ve sonunda geçersizlikleri anlaşılarak birbiri ardına reddedilmiştir. Darwin’in teorisi ise içinde bulunduğumuz dönemde yıkılmaktadır. 2000 yılının ilk aylarında itibaren yaşanan bazı önemli gelişmeler, materyalizmin bu büyük çöküşüne hız kazandırdı. Bu gelişmelerin en önemlilerinden biri insanın gen yapısını çözmek için yürütülen İnsan Genomu Projesi idi. Bu projeyle, Allah'ın canlıları ne denli üstün bir yaratılışla var ettiğini ortaya koyan "genetik bilgi"nin detayları insanlığın önüne serildi. Bu projenin sonuçlarını inceleyen, tek bir insan hücresinde binlerce ansiklopedi sayfasını dolduracak kadar bilgi saklandığını öğrenen her insan, bunun ne kadar büyük bir yaratılış delili olduğunu kavramaktadır. Evrimciler ise gerçekte kendi aleyhlerinde olan bu son gelişmeyi çarpıtmaya ve "evrim" delili gibi göstermeye çalışıyorlar. Bu kitapta söz konusu evrimci yanılgılar açıklanmakta, yaratılışa karşı getirilen itirazların mantıksızlığı ve yüzeyselliği ortaya konmaktadır.

  Satış Sitesi Linkleri : Satın Al  
 
   

Doğada Allah'ın Yaratması

 

Doğadaki tüm canlılar mükemmel yapılara sahiptir. Bu ise, tüm canlıları dilediği gibi şekillendiren, dolayısıyla tüm doğaya hakim olan, üstün güç ve akıl sahibi bir Yaratıcı'nın var olduğunu gösterir. Ancak 19. yüzyılda ortaya atılmış olan evrim teorisi, bu gerçeği reddeder. Charles Darwin'in Türlerin Kökeni adlı kitabıyla ortaya attığı bu teori, canlıların sözde bir tesadüfler zinciri içinde oluştuklarını ve birbirlerinden farklılaştıklarını öne sürer. Bu senaryo 150 yıldır çok bilimsel ve ikna edici bir senaryo edasıyla anlatılır. Ancak Darwin'in teorisini biraz büyüteç altına aldığımızda, dahası canlılardaki tasarım örnekleri ile kıyasladığımızda ortaya çok farklı bir tablo çıkmaktadır: Darwinizm'in canlılığa getirdiği açıklama, kendi içinde çelişkili bir kısır döngüden başka bir şey değildir. Darwin, 19. yüzyılın ilkel bilim düzeyi içinde şu gerçeği fark etmemiş veya etmek istememiş olabilir. 20. yüzyıl bilimi, canlılığı en ince detaylarına kadar incelemiş ve gerçekte canlı yapılarında indirgenemez komplekslik özelliği olduğunu ortaya çıkarmıştır. Bu nedenle de Darwin'in teorisi "kesinlikle yıkılmış"tır. Bu kitapta bazen bir kuşun kanatlarında, bazen bir bakterinin tüycüğünde bazen de bir yarasanın kafatasının içinde karşımıza çıkan Allah'ın üstün yaratma sanatının bazılarını inceleyeceğiz. Bunları inceledikçe bir yandan Darwinizm'in ne denli büyük bir yanılgı olduğunu görecek, öte yandan bu sistemlerin ne denli üstün bir bilgiyle yaratılmış olduklarına tanık olacağız...

  Satış Sitesi Linkleri : Satın Al  
 
   

Doğadaki Mühendislik

 

Baykuşların gecenin sessizliğinde fark edilmeden avlarına nasıl yaklaşabildikleri üzerinde bilim adamları çeşitli araştırmalar yapmışlardır. Amerikan Hava Kuvvetleri'nin "Hayalet Uçak Projesi" dahilinde yürütmekte olduğu araştırmalar baykuşlardaki benzersiz kanat yapısını ortaya çıkarmıştır. Diğer kuş türlerinin kanatlarındaki tüy yapısı keskin kenarlıdır. Baykuş tüyleri ise bunun tam tersine ince ama keskin olmayan bir yaratılışa sahiptir. Bu özel yaratılış gece avlanan bu canlıya uçuş sırasında tam bir sessizlik sağlar. NASA Langley Araştırma Merkezi'ndeki bilim adamlarının yaptıkları açıklamalara göre, baykuşun yumuşak kenarlı tüylere sahip kanatları, hava türbülansını yani gürültüyü engellemektedir. Askeri tasarımcılar ise baykuş kanatlarını taklit ederek, hayalet uçakları gökyüzünde fark edilmeden uçurabilmenin yollarını aramaktadırlar. Doğa buna benzer yaratılış harikaları ile doludur. Bu kitapta canlı bedenlerinde bulunan ve Allah’ın üstün yaratmasını gösteren mühendislik örnekleri ele alınmaktadır.

  Satış Sitesi Linkleri : Satın Al  
 
   

Dünya Hayatında Tüm Zevkleri Tükenenler

 

Dünyanın dört bir yanı saymakla bitirilemeyecek kadar çok nimetle ve güzelliklerle doludur. Ancak Allah'tan uzak yaşayan bazı insanlar, bu zevklerin pek çoğundan haberdar değildirler. Farkına varabildikleri güzelliklerin ve ellerindeki nimetlerin zevkini ise, inkarlarıyla tüketmişlerdir. Kendi dertlerine, sıkıntılarına gömülmüş, bunların ağırlığından etraflarında olup biten sevinç duyulacak, keyif alınacak olayları, güzellikleri göremeyecek hale gelmişlerdir. Sürekli olarak bıkkınlık ve bezginlik içerisinde yaşadıklarından bahsetmektedirler. Dünyada yaşadıkları bu sıkıntılardan çok daha önemli olanı ise, -iman etmedikleri takdirde- dünyada iken tüketip yok ettikleri bu zevklerden, ahirette de sonsuza dek mahrum kalacak olmalarıdır. Bu kitabın amacı, din ahlakı yaşanmadığında nasıl bir mahrumiyet, nimet kaybı ve sıkıntılı bir hayat yaşandığını ortaya koymak, bu duruma düşen kişileri dünyada yaşadıkları nimet kaybından ve ahirette karşılaşacakları acı sondan kurtulmaya davet etmektir. Ayrıca dünya hayatının çok fazla nimet ve güzellikle dolu olduğunu, tüm bu nimetlerin hazzını gereği gibi ancak iman ile tadabileceklerini hatırlatarak, tüm insanları Allah’ın yoluna uymaya, Kuran'a ve Peygamber Efendimiz (sav)'in sünnetine teslim olmaya ve iman ile yaşamaya çağırmaktır.

  Satış Sitesi Linkleri : Satın Al  
 
   

Dünya Hayatının Gerçeği

 

Daha güzelini ve iyisini arama... Sahip olunca eskisinin öneminin kalmaması... Bir aşama sonra, yeninin de eski durumuna düşmesi; işte insanların tarih boyunca içinde yaşadıkları kısırdöngü budur. Akıl sahibi her insanın bu gerçek karşısında durup, neden dünyanın peşinde koşmanın kendisine bir sonuç getirmediğini anlaması ve "bu bakış açısında köklü bir sorun var" diye düşünmesi gerekir. Fakat insanların çoğu bu akıldan yoksun bir biçimde hiçbir zaman yakalayamayacakları hayallerin peşinden koşmaya devam ederler. Oysa hiç kimsenin bir an sonrasını garanti altına alması mümkün değildir. Kaza geçirmek, yaralanmak, sakat kalmak ya da ölmek çok kolaydır ve çok basit sebeplere bağlıdır. Ölümü bir an için aklına getirmiş olan kişi ise, toprağın altında ne malın-mülkün, ne markanın, ne de çevresindeki insanların bir değeri kalmayacağını çok açık bir şekilde fark edebilir. Zengin ya da fakir, güzel veya çirkin her insan, yalnızca birkaç metrelik bir beze sarılı olarak defnedilecektir. İşte bu kitapta hızla geçmekte olan ve garanti altına alınamayan dünya hayatının her yönü gözler önüne serilmekte ve bu dünya hayatının aldatıcı tüm sırları verilmektedir.

  Satış Sitesi Linkleri : Satın Al  
 
   

Düşünen İnsanlar İçin

 

Kuran'ın gönderilme amaçlarından birinin düşünmeye davet etmek olduğu Bakara Suresi'nin 164. ayetinde şöyle bildirilir: “Şüphesiz, göklerin ve yerin yaratılmasında, gece ile gündüzün ard arda gelişinde, insanlara yararlı şeyler ile denizde yüzen gemilerde, Allah'ın yağdırdığı ve kendisiyle yeryüzünü ölümünden sonra dirilttiği suda, her canlıyı orada üretip-yaymasında, rüzgarları estirmesinde, gökle yer arasında boyun eğdirilmiş bulutları evirip-çevirmesinde düşünen bir topluluk için gerçekten ayetler (ibret ve deliller) vardır.” Kuran'ın buna benzer yüzlerce ayeti insanları yaratılmışlar üzerinde düşünmeye çağırır. İnsan, sadece kendi bedenini, ya da doğadaki herhangi bir şeyi incelediğinde büyük bir ölçü, sanat, plan ve akıl bulacaktır. Bu kitap, Allah'ın sayısız ayetlerinden bir kısmını görebilme ve gösterebilme amacıyla hazırlanmıştır.

  Satış Sitesi Linkleri : Satın Al  
 
   

Ehl'i Sünnetin Önemi

 

Sünnet; Kuran'ın, son peygamber, alemlere rahmet, büyük ahlak sahibi, müminlere pek düşkün, onların sıkıntıya düşmesi kendisine çok ağır gelen, iman edenlerin ağır yüklerini, üzerlerindeki taassup zincirlerini kaldıran, Allah (cc)'ın elçisi Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav) tarafından yorumlanarak hayata geçirilmesidir. Resulullah (sav), tüm insanlar için en güzel örnektir. Mümin, Resulullah (sav)'ın sünnetine bakar ve uygulamaları ondan öğrenir. Peygamberimiz (sav)'in tüm hayatında, en küçük ayrıntıyı bile ihmal etmeme derecesinde bir ciddiyet, sorumluluk ve hassasiyet görülmektedir. Bu durum, Resulullah (sav)'ın ümmetine Kuran ile birlikte bir de "hikmet"i öğretmekte oluşunun bir sonucudur. İslam ancak sünnetle birlikte uygulanabilir. Kuran, ancak sünnetin yardımıyla ümmet tarafından tam olarak anlaşılıp hayata geçirilebilir. Sünnet ise, Resulullah (sav)'ın sahih hadislerinin toplanması ve sonra da büyük alimler tarafından yorumlanması ile oluşan Ehl-i Sünnet itikadıdır. Bu kitapta Ehl-i Sünnet itikadının esasları anlatılarak, konunun önemi bir kere daha hatırlatılmaktadır. Unutulmamalıdır ki Sünnet-i Senniye'yi terk edenler büyük bir sevap kaybına uğrayacaklar, hesap gününde Resullullah (sav)'in şefaatinden de mahrum kalacaklardır.

  Satış Sitesi Linkleri : Satın Al  
 
   

En Büyük İftira Şirk

 

Çoğu insan şirkin büyük bir sapkınlık olduğunu bilir, ama bunun kendisiyle uzaktan ya da yakından ilgili olabileceğini hiç düşünmez. Müşriklerin, yani şirk koşanların, sadece taştan ya da tahtadan oyulmuş totemlere secde eden insanlar olduklarını sanır. Ona göre müşrikler, sadece Peygamberimiz (sav)'den önce Kabe'deki putlara tapan cahiliye Arapları ve onlara benzer ilkel putperestlerdir. Oysa şirk, sadece tahtadan oyulmuş putlara tapmakla sınırlı bir kavram değildir ve -sanılanın aksine- günümüzde de pek çok toplumda yaygındır. İnsanın Allah'ın rızasına muhalif olarak kendisine hayat amacı olarak belirlediği, kendisinden medet umduğu, rızasını aradığı her varlık, Allah'ın rızasına tercih ettiği herşey Allah'tan başka edindiği birer ilahtır aslında. Bu nedenle şirki uzak görmemek, onun insanın çok yakınında olabileceğine ihtimal vermek gerekir. Allah'a şirk koşmak son derece tehlikeli, telafisi mümkün olmayan, insanı cehenneme kadar sürükleyebilecek bir günahtır. Bu nedenle Allah'tan korkan ve O'nun cennetini uman bir kişinin bu tehlikeye karşı dikkatli olması gerekir. Ancak dikkatli olabilmek için de öncelikle şirki tanımak, nelerin şirkin kapsamına girdiğini bilmek gerekir. Bu kitap, şirki Kuran'da açıklanan gerçek anlamıyla tarif etmek amacıyla hazırlanmıştır. Umulur ki, amacına ulaşır ve insanların tüm bu putları bırakıp, sadece ve sadece herşeyin yaratıcısı olan Yüce Allah'a kulluk etmelerine vesile olur.

  Satış Sitesi Linkleri : Satın Al  
 
   

Evrendeki Mucizeler (Adem Yakup)

 

İçinde yaşadığımız evrenin büyüklüğünü hiç düşündünüz mü? Aklınıza gelen en büyük genişlik nedir, bir düşünün. Örneğin oturduğunuz şehrin bir ucundan diğer ucuna kadar olan alanın çok geniş olduğunu düşünüyor olabilirsiniz. Ancak şunu unutmayın! Tüm dünyayı dolaşmış bile olsanız, dünya üzerindeki hiçbir uzaklık evrenin genişliğini anlayabilmeniz için yeterli değildir. Çünkü Dünya'nın evren içinde kapladığı yer bir toz tanesi kadar bile değildir. Bu kitaptaki bilgileri okudukça evrenimizi ve içindeki tüm varlıkları Allah'ın yarattığını göreceksiniz. Allah'ın Güneş'i, Ay'ı, Dünyamız'ı kısacası evrendeki herşeyi, bizim en güzel ve en rahat bir şekilde yaşamamız için özel olarak yarattığını öğreneceksiniz.

 
 
   
   
   1 2 3 4 5 6 7 8 9 10